Sosyal Medya

Makale

“Bir tohum gerek”

Bu deniz bildiÄŸim herhangi bir deniz deÄŸil, kıyılara vuran bütün o uzak denizlerin bir toplamı...

“Senin hiçbir ÅŸey için yeterli vaktin olmuyor” dedi gözlerinin içine bakarak, “oysa benim bütün vakitlerim bir tek ÅŸey için!”
İçinin boÅŸ yarısına, dolu yarısına, dokunup geçen kalp aÄŸrısına sığabilir mi insan?

“Bir tohum gerek diyoruz. İnsanın içine düÅŸmeli. Orada yeÅŸermeli. Orada göÄŸermeli. Orada baÅŸak tutmalı. Harmanı hasadı insanın içinde olmalı. İnsanın içinde savrulup içinde ambarlanmalı... İnsan ona deÄŸirmen kesilmeli. Bu deÄŸirmen bizde çağıldamalı” diyor gönül zengini Fethi GemuhluoÄŸlu.

En ürkek, en sessiz olanlarımız bile varlığının izi sürülecek birkaç ipucu bırakmalı dünyaya.
Tarihin tabiatta bıraktığı izler, bizim zihinsel yolculuklarımızın hem mola yerleri, hem varış noktaları...
Sabahların puslu ıssızlığını, öÄŸlelerin gevÅŸek aydınlığını, ikindilerin dingin serinliÄŸini, akÅŸamların kızıl yalnızlığını ve gecelerin yıldızlı karanlığını hiç birbirine karıştırmadan bir ipe tespih taneleri gibi art arda diziyordu.

“Biz kuÅŸları tutmuyoruz ki/ Kapıda koyveriyoruz/ Dönüp onlar ceplerimize giriyorlar/ N'apalım?” diyor Zambaklı PadiÅŸah'ta Ece Ayhan.

Nasıl oluyor da hem Kuzey Kutbu'nda, hem Güney Kutbu'nda yaÄŸmur yukarıdan aÅŸağıya yaÄŸabiliyor?
“KüreselleÅŸen Dünyada KöÅŸeli Nesnelerin Uyum Sorunları” adıyla bir sempozyum düzenleyen olmadı mı hala?
Farkedilmeyi herkes ister; ama çok az insan farkedilmek için bir 'fark' sahibi olmak gerektiÄŸinin farkındadır.
Zihnî ya da kalbî üretimleri, kariyer denen tek boyutlu cetvelde hiç kimsenin puanını yükseltmiyor.
Bekleyen varsa boÅŸa bekliyor; hakikat asla moda olmayacak bu dünyada! Çünkü olsaydı, demode de olurdu!
“Kimse yaÅŸadığımız mevsimin, günlerin ve gecelerin yaÅŸamın kendisi olduÄŸundan söz etmiyor. Her an belirtilen öÄŸretiyle, bizler hep hazırlanıyoruz. Neye?” diyor Tezer Özlü ÇocukluÄŸun SoÄŸuk Geceleri'nde.

Herkesin iyiliÄŸi için dünyadaki bütün kusurlu hareketleri küsurata sayalım mı?
Sanki sürekli bir mürekkep hokkasına aÄŸlamış, lacivert bir hüzne birikmiÅŸ birikmiÅŸ birikmiÅŸti.
Hayat, tamamlanmış bir eksiklik duygusu olmaktan öte bir tad bırakabilir mi damağımızda?
“Siyah, beyazın gölgesidir“ demiÅŸti bir keresinde.

“Sen bir damla su ol” dedi meczup, “sonra bırak ateÅŸ kendi derdine yansın!”

YENİŞAFAK

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.