Sosyal Medya

Makale

Ashab-ı Sefine

"TuÄŸyan olan yerde tufan da olur" diyor bir kalem sahibi. Çok doÄŸru gerçekten. TuÄŸyan varsa tufan kaçınılmazdır. TuÄŸyan tufanı getirir.

Azgınlık, taÅŸkınlık, isyan, sınırı aÅŸmak, haddi tecavüz etmek anlamlarına geliyor tuÄŸyan. Fu'lan vezni Arapçada içerdiÄŸi anlamla aÄŸzına kadar dolu olmak anlamında çokça kullanılan bir vezin. Bu manada Kur'an: Okumanın tüm yönlerini içine alan, her türlü okumayı ifade eden; Subhan: Tesbihin, tenzihin, kutsamanın tüm yönleriyle ifade edildiÄŸi; Furkan: Fark edilen, farklı olan, ayrılmış, ayrıştırılabilen, farkı belli olan; Sultan: Otoriteyi, iktidarı, gücü tüm yönleriyle anlatan; Kurban: Yakınlığı anlatan, her türlü yakınlaÅŸmayı temin eden, yaklaÅŸmak ve yakınlaÅŸmak için ortaya konan her türlü iÅŸ, eylem anlamında farklı kelimeler. Ama hepsi aynı veznden geliyor. Yani Fu'lan vezninden.

Ashab-ı Sefine, Gemi Ashabı demek. Tufan öncesi tuÄŸyana dalmamış olanların, tuÄŸyandan beri kalmış olanların, tuÄŸyana karşı direnmiÅŸ ve kazanmış olanların, taÄŸutlarla iÅŸ tutmamış olanların, taÄŸutlara sevgi/sempati beslememiÅŸ olanların, tuÄŸyan düzenini reddetmiÅŸ ve temiz kalmış olanların, Hz. Nuh (a.s.) ile binerek sahil-i selamete çıkmış olanların gemisi.

Yıllar yılı (gece gündüz Nuh Suresi 5. ayet) anlatarak, canını diÅŸine takarak saadetleri için çırpınan, didinen, çalışan kutlu peygambere karşı, bunca dostane çabaya inatla (parmaklarını kulaklarına tıkayıp, ısrarla, kibirle Nuh Suresi 7. ayet) muhalefet ederek, tuÄŸyan eden ve tufanda boÄŸulan gemiye binmeyenler neye-nelerine güvendiler? Gerçekten anlamak çok zor. Birisi peygamber oÄŸlu ama tuÄŸyan ehlinden, yüksek bir yere çıkarak kurtulacağını zannediyor. Ama nafile.

Pozitivist mantık her devirde aynı iÅŸliyor, pozitivist kafa her devirde aynı çalışıyor maalesef. Görüneni ölçü kabul edince, duyuların algıladığını esas alınca, küçüklüÄŸünü idrakten aciz kalınca çuvallıyor, akıbeti de çok fena oluyor. EÅŸyanın zararından eÅŸyanın sahibine sığınarak, eÅŸyaya hükmedenin hükmüne ram olarak, eÅŸyaya nizamat verenin ilkelerine sarılarak kurtulmayı nedense akletmiyor. EÅŸyayı aÅŸmak için yine eÅŸyaya sarılıyor. EÅŸyanın zararını defetmek için eÅŸyayı kullanma yolunu seçiyor.

Ä°man olmadan bunu baÅŸarmak imkansız tabii. Önce Allah'tan emin olmak gerekiyor. Ä°man Allah'a (c.c.) itimad etmek, güvenmek, emin olmak anlamına geliyor. Ashab-ı Sefine'ye selam olsun. Elhamdulillah Ashab-ı Sefine'yi sahili selamete çıkaran Emin Ä°mamları Hz. Nuh'tu (a.s.).

Ashab-ı Sefine kıyamete dek Kur'an'ın bize sunduğu bir modeldir. Her devrin Ashab-ı Sefine'si var. Yine her devrin Hizb-i Tuğyan'ı var.

Ashab-ı Sefine yücelerden aldı hükümleri, itaat etti, uydu, uyguladı, temiz kaldı, temiz yaÅŸadı, kanaat etti, ÅŸahid oldu, ÅŸahid tuttu. KirlenmiÅŸ, karışmış, bulaÅŸmış, bozulmuÅŸ inanç, fikir, düÅŸünce ve yaÅŸantı biçiminden teberri etti. Gemiyi hak etti. DiÄŸer tarafta azgınlar, ileri gelen, kibirli, iktidar sahibi, malı mülkü çok olan, zengin azgın, yukardan bakan, aÅŸağılayan, hor gören, şımarık, hava atan, caka satan, insanlığını unutan, "ben" diyen, kendine, hevasına tapan, Hizb-i TuÄŸyan azdıkça azdı, ÅŸirki seçti, Allah'ı dikkate almadı, kirlendi, kirletti, karıştırdı, bozdu, bozuldu. BoÄŸuldu, boÄŸulmayı hak etti.

Ashab-ı Sefine'den olmak için haramdan, isyandan uzak kalmak ÅŸart. Kar, zarar, kazanç, kayıp, gelecek gibi kavramlara Rabbimizin yüklediÄŸi anlamları yüklemek gerekiyor. Zahirde tufan öncesi hayata baktığımızda, tuÄŸyan ehlinin kârda, kazançlı, zengin, geleceÄŸi garanti, rahat yaÅŸayan kimseler olduÄŸunu zannedebiliriz. Ama bu çok büyük bir yanılgıdır. Kaldı ki onlar da böyle görüyor, böyle deÄŸerlendiriyorlardı. Kaybettiler. Onların bakış açısına göre iman edenler ayak takımıydı, iÅŸe yaramazdı, fakir fukaraydı, iÅŸ bilmez, baÅŸarısız kimselerdi, karada gemi yapmakla iÅŸtigal edecek kadar mantıksız adamlardı. Tufan gelince anladılar ama geç oldu.

Hz. Adem'le (a.s.) baÅŸlayan tevhidi öÄŸretide, her devrin iman ehli o dönemin Ashab-ı Sefine'sidir. Ä°nkar ehli de o dönemin boÄŸulan Hizb-i TuÄŸyan'ı.

Gemiye binenler, sahile çıkanlar, selamete varanlar, saadete ulaÅŸanlar, kurtulanlar, iki cihanda felah buldular, bulacaklar.

TuÄŸyanı yaÅŸam biçimi edinenler iki cihanda da kaybettiler, mahvoldular.

Ashab-ı Sefine olmanın yolu belli; vahye kulak vermek, vahye kulak kesilmek. Tuğyanla dolu bir hayatta Ashab-ı Sefine'den olmak isteyenler Kur'an'a kulak versinler. Furkan'a kulak versinler. Subhan'a kulak versinler.

Muhakkak felah bulur, muhakkak kurtulurlar.


Yasin AydoÄŸan

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.