Sosyal Medya

Makale

Şeytanlar Pusuda

Türkiye, İdlib'te rejim unsurlarıyla çatışmaya başlayınca ABD, Suud, BAE, AB Türkiye'nin yanında olduklarını söylemeye başladılar.

Oysaki bu şeytanlar Libya'da, Akdeniz'de, Kuzey Suriye'de PYD'ye yönelik adımlarını engellemek için her türlü yolu denediler/deniyorlar.

Bu ülkelerin Türkiye'yi sevmedikleri gün gibi aşikâr; illa mecbur kalırlarsa Türkiye yerine Esed'i tercih edeceklerini kör/sağır sultan biliyor. Ama Türkiye'nin yanındayız diyorlar. Sebebi belli:

Türkiye Suriye batağına saplanırsa, İran ve Rusya ile çatışmaya başlarsa onlar için nur nimet olur. Bir taşla 4-5 kuş vurmuş olacaklar. Ortadoğu'da istediklerini engelleyecek kimse kalmayacak.

Bu yüzden ABD ve körfez finolarının gazına gelmemek lazım.

Bu şeytanlardan bahsederken kimse İran ve Rusya'yı namuslu/masum sanmasın. Onlar da en az diğerleri kadar hain ve sinsiler.

Her ne kadar bizim askerlere saldıranların rejim güçleri olduğu söylense de en azından Rusya ve İran'ın onayı olmadan bunu yapmaya cesaret edemeyeceklerini hepimiz biliyoruz.

Özetle Türkiye Suriye'de yapayalnız. Dost gözükenlerin hepsi sinsi düşman.

Türkiye tökezlerse arkadan hançerlemeye hazır onlarca ülke var.

Yukarısı bıyık aşağısı sakal misali; Rusya ve İranla çatışmak menfaatimize değil, susup yaptıklarını kabullenmek de öyle.

Rusya ve İranla çatışmak Türkiye'nin Ortadoğudaki etkinliğini sıfıra indirir ama bu aynı zamanda Rusya ve İran'ın da Ortadoğudaki hayallerine veda etmesi demek olur; üçü beraber batar.

Dik ve biraz da deli durmak lazım; azdan az çoktan çok gider deyip resti çekmek lazım.

Ama resti çekerken de avantajlarımızı ve dezavantajlarımızı iyi hesaplayıp ona göre adım atmak lazım.

Türkiye'nin Suriye'den çıkması (en azından bu ortamda) düşünülemez.

Türkiye'nin güvenliği İdlip, Halep ve Rakka'dan başlar. Buradan geri adım atarsa önce Suriyeli muhalifler biter sonra Türkiye'nin güvenliği biter.

Türkiye'nin Suriye politikasının ve uygulamalarının bir kısmına katılmasam da şu ortamda susup destek vermek gerektiğine inanıyorum.

Muhalefetin en azından bu konuda sorumlu davranıp hükümete/devlete destek vermesi gerekiyor.

Tabii aynı şekilde Erdoğan'ın da ötekileştirici üslubunu bir köşeye bırakması şart.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.