Sosyal Medya

Makale

Mum Işığında Stratejik Buluşma

 

Bir savaş fotoğrafçısının çektikleri içerisinden seçilip servis edilen görüntüler aslında savaşın görünen değil gösterilmeye çalışılan yüzüdür. Bu kare ile dondurulmuş anın sonrasında ne olacağı hususunda bakanın tasavvuru yönlendirilirken aslında bundan külli bir anlam çıkaranlar kadrajzedelerdir. Kendimi böyle tanımladıktan sonra gösterilmeye çalışılan ile gördüklerim arasındaki farkı merak ediyorum…

Acaba Gazze’de, yıkıntılar arasında kurulan derme çatma bir çadırın altında bir araya gelen on dört yetim mum ışığında kafa kafaya vermiş neden bahsediyorlar?

Bir saatlik elektrik kesintisinde aydınlatması, interneti, şarj aleti ve kombisi çalışmayınca dünya ile bağlantısının koptuğundan şikâyet edenler bu fotoğrafla verilmek istenen korkudan sineceklerdir. Dokuz şiddetindeki depremden korumak için yapıldığı iddia edilen ve yıllarca faiz ödemeyi göze alarak alınan kalıcı konutunda, taksitle aldığı telefonuna düşen bu yıkıntı görüntüsü bir travmayı tetikleyecek. Çocuklarını her yere servisle götüren ve onun tüm isteklerini karşılamak için yaratıldığını sanan veledşahi kentli ailesinde, sokakta kalan yetimlere ait bu görüntüler tüm korkuları körükleyecek. Bedelli askerlik yaptıktan sonra cihadın önemini belgelemek için bu fotoğrafı paylaşan bir muhafazakarın zihninde bir rahatlamaya yol açacak. Bu örnekleri arttırdıkça aslında konfor adına kuşatılarak zihinleri işgal edilenler, bu görüntüler ışığında onlara önerilen çözümlere daha sıkı bir şekilde sarılırlar. Üstelik pozisyonlarının devamı için dua eder ve fotoğraftaki insanlardan olmadıkları için Allah’a şükrederler. Daha da acı olan ise muhafazakâr STK’ların daha çok yardım toplamak amacıyla(!) bu fotoğraflar üzerinden oluşturulan korkulardan istifade etme aymazlıklarıdır…

Bu fotoğrafların tamamında olduğu gibi bunda da düşman kadraj dışında tutulmuş. Gösterilmeye çalışılan, onlara karşı gelenlerin yuvalarının yıkılmış ve çocuklarının aç bi-ilaç bir yıkıntıya sığınmak zorunda bırakılmış olduklarıdır. Telefonundan “yetim” yazıp bir numaraya para göndererek, aslında çaresizlikten uzak olduğundan dolayı memnuniyetini gizleyen, hatta bunu bir merhamet olarak gören muhafazakârlar, fotoğrafı servis edenin amacına uygun hareket ettiklerinin farkında değildirler.

Kuran’da yetimlere sahip çıkması emredilenlerin çaresizlikle sindirildikleri bu zaman diliminde, küffar ile mücadelenin yetimler eliyle sürdürülmesi hayret-i şayandır. Fotoğrafın üst kısmında çatılarda oturanlardan farklı konumlanmış, mum ışığında sürdürülen bu muhabbetin düşmanla mücadeleye dair olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. Dört bir yandan kuşatılmasına rağmen birbirlerine sahip çıkan yetimlerce sürdürülen bu şanlı kıyama görüntüler üzerinden haberdar olanlara düşen ise iman iddiasındakilerin arasında incir çekirdeğini doldurmayan anlaşmazlıklara ara verip birbirleriyle mücadeleyi sürdürmenin düşmanı kuvvetlendirdiği şuuruna ermeleridir.

Şehit olup sorgusuz sualsiz cennete girmek için Gazze’nin kapılarının açılmasını bekleyenler, yetimlerce sürdürülen bu cihadı anlamayanlardır. Çünkü o yetimler ölmek için değil, İslam’ın tek haysiyetli çözüm olduğunu insanlığa göstermek için yaşamaya gayret ediyorlar. Gazzeli analar ve babalar, çocuklarının mürüvvetlerini görmeseler bile onlara dostu düşmanı iyice belletip, birbirlerine sahip çıkıp desteklemeleri ve mücadeleyi vahyin ışığında, Resulullah’ın rehberliğinde sürdürmenin gerekliliği konusunda örnek olmayı, her şeyden mühim sayıyorlar.

Gazze’deki yetimlerin diğer akranlarından farkları ne istediklerini bilmeleri, geleceğe umutla bakmaları ve düşmanlarını tanımalarıdır. Bu da şanlı kıyamın nesillere yayılmış sistematik eğitimin bir sonucu olduğunun göstergesidir.

Her türlü tehlikeden ve hayata dair tüm mücadelelerden uzak yetiştirmeye(!) çalıştıkları x, y, z koduyla anılan nesillerinde bir düşman algısının olmamasını önemsemeyenler, yetimler ve öksüzlerle sürdürülen ümmetin haysiyetini koruma mücadelesini de doğru aktaramazlar.

Şimdi bu fotoğrafın yanına, çocuklarınızın arkadaşlarıyla çekip paylaştıkları fotoğrafları koyarsanız kimin çocukları için üzülmemiz ve kahrolmamız gerektiğini anlamaya başlarız…

                                                                                                                    

                                                                                             Şevket Hüner / 5 Rebiyülahir 1446

1 Yorum

  1. Yılmaz Aluç

    Kasım 10, 2024 Pazar 15:47

    Çok güzel tespit ve analiz. Yüreğine sağlık. Şevket hocam

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.