Yazar : 477 Mehmet Beyhan - 'Türkiye, İran ile işbirliği yapmak zorunda'
22 Ekim 2017 Pazar

'Türkiye, İran ile işbirliği yapmak zorunda'

Mehmet Beyhan

14-06-2017 11:28

'Türkiye, İran ile işbirliği yapmak zorunda'

Murat M.Hakkı ile Türkiye ve Bölgenin Geleceği Üzerine Söyleşi - 3. Bölüm

 

Murat M.Hakkı ile gerçekleştirdiğimiz özel söyleşinin 3. bölümünüde Ortadoğuda ki gelişmelere ayırdık. Sizleri röportajımızın son bölümü ile başbaşa bırakıyoruz.

Şimdi buradan Orta Doğuya gelelim. Arap baharı ile yapılan değerlendirmelere baktığımızda iki değerlendirme ön plan çıkıyor. Bir görüşe göre Arap Baharı bir Batı projesiyken diğer görüşe göre özgürlük arayışıydı. Siz nasıl görüyorsunuz?

-Şimdi Ortadoğu’yu düdüklü bir tencereye benzetebiliriz. Düdüklü tencerenin çalışma mekanizması nasıldır, bir aralık vardır ve bu aralıktan biriken basınç ve buhar boşaltılır. Ortadoğu’da zulümler sonucu oluşan baskılar düdüklü tencere örneğinde olduğu gibi dışarı atılamıyordu. Bence Arap halklarının hareketleri iyi niyetle başladı ancak Amerika’nın müdahalesi ile Büyük Ortadoğu projesi kapsamına alındı ve sınırları yeniden çizildi. İyi niyetle ve doğru başlayan bu hareket Batı’nın provokasyonu ile yanlış mecralara doğru gitti.

Mısır’da da değişim öngörüldü ancak değişim Batı’nın istediği gibi olmayacağını anlaşılınca 1950’ler döneminde ki gibi bir darbeyle Mısır’ın başına Sisi getirildi. Mısır büyük bir ülke ve İsrail’inde komşusu. Dediğim gibi sırada Türkiye ve İran var. Bence Davutoğlu döneminde Ortadoğu’da yanlış stratejiler izlendi. Şimdi önümüze bakacak olursak ne İran ne de Türkiye tek başına Batıyla mücadele edemez. Bu iki köklü devlet hedefin kendileri olduğunu görmelidir. Özellikle Batı’nın kurmaya çalıştığı Kürt devleti İran ve Türkiye’nin toprak bütünlüğüne büyük bir tehdit teşkil eder. Tarihte ilk Kürt devleti İran’da 1946 senesinde Mahabat Cumhuriyeti olarak kuruldu biliyorsunuz dolayısıyla bu konu İran için de çok önemlidir. Öte yandan elbette Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’la da iyi ilişkiler kurmalıdır çünkü bu iki ülkenin sermayesi Türk ekonomisi için önemliyken İran ise stratejik açıdan bizim için çok önemlidir.

Türkiye ve İran mezhebi ve tarihsel rekabetleri bir tarafa bırakarak Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda işbirliği yapmak zorundalar.

Yine tarihe bakacak olursak 1907 senesinde üç eski düşman Fransa, İngiltere ve Rusya ’Entente Cordiate’ denilen Almanya karşıtı bir koalisyona girdiler. Yine 1973’de komünist Mao yönetiminde ki Çin kapitalist ABD ile Sovyetlere karşı ittifak kurdu. Yani 5-10 yıl içerisinde Irak ve Suriye’de istikrar sağlanana kadar Türkiye ve İran’ın ortak çalışması lazım. Amerika’nın güdümünde kurulmaya çalışılan Kürt devleti Kürtlere de bir faydası olmayacağını bilinmesi lazım. Hatta en büyük mağduru yine Kürt halkı olacaktır.

Ancak İran için PKK’ya yardım ettiği söyleniyor?

-Doğrudur ancak İran’ın PKK’yı kullanması Türkiye’ye mesaj vermek içindir yoksa İran’ın PKK’nın başarılı olmasını istediğinden değildir. PKK’nın Türkiye’de başarılı olması İran’ı da istikrarsızlaştıracaktır. Kürtlerin tamamının PKK çizgisinde olmaması Türkiye ve İran için ciddi bir avantajdır.

Peki Suriye ve Irak'ta İran'la bir iş birliği tarihi rakibimiz İran'ın bu ülkelerde güçlenmesine yol açmaz mı?

-İlk başta evet. Ancak ben olaya iki açıdan bakarım. Birincisi, tanıdık ve başa çıkabileceğimiz bir rakiple komşu olmak; başa çıkamayacağımız ABD ile komşu olmaktan evladır. İkincisi, Türkiye'nin Orta Doğu'da ki yumuşak gücü İran’nın kinden çok daha fazladır. Araplar Acem dizileri yerine Türk dizilerini tercih ediyor. Alışveriş ya da yatırım için Tahran değil, İstanbul'u tercih ediyor.Bölge ülkelerinde sanayi ve kültürel açıdan Türkiye İran'dan daha güçlüdür. Tabii coğrafi yakınlık avantajı da var. Kısa vadede Irak ve Suriye'de İran nüfuzu tavan yapsa da orta ve uzun vadede istikrarlı Irak ve Suriye Türkiye'nin yörüngesine girmeye mahkumdur.

Sadece Orta Doğu’da değil Dünya’da Türkiye’nin pozisyonu ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

-Bence Avrupa’da Nato’da Amerika’da hiçbirisi bizim samimi dostumuz değildir. Öte yandan bazı ekonomik ve askeri gerçekler vardır. Dolayısiyle ne Nato’dan ne AB’den ne de ABD’den kopamayız. Yapmamız gereken herkesle iyi ve dengeli politikalar geliştirip kendi kalkınmamıza odaklanmamızdır. Yani ABD ile de Rusya ile de hatta geleceğin süper gücü Çin ile de İran’la da İsrail’le de Almanya ile de iyi ilişkiler geliştirmemiz lazım. Yani saydığım bu altı devletin her biri birbirinden önemlidir ve hepsiyle diyaloğumuzu geliştirmemiz elzemdir.

Dikkatimi çekti Almanya dediniz ama İngiltere demediniz. Neden?

-Demedim çünkü İngiltere AB’den ayrılınca AB artık Almanya’nın arka bahçesi olacak.

O zaman İngiltere’nin AB’den ayrılması Almanya’nın işine geldi diyebilir miyiz?

-Aynen öyle. Almanya için İngiltere bozguncu bir ülkeydi. Aynı zamanda İngiltere’nin ayrılması sermayenin Almanya’ya kaymasına yol açacaktır.

Trump neden Rusya’ya sıcak mesajlar veriyor sizce?

-Yükselen Çin tehditine karşı Trump Rusya’yı yanına çekmeye çalışıyor. Ancak Amerika’nın derin devleti hala o eski gücün şımarıklığı içinde olduklarından bunu bir türlü kabul etmiyorlar. Onlar hem İran’ı hem Kuzey Kore’yi hem Çini ezebileceklerini düşünüyorlar. Ancak Amerika’nın derin devleti bunu kabul etmek zorunda kalacaktır ve gelecekte bir Rus ve ABD ittifakı muhtemel olabilir. Belki uçuk kaçık gelecek ama önümüzde ki 10-15 yıl içinde Sibiryada Amerika ve Rus ortak dinleme istasyonu kurulabilir.

Herkesin merak ettiği bir soru, Türkiye’nin önümüzdeki 10-15 yıl içerinde hem AB hem de Ortadoğu ilişkileriyle ilgili olarak neler öngörüyorsunuz?

-Türkiye’yi bir uçağa benzetiyorum. Bu uçak bir şekilde bir türbülansa girdi ve önümüzdeki yıllarda daha da sallanabilir. Pilotun uçağı düşürmemesi için iç ve dış etkilere dikkat ederek uçağı selametle menziline ulaştırması gerekiyor. Ayrıca FETÖ’den dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerinin ciddi yara aldığını düşünüyorum ve bu yaraların hızla sarılması lazımdır.

Son olarak bir önceki yazım ile ilgili iki dostumuz size sorulmak üzere soru gönderdiler. Önce Ercan Elveren dostumuzun sorusu; Irak ve Suriye’de oluşturulmaya çalışılan haritada hayalet gibi duran İngiltere bu işin neresindedir?

-Öncelikle ilgi gösteren okuyucularınıza teşekkür ederim.  Biliyorsunuz ki İngiltere 1956 yılında Süveyş Krizi sonrası Macmilan ile Eisonhower arasında varılan mutabakat gereği Orta Doğu’da ki gizli imparatorluğunu kademeli olarak ABD’ye bıraktı. O dönemden bu yana İngiltere ABD’ye daha ziyade ‘akıl hocalığı’ yaparak yardımcı oluyor. Elbette bu son gelişmelerde de ABD ile yakın istişareler yapmıştır. Ancak haritalar konusunda İsrail ve ABD’nin derin devletleri görüşülüp karar aldığı inancındayım.

Adnan Coşkun dostumuzun iki sorusu var.Türkiye’nin geleceği yeni başkanın ortaya koyacağı icraatta mı yoksa uluslararası sistemin kendisine biat etmeyene keseceği cezada mı?

-Başkanlık sistemi hem yeni fırsatlar hem de yeni riskler barındırıyor. Karar alma mekanizması kolaylaşacak icra makamını içte ve dışta daha güçlü kılacak. Ancak başkanın üzerinde  sıkı denetim olmazsa hata yapma olasılığı çok kolay olur. Özellikle dış politika alanında bir danışma konseyi niyetiyle ‘Ulusal konseyi’ isimli yeni bir mekanizma oluşturulabilir. CHP ve MHP’den de deneyimli diplomat kökenli yetişmiş kadrolarından istifade edilmelidir.

Adnan Coşkun dostumuzun ikinci sorusu; Muhsin Yazıcıoğlu’nun suikastı ile ilgili bakışınız nedir?

-Muhsin Yazıcıoğlu’nun 1980 darbesinden sonra MHP’den kopup Alperenlere liderlik yaptığını biliyorum. Sevilip sayılan bir kişi olup ölümünde birçok iddianın olduğunu da biliyorum. Ancak bunun ötesinde bir bilgim yoktur. Prensip olarak bilgimin olmadığı hususlarda fikir de beyan etmem.

Düşünce Mektebine zaman ayırdığınız için size teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.

-Ben de size ve Düşünce Mektebi’ne bilgiye ve düşünceye verdiği önemden dolayı teşekkür ederim.

YORUMLAR
  • Aziz Apdullah sipahi   15-06-2017 12:17

    Dış politikada olamaz denen konuların başka pencerelerden bakıldığında mümkün olabileceğini anlamamız gerekiyor.

  • Hasan   14-06-2017 23:12

    İlginç ve ufuk açıcı fikirler. Bu tür faydalı analizlere çok ihtiyacımız var.. Elinize sağlık..

  • Aslı Korkmaz   14-06-2017 23:02

    Farklı bakış açısı sunan bu röportajların devamını bekliyorum. Emeğinize sağlık...

  • Bekir   14-06-2017 17:11

    Emeğinize sağlık hocam.. Gerçekten istifade ettin..

  • Kadir Aslan   14-06-2017 17:09

    Ufuk açıcı bir röportaj olmuş emeğinize sağlık.

  • Sema Birişik   14-06-2017 17:08

    İstifade ettiğim bir röportaj okudum. Mantıklı sorular ve mantıklı cevaplar. Emeğinize sağlık.

  • Betül Kocaman   14-06-2017 17:01

    Çok yararlı bir röportaj olmuş emeğinize sağlık..

  • İsmail Altun   14-06-2017 16:51

    Harika ve gerçekçi bir bakış açısı başta Mehmet Beyhan olmak üzere bu röportajda emeği geçen herkesi tebrik ediyor böyle faydalı hizmetlerin devamını bekliyoruz.

  • Rıza Tuncer   14-06-2017 15:32

    Harika bir röportaj. Çarpıcı fikirler ve gerçekçi bir bakış açısı.. Mehmet Beyhan'ı Murat M. Hakkı beyi ve Düşünce Mektebini tebrik ediyorum.

  • Veysel Tepeli   14-06-2017 12:40

    Yine birbirinden çarpıcı noktalar var. Farklı bir pencereden ve ayakları yere basan analizlerden kendi adıma faydalandım. Mehmet Hocam emeğiniz için teşekkür ediyorum.

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA