Sosyal Medya

Makale

Koronada Nosebo / Plasebo etkisi

Bir arkadaşım anlatmıştı;

Çocukken babaannesi bir gece vakti ağrıkesici ilaç için eczaneye göndermek istemiş.

Arkadaşa gecenin o saatinde nöbetçi eczane aramak ağır gelmiş. Çekmecesindeki bonibon drajelerden (bir şekerleme çeşidi) birini alıp “Nine, bak bu ağrı kesici yeni çıktı; çok iyiymiş…” deyip kadıncağıza vermiş.

Ondan sonra babaannesi sürekli olarak ağrı kesici diye bonibon kullanmış.

Tıp literatüründe bu olaya “PLASEBO” etkisi deniyor.

Yani, normalde bir etkisi olmadığı halde kişi psikolojik olarak etkisi olduğuna inandığı şeyden fayda görmesi demek oluyor.

Yeni ilaçlar piyasaya sürülmeden önce genelde kendi tedavi gurubundan ilaçlarla kıyasını göstermek için diğer ilaçlarla beraber, bir gurup denek üzerinde test yapılıp etkisi ölçülür.

Bu testte ilaçların yanında “plasebo” (yalancı ilaç) dediğimiz yani etkisi olmayan bir madde de olur.

İşin garip yanı hiçbir ilaç testinde “plasebo etkisi” sıfır çıkmamıştır.

Buna “inanmanın gücü” diyoruz.

Yukarıda bahsettiğimiz inanmanın olumlu gücüydü bir de bunun zıttı var. Buna da “NOSEBO” etkisi deniyor.

Normalde yan etkisi/zararı olmadığı halde kişi, bir ilacın veya maddenin kendine zararı olduğuna inandığında ondan zarar görmesine “nosebo” etkisi deniyor.

Yani plasebonun zıttı nosebo oluyor.

Yaklaşık bir yıldır Covid ile ilgili (bence çoğu abartılı) olumsuz haberler çıkıyor.

Öyle bir korku ve panik havası estirildi ki insanların çoğunda bu panik/korku havasından dolayı “nosebo” etkisi oluştu.

Nosebo etkisine girmiş kişi Covid’e yakalandığında öleceği veya hastalığı çok ağır atlatacağı inancına kapılır.

Böylesi bir ruh hali zaten kişiyi daha en başta mağlup kılar.

Nosebo etkisi olmasaydı Covid kaynaklı ölüm ve ağır geçen vaka sayısı kesinlikle bugünkünden daha az olurdu.

Eğer medyada hiç Covid’ten bahsedilmeseydi ve hiçbir tedbir alınmasaydı belki çoğumuz bu hastalığın farkında bile olmayacaktık.

Muhtemelen, “bugünlerde ağır bir grip salgını var; ölümcül bile olabiliyor, dikkat etmek lazım…” diyor olacaktık.

Evet, Covid bir gerçek. Normal gribe göre daha ağır geçtiği; bünyesi zayıf kişilerde ve ağır hastalarda ölüme sebebiyet verdiği inkâr edilemez. 

Lakin yetkililerin ve medyanın abartılı korku pompalaması fayda değil zarar veriyor.

Bazı ülkeler, Covid için özel tedbirler almadılar; rutin gündelik yaşamlarına devam ettiler ve hiçbiri bizden daha kötü olmadı.

Örneğin Belarus hiçbir ek tedbir almadı. Okulları tatil etmedi, gündelik yaşamı olduğu gibi devam etti.
Sonuç:

10 milyonluk Belarus’ta bugün itibariyle Covid kaynaklı ölüm sayısı 732.

İlk günden beri çok sıkı tedbirler alan 80 milyonluk ülkemizdeki ölüm sayısı 6895.

Tedbir alan ülkemizdeki ölüm oranını (ölüm oranı en az olan ülkelerden biriyiz) nüfusa böldüğümüzde Belarustaki ölüm sayısı 861 olmalı ama hiçbir ek tedbir almayan Belarus’taki ölüm sayısı bunun altında yani 732.

Çevremde Covid’e karşı abartılı korkusu olmayanlardan bu hastalığa yakalananları gördüm ve hepsi de ciddi bir sıkıntı yaşamadan bu hastalığı atlattılar.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.