Yazar : 477 Mehmet Beyhan - Amerikalı İmamın Referandum Yorumu: Erdoğan Bir Bahçıvandır!
27 Mayis 2017 Cumartesi

Amerikalı İmamın Referandum Yorumu: Erdoğan Bir Bahçıvandır!

Mehmet Beyhan

20-04-2017 20:46

Amerikalı İmamın Referandum Yorumu: Erdoğan Bir Bahçıvandır!

‘Kanımız ve kaynaklarımız üzerinde kurduğunuz şaşalı şehirlerinize gelmeye çokta meraklı değiliz’

Referandum sonuçlarıyla ilgili olarak görsel ve basılı medyada birçok değerlendirme yapılıyor ve bu bir süre daha devam edeceğe benziyor ancak bu süreçte yapılan değerlendirmelerin üslubu referandumun sonucu kadar hayati bir öneme sahiptir. Çünkü halk oylamasına katılan bizler; ister ‘hayır’ vermiş olsun ister ‘evet’ vermiş olsun aynı coğrafyanın aynı tarihin aynı kaderin aynı geleceğin çocuklarıyız. Kimimiz parlamenter sistemin daha iyi olacağına inanarak ‘hayır’ yönünde oy kullandık kimimiz de başkanlık sistemi daha iyi olacağına inanarak ‘evet’ yönünde oy kullandık. Hepsi bu!  

Birbirimize düşman değiliz aksine kardeşiz biriz beraberiz..

Yıllarca coğrafyamızın kaynaklarını sömürerek zenginliklerine zenginlik katan batılı küresel güçlerin referandum sonucunun ‘evet’ ile sonuçlanmasında dolayı hem büyük bir hayal kırıklığı hem de öfke içinde olduklarını görüyoruz.

Bizim bu süreci değerlendirirken ötekileştirici bir dil kullanmak yerine kuşatıcı dil kullanmamız daha doğrudur. Zira Batı’nın tutumunu aşağıda paylaştığım söyleşide anlaşılacağı üzere, kaos çıkartmak için ellerini ovuşturarak fırsat beklediklerini göreceksiniz.

2014 yılında ABD’nin Kuzey Karolina eyaletinde tanıştığım Cezayir asılı imam Abdulkadir Etchiali ile Batı dünyasının Referandum ile ilgili tutumunu Skype üzerinde sohbet ile değerlendirdik. Etchiali hem İslam dünyasını hem Batı dünyasını iyi tanıyan bir isim. Sohbetin detaylarınında küresel güçlerin ne gibi oyunlar kurguladıklarını okumuş olacaksınız.

Abdulkadir Etchiali kimdir?

Abdulkadir Etchiali 1935 yılında başkent Cezayir’de doğmuş, Emir Abdelkader İslam Bilimleri Üniversitesini okumuştur. Arapçanın yanı sıra iyi derece Fransızca ve İngilizce bilen kendi halinde bir davetçi. 1991 yılında Cezayir’de kısa adı (FİS) olan İslami Selamet Cephesi’nin elde ettiği başarıdan dolayı Cezayir halkı sistematik bir kıyıma muhatap oldu. Baskılar neticesinde Amerika’ya kendi ifadesine göre ‘hicret’ etmiş olan Etchiali, irşad ve tebliğ faaliyetlerini ilerlemiş yaşına rağmen heyecanla sürdürüyor. Bu kısa tanıtımdan sonra sizi sohbetimizle baş başa bırakıyorum.

Selamun Aleykum

- Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berekatuhu

Nasılsınız?

- Elhamdulillah iyi olmaya çalışıyoruz.

Bildiğiniz üzere Türkiye Anayasa değişikliği için geçtiğimiz Pazar günü Referandum için sandık başına gitti. Önce siz Referandum hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Bismillahi-rahmani-rahim. Sorularınıza cevap vermeden önce, bu seçimin başta kardeş  Türkiye halkı olmak üzere tüm İslam coğrafyasına ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden diliyorum.

Açıkça söylemem gerekirse referandum hakkında yüzeysel bilgilere sahibim. Sizde takdir edersiniz ki yüzeysel bilgilerle kapsamlı bir değerlendirme yapılamaz. Anladığım kadarıyla bu değişen anayasa maddeleri Türkiye’de daha istikrarlı hükümetlerin kurulmasını sağlıyor ancak halk oylamasından sonra Batı dünyasının tutumuna bakınca referandum sonucu onların canını fena halde sıkmış. (Bunu söylerken gülümsüyor üstad)

Yeri gelmişken Batı dünyasının tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Batı dünyası büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Çünkü Türkiye’nin jeopolitik konumu Batı dünyasının güvenliği için çok önemlidir. Tabi aynı zamanda Batı dünyası İslam ülkelerinin halklarıyla Türkiye üzerinden kendilerini meşrulaştırıyordu. Türkiye ile iyi ilişkiler içinde olan Batı dünyası psikolojik olarak İslam halkları nezdinde kendilerini daha rahat hissediyorlardı.

Madem Türkiye onlar için bu kadar önemli bir ülke neden Türkiye’nin aleyhinde bu kadar propaganda yapıyorlar?

-Aslında Türkiye’den ziyade Erdoğan aleyhinde propaganda yapıyorlar. Çünkü Batılılar kendilerine sadece itaat eden liderlere alışmışlar. Erdoğan onların beklentilerinden ziyade kendi halkının beklentilerine önem veriyor. Ülkesini geliştirmeye çalışıyor, İslam dünyasının sorunlarıyla ilgileniyor. Bu durum onların alışık olmadıkları bir durum. Dahası Erdoğan savunma sanayisini geliştirmeye çalışıyor bu onların asla kabul edemeyeceği bir durum. Bunun için Erdoğanı devirmek için birçok plan kurdular. Şimdiye kadar kurdukları planları başarısız oldu. Batılıların bir özelliği var bir plan başarılı olmadıysa başka plan geliştirirler şimdi de başka bir plan içinde olduklarını görüyorum.

Nasıl bir plan içinde olduğunu söylebilir misiniz?

-Gizli mahfiller de nasıl bir plan hazırladıklarını bilmiyorum tabi. Ama medyada gördüğüm kadarıyla Türkiye muhalefetini kullanmak istiyorlar. Eğer başarabilirlerse bir kısım insanları sokağa döküp ‘Türkiye’de güvensiz bir ortam var’ algısını oluşturmak için sahip oldukları medyayla dünyaya servis edecekler ama Türkiye muhalefet sözcülerine tarihi bir görev düşüyor. Bu sonuçtan memnun olmamış olabilirler. Yarın onlar çoğunluğu elde etmek için halkı ikna eder istedikleri değişikliği yaparlar ama Batılılara fırsat verecek bir girişimin içinde olmazlarsa Batı’ya tarihi bir ders vermiş olurlar. Batılılar, Türkiye’ye bakınca muhalefet iktidar diye bir ayrım yapmıyor.

Siz Amerika’dan bakınca İslam dünyasını ve Türkiye’yi nasıl görüyorsunuz?

-İslam dünyasının hali perişan. Gençlerin, çocukların, kadınların ve yaşlıların üzerine bombalar yağıyor, evleri başlarına yıkılıyor. Bazen bu savunmasız insanların ölümüne yüreğim dayanamıyor. (Bunları söylerken boğazı düğümleniyor) İslam dünyasının hali bu. Bu bir süreçtir eninde sonunda müslümanlar bu gidişin sürdürülebilir bir gidiş olmadığını anlayacaklar. Benzer tecrübeyi yaşamış Batıdan keşke ders alsalardı ama almadılar. Ben bunun için ülkemi terkettim. Yapılan zulmün parçası olmak istemedim. Çok şükür Tunus’ta Ganuşi bu hataya düşmedi. Allah ondan razı olsun.

Türkiye’nin durumuna gelince ben Türkiye’yi kabuğunu yırtmaya çalışan bir filiz gibi görüyorum. Ümidin, adaletin, vicdanın, merhametin, gerçek manada özgürlüğün filizi. Erdoğanı ise bu filizi yeşertmeye çalışan bir bahçıvan gibi görüyorum. Ama gözleri kan ve öfke bürümüşler bu filizin yeşermesini engellemek istiyorlar. Bu filizin yeşermesine hizmet eden bahçıvanı etkisiz hale getirmek istiyorlar. Rabbim fırsat vermezsin (Amin)

Bu vesile ile 15 Temmuz darbe kalkışmasında hayatlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Onlar sadece Türkiye’nin şehitleri değil tüm ümmetin şehitleridir. O kanlı kalkışma tamamen emperyalistlerin bir oyunuydu. Gülen sadece bir maşa olarak kullanıldı. Tarih o şehitleri rahmetle anacak kendilerini maşa olarak kullandıranları lanetleyecektir. Türkiye halkı o gece emperyalistlere karşı çok soylu bir direniş gösterdi.

Son olarak Türkiye’ye ne mesaj vermek istersiniz?

-Türkiye imparatorluk tecrübesine sahip bir ülkedir. Siz muhalefetiyle iktidarıyla bir bütün olarak Türkiyesiniz. Sizin tüm ümmete karşı sorumluluğunuz vardır. Emperyalistlerin demokrasi, temel hak ve özgürlükleri gibi sözleri sadece istemedikleri lidere karşı bir baskı olarak kullanmak içindir. Erdoğan’a olan düşmanlıkları şahsı ile ilgili değildir. Erdoğanın kalkınma idealleriyle hedefleriyle ilgili bir durumdur. Türkiye’nin gücü sahip olduğu sınırlar ile sınırlı değildir. Batılılar bu durumun farkındalar ama bana sorarsanız, esas gücünüz birlik ve beraberliğinizdir. Biz sizi iktidar ve muhalefet olarak değil bir bütün olarak seviyoruz.

Efendim beni bağışlayın ama diyorsunuz ki Batı’nın temel hak ve özgürlükleri ile ilgili söyledikleri boş sözlerdir. Şimdi bu sözlerinize bir Amerikalı dese ki siz bu sözleri kendi ülkenizde değil Amerika’da özgürce söylüyorsunuz. Bu bir çelişki değil mi deseydi nasıl yanıtlardınız?

-Ona derdim ki ben keyfimde burada değilim benim buraya gelmemi siz mecbur ettiniz. Ülkemdeki diktatörü başımızda siz tutuyorsunuz. Cezayir halkı siz Batılıların koyduğu standartlara uygun olarak seçimini yaptı ama siz kendi kurallarınıza sahip çıkmadınız. Hatta Cezayir halkını sistematik kıyıma tabi tutan zalime destek oldunuz. Buraya gelişimi siz mecbur ettiniz başıma bunu kakamazsınız. Kanımız ve kaynaklarımız üzerinde kurduğunuz şaşalı şehirlerinize gelmeye çokta meraklı değiliz. Derdim.

Üstad, Düşünce Mektebi olarak bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

-Bende çabalarınızı takdir ediyor, kardeş Türkiye halkına sesimin ulaşmasına aracılık ettiği için Düşünce Mektebi’ne teşekkür ederim.

Değerli dostlar, Abdulkadir Etchiali ile sohbeti bitirirken ‘Kanımız ve kaynaklarımız üzerinde kurduğunuz şaşalı şehirlerinize gelmeye çokta meraklı değiliz’ sözleri bana kıymetli dostum Mehmet Hanifi YILMAZ’ın 2000 yılında yazdığı ‘PARİS’ adlı şiirini hatırlattı. Temel tarih bilgisine sahip  olup da Batı’yı ve Afrika’yı gören herkesin bu şiir hakkında söyleyeceği ‘durumu ne güzel tasvir etmiş’ olacaktır. Mehmet Hanifi Beyi tebrik ederken sizi de bu güzel şiirle başbaşa bırakıyorum.

 

 

PARİS

‘Üç boyutlu bir filmi izler gibi

Gezdim Parisi.

Louvre müzesini,

Eyfel kulesini,

Şenzalize’yi.


Hep bir çığlık eşlik etti bana

Afrika’dan, Mağrip’ten Orta Doğu’dan..

Çocukları öldürülmüş annelerin,

Yetim ve öksüz çocukların gözleri,

Hep üstündeydi Şehrin.


Gece tedirgin ve aydınlıktı.

Karanlıktan korkar gibi,

Korkar gibi kendiyle baş başa kalmaktan,

Söndürmüyordu ışıklarını.

Paris’in gözlerinde kibir,

Ruhuna sinmiş bir acı

Ve bakışlarından çalınmış

Sevinci vardı

YORUMLAR
  • Mustafa Öner   24-04-2017 12:48

    Mehmet kardeşim teşekkür ediyorum. latin Amerika'dan bir ses bekliyoruz:-))

  • Mustafa Demir   22-04-2017 06:07

    Faydalı bir röportaj olmuş. İmamın çarpıcı çok tespitleri var. Türkiye üzerinde oynan oyuna karşı muhalefetti uyararak oyunu bozmaya çağırmış olması önemli bir tespit. Yine diyor ki biz sizi muhalefet ve iktidar olarak değil Türkiye olarak seviyoruz. Dışarıdaki bakışları bize kazandıran başta Mehmet Beyhan olmak üzere Düşünce Mektebini tebrik eder başarılar dilerim.

  • Asalı Korkmaz   21-04-2017 19:37

    halk oylamasına katılan bizler; ister ‘hayır’ vermiş olsun ister ‘evet’ vermiş olsun aynı coğrafyanın aynı tarihin aynı kaderin aynı geleceğin çocuklarıyız. Bunlar ne kadar güzel ifadeler. Bu toplumun bu tür değerlendirmelere ihtiyacı var. Röportaj ve şiir çok uyumlu olmuş. Elinize sağlık

  • Ümit Yılmaz    21-04-2017 17:11

    Dışarıdaki bakış açısını okumak çok faydalı oluyor Düşünce Mektebi'ni tebrik ederim

  • Ömer   21-04-2017 14:38

    Güzel bir röportaj olmuş. Küresel güçlerin çıkartmak istediği kaosa karşı uyarıcı olur inşallah 2

  • Yusuf şener   21-04-2017 10:58

    Batının nasıl bir medeniyet olduğunu orda yaşayan bir kardeşimizle yaptığın söyleşiden dolayı teşekkür ederim.Hanifi Yılmaz'ın şiirinde anlamlı olmuş.

  • Ali Fikri Feyizoğlu   21-04-2017 10:09

    Batı dünyasındaki İslam’ın temsilcilerinin; Batı dünyasının Türkiye üzerindeki baskıları ve Türkiye’nin İslam dünyasındaki önemini vurgulayan bu röportajınız bizlerin boşuna çaba harcamadığımızın en iyi göstergesi olmuştur. Bu röportajı bizlere kazandırdığınız için size teşekkür ederiz. Abdulkadir Etchiali'nin tespitleri o kadar doğru ki üstüne söylenebilecek pek fazla bir şey yok.

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA