İslâm coğrafyasındaki mezalimi gündeme getirme adına, uluorta ceset fotoğrafı paylaşılmasına, hele de bunun sıradan insanlar tarafından ve sosyal medya ortamlarında kontrolsüzce yapılm
Katliamlar esnasında değil ama sonradan meseleyi öğrendiğimde Hama ve Humus’taki Suriyeli Müslüman Sünnileri, Irak-İran Savaşında da İranlı Müslüman Şiileri tuttum. İran’ın mezhe
“İsrail çok güçlü”, “dünya sistemini adamlar yönetiyor”, “zor abi, çok zor” gibi cümlelerin kalıplaşmış, bize ezberletilen cümleler olduğunu düşünüyorum. Dahası, dünya
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Mısır’la yapılan görüşmelere değinerek, “Mısır ile olan kardeşliğimizin, dostluğumuzun yeniden çok üst seviyelere geleceğine bütün kalbimle inan
Burada, hafta içerisinde yayınlanan iki haber hakkında sosyal medyada yeralan bazı yorumları naklediyorum. Ama kin ve nefret arttıkça cehalet de arttığı, hakaret ne kadar sunturlu olursa iml
Yeni Osmanlıcılıktan söz etmiyorum. Onlar geldi ve geçti. Biz geçmişten ders alarak, güzellikleri geleceğe taşıyarak yanlışları ayıklayarak yeni bir medeniyet inşa etmemiz gerekiyor.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (MbS), ülkesini ekonomik yönden kalkındırmak için hazırlattığı iddialı “2030 Vizyonu”nun ilânının beşinci yıldönümü münasebeti
Açık konuşmak gerekirse 1915 Ermeni Olayları meselesinde yaramızı açık tutmayı seçerek “anlatı inşa etme” gücümüzü büyük oranda kaybettiğimizi düşünüyorum. Sakin, serinkanl�
Tanıdık müşterilerinin gözünün içine bakarak “bu sabah da almıyor musunuz” baskısından kaçınmanın bir yolu olduğunu düşündüm. Selam verdiğinizde sessiz bir nezaketle alır ama
Ramazanla ilgili yazılacak olan şeylere yeni bir şey ekleyebileceğimi sanmıyorum. Ancak bir iz sürüp bu ize dikkati çekebilirim. İşte bu sebeple Sezai Karakoç un Ramazan a dair görüş ve
On bir ayın sultanı, rahmet ve mağfiret ayı Ramazan-ı Şerif’in getirdiği hayır, feyz ve bereketten bütün inananların ve bütün insanlığın nasibdar olmasını niyaz ediyorum.
Bu satırları salgın sebebi ile vaka sayılarının elli binleri aştığı vefat sayılarının iki yüz ellileri geçtiği günlerde yazıyorum.
Ben Saraybosna’da bir Sırp olarak kalmadım. Kendimi din veya millet üzerinden tanımlamıyorum. Ben Jovan Divjak olarak, bu ülkenin vatandaşıyım ve Bosnalıyım.
Her fırsatta tekrarlamayı gerekli gördüğüm bir hükme olan bağlılığımı koruyorum: Ucunda ölüm olmayan hiç bir şey ciddi değildir.
Hoca’nın göle maya çaldığını anlatan fıkra da ihtimali denemek bağlamında yorumlanabilir.