Yazar : 481 Ümran Yaka - Hanzala Bir Gün Yüzünü Dönecek!
21 Agustos 2018 Salı

Hanzala Bir Gün Yüzünü Dönecek!

Ümran Yaka

08-12-2017 08:57

Hanzala Bir Gün Yüzünü Dönecek!

-Zeynep Yahudiler Mescid-i Aksa’yı yıkmak istiyorlar.

-Buna izin veremeyiz hala..

Yazının girişine aldığım diyalog gerçek hayattan hatta bizatihi kişisel hikayemden. Geçtiğimiz aylarda yaşanan İsrail ablukası sürecinde şu an dört yaşında olan yeğenim Zeynep’i yanı başıma oturtmuş ve ona Yahudilerin zulmünden, Mescid-i Aksa’nın Müslümanlar için öneminden kısa ve anlaşılır cümlelerle bahsetmiş idim. Zira okul öncesi yaş seviyesinde dahi minik talebe, Kudüs’ün Filistin’in başkenti olduğunu öğrenir ve kavrar. Bu öğrenme ve kavrama aşamasında Dünya haritası ve Aksa avlusunun dizayn edildiği maket de yardımcı ders unsurları olarak hizmet vermişti bize. Aradan aylar geçti mevsim kışa döndü. Ve birdenbire Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdıklarını açıklayınca ibre yeniden unuttuklarımızı hatırlamaya döndü. Öyledir, zira yaşananların yaptıklarımızdan ya da yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan ötürü vuku buluyor olması Sünnetullahın bir gereğidir. Hani birdenbire oldu deyişimiz beklemediğimizi ima etmek için yoksa batıl usul usul ama durmadan çalışır. Müslümanları ansızın gafil avlar. Bu ara parantezden sonra tekrar Kudüs gündemine dönecek olursak Trump'ın açıklamasına ilk karşılık elbette İsrail'den geldi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Trump'a "Kudüs'ü resmen İsrail'in başkenti olarak tanıma kararından" dolayı teşekkür etti. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Salı günü Meclis kürsüsünden Trump’a yönelik “Kudüs, Müslümanların kırmızı çizgisidir” uyarısına teşekkür de gecikmedi. Filistin Hükümeti, en güçlü tepkiyi Erdoğan’ın verdiğini savundu. Açıklamanın akabinde ülke genelinde çeşitli stk’ların organizesi ile şehir meydanlarında toplanan Müslümanlar, ABD’nin kararını protesto etti. Türkiye, Birleşmiş Milletler, Mısır, İran ve Fransa ise karara çok sert tepki gösterdi. Bunlar olanlar tabii bir de olması planlananlar var. 13 Aralık Çarşamba günü İslam İşbirliği Liderler Zirvesi, Erdoğan’ın talimatıyla İstanbul’da olağanüstü Kudüs gündemi ile toplanacak. Dünya Müslüman Alimler Birliği ise Müslümanlara söz konusu karara karşı kitlesel eylemler yapma çağrısında bulundu.

Kitlesel eylemler ta ki Kudüs yeni bir kırılma noktası ile tekrar gündeme gelene dek dünya genelinde devam edecektir elbette. Lâkin ben kalbe dokunacak cinsten ve mevzuyu her daim canlı tutacak bir zihin aydınlığından bahsetmek istiyorum. Mesela Samsun’da yürüyüşüne devam eden Yolcu Dergisi, kendi deyişiyle tam bir yıldır Kudüs için sesine ses arıyor. Genel yayın yönetmeni Ömer İdris Akdin ağabey, tek başına bir ümmet misali Türkiye’nin dört bir tarafında Kudüs’ü anlatıyor, çırpınıyor. Şahidiz ki kalbi gerçekten bunun için atıyor. Başka güzel şeyler de var tabi ki. Yeni doğan yavrusuna Kudüs ismi veren bir dostunuz var mı bilmiyorum? Benim var. Sonra ismi Kudüs olmasa da rabbin inayetiyle bu bilincin yüreğine ilmek ilmek işlendiği bir yeğenim var çok şükür.

Aslında bu köşede bu kez 25. kare’den bahsetmek niyetindeydim. Fakat biz unutsak da bir şekilde kendisini hatırlatan hüznün coğrafyası Kudüs gündeme oturunca işler değişti. Yine de bu mevzuya değinmeden geçmek istemiyorum hatta bir bağlam bile kurabilirim. Şöyle izah edecek olursak, televizyon ekranı 25 eşit kareye bölünmüş bir sistem içerir. İzlediğimiz görüntüler ise bu parçaların toplamından ibarettir. Biz bu parçalardan 24 tanesi görür ve algılarız. 25. kare’de ise gözlerimiz bu detayı fark etmeden şuuraltına itilir. Bir bağlam kurabileceğimi ifade etmiştim ya işte ne hazindir ki hem kınıyoruz Kudüs için alınan kararı hem de ilginç bir refleksle unutuveriyoruz. İşte 25. kare’nin yapmak istediği de tam olarak böyle bir algı oluşturmak. Özellikle çocukların çizgi filmlerinde rastlanan 25. kare ile kutsallarımızın yıkıldığı ya da tam da o 25. kare’de zihinlere ne mesajlar gönderildiği malum. Hal böyleyken kişisel eylemleri çoğaltıp bu algıları bertaraf etmek belki de kısır döngüye dönüşen Kudüs gerçeği için bambaşka bir kırılma noktası olacaktır. Eğer ivedilikle bu ruh ve eylem halini kuşanmaz isek yazacaklarımız aynı nakarat olup kalacak:

Misal, ne vakit gündemde bir gelişme olsa onu arka plana atacak başka bir haber öne çıkar. Trajikomik bir durumdur Kudüs’ün seyri. Gün geçmiyor ki İsrail ya yeni bir ambargoyu devreye sokmuş olmasın  ya da çeşitli şehirleri bombalamaya başladığını duymayalım. Bu süreçte günlerce meydanlarda toplanılır, sempozyumlar düzenlenilir. Çağlar boyunca bir türlü ortak hareket edilip tutarlı olunamayan boykot listeleri güncellenir. “Bak bu ürünü alma Yahudi’ye destek vermiş olursun” tarzında uyarılar yapılır. Sonra Hanzala farklı kadrajlarda değişik versiyonlara uyarlanır fakat hep arkası dönük kalır.

Ümid ediyorum ki Hanzala, Zeynep’in büyüme sürecinde yüzünü dönmüş olsun. Bir gün hayata geçmesi için minik avuçları ile dua ettiğimiz Kudüs hikayesi için kurulan diyaloglar ümidimi haklı çıkarır inşallah:

-Zeynep yine Kudüs’ü karıştırdılar.

-Onlar ölmedi mi halacım. Hâlâ mı uğraşıyorlar?

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA