Sosyal Medya

Makale

Trump'un Açıklamalarındaki Sinsiliğe Dikkat

ABD'nin Kuzey Suriye'den çekileceğini söyleyip Türkiye'ye yeşil ışık yakması sonrasında sosyal medyada savaş naraları yükselmeye başladı.

Önce unutmamak lazım ki hiçbir savaş iyi değildir.

Savaşların galibi olmaz; en az zararla çıkanı olur.

Savaşı, insan üzerinde yapılan cerrahi operasyona benzetirim.

Her cerrahi operasyonda insanın canı yanar; belli bir süre yaşam konforu kısıtlanır ve acı çeker.

İnsan ameliyat olmayı sevmez ama daha kötü bir durumun olmaması veya daha fazla acı çekmemek için buna katlanır.

Ameliyattan zevk alan birinin ruhi durumunda bir anormallik var demektir.

Türkiye’nin Kuzey Suriye’de bir operasyona/çatışmaya girmesini istemem ama gelinen nokta maalesef başka bir seçenek kalmadı.

Herkes bu operasyona kilitlendiği için Trump’un yaptığı açıklamalardaki incelikleri kaçırdı.

Trump ilk açıklamasında satır aralarında şöyle bir cümle kullandı:

"…Kürtler Türkiye'nin doğal düşmanı, yüz yıllardır savaşıyorlar…"

Bunu genellemesi ve “yüzyıllardır savaşıyorlar” ifadesi saçma bir açıklama ama Trump bunu cehaletinden değil özellikle kullandığını düşünüyorum:

Olayın TSK ve terör unsurları arasında bir çatışma olmadığını bir Türk-Kürt savaşı gibi algı oluşturmaya çalıştığını düşünüyorum.

Ve içimizdeki bazı beyinsizler de bu algıyı destekler hal ve davranış içindeler.

Türk ve Kürt halkı (buna Fars ve Arap halklarını da katmak mümkün) arasında kayda değer bir düşmanlıktan bahsetmek için erken. (Aynı şeyi rejimler için söylemek mümkün değil)

Siyonizmin/Emperyalizmin onca uğraşına rağmen hala kardeşlikten bahsediyorsak bunda Kürt ve Türk aklıselim insanlarının çabası ve İslam’ın getirmiş olduğu kardeşlik duygusunun etkisi vardır.

Yüz yılı aşkındır onca fitneye karşı bir arada kaldık fakat son 20 yıldır kendini Müslüman olarak tanımlayanların (Türk, Kürt, Arap kavimleri arasında) arasında yükselen milliyetçilik rüzgârı aramızdaki bağı çatırdatıyor.

Trump’un bir diğer açıklaması:

“…Türkiye, benim derin ve eşsiz anlayışıma göre, sınırların dışında olduğunu düşündüğüm bir şey yaparsa, Türkiye'nin ekonomisini mahvederim ve yok ederim (Bunu daha önce yaptım)…"

Burada aşılmaması gereken sınırdan bahsettiğine göre Türkiye ile ABD arasında anlaşılan bir mutabakat var demektir. Yetkililer bunu açıklarsa biz de öğreneceğiz inşallah.

Türkiye’nin ekonomisini mahvederim (daha önce yaptım)…” cümlesi bana göre Suriye harekâtından daha önemli.

Ekonomimiz Trump’un isteğiyle mahvolabiliyorsa Suriye’ye girsek ne olur girmesek ne olur..!

Tamam, abartılı bir söylem ama boş bir tehdit de değil.

Türkiye’nin iç ve dış güvenliği önce ekonomi güvenliğinden geçer. Türkiye’nin öncelikle buna çare araması gerekirken hala dışa bağlı/küresel sermayenin akıtacağı parayla ekonomiyi yüzdürüyor.

İki hafta önce hükümet, yerli araba için çok düşük faizli kredi vereceğini ilan etti.

Araba almak isteyen bu düşük faizli krediden faydalanabilecek ama yatırım yapmak/üretmek isteyen bundan faydalanması mümkün değil. Yani üretene yok ama tüketene kepçeyle var.

İşte bu kafa bizi ekonomide Trump’un iki dudağına mahkûm ediyor.

Ayrıca daha 3-5 gün önce “Bahçeli hasta, siyaset yapamaz…” minvalindeki bir twiti beğendi diye ABD elçiliğine karşı kükreyen yetkililerin Trump’un “mahvederim” tehdidi karşısında susmalarını anlayamıyorum.

Bu açıklamalardan bir gün sonra Trump:

"Birçok kişi Türkiye'nin ABD için büyük bir ticaret ortağı olduğunu kolaylıkla unutuyor. Aslında F-35 savaş uçaklarımızın gövdesini onlar üretiyor. Ayrıca Türkiye birlikte iş yapmak için iyi bir muhatap…” açıklamasını yaptı.

Anlayacağınız “ekonominizi mahvederim” açıklamasıyla sopa gösterirken bu son açıklamayla da bize havucu gösteriyor; “akıllı uslu olur, lafımı dinlerseniz size F-35’leri verir ve ekonomik destek sağlarız” demeye getiriyor.

Kuzey Suriye’deki Kürtlerin bir kısmı Türkiye ve ABD aleyhine gösterilere başlamışlar.

Günaydın; ne bekliyordunuz?

ABD bu; hovarda gibi gönül eğlendirir, takılar hediyeler (silah ve mühimmat) verir işi bittiğinde de yüz üstü bırakır gider.

Özetle; Kuzey Suriye’deki operasyonu üzülerek destekliyorum.

Bölgede Kürt’ten ziyade ABD ve İsrail’e hizmet eden bir ur (PYD/PKK) var ve bu urun temizlenmesi şart.

Yükselen milliyetçilik söyleminden endişe ediyorum. Bu millet, Irkçı söylemlere itibar etmiyor ama son 10 yılda (zehrin bal ile maskelenmesi gibi) ırkçı söylemler/hedefler İslami semboller ve kavramlarla kamufle edilmeye başlandı.

Ve ne yazık ki bu tuzağa düşen çok Müslüman var. Ciddi bir Müslüman kitle Ümmetçilikten Ulusalcılığa evirildi.

Terör unsurları ile Kürt Halkı ayırımı iyi yapılmalı. Terörle mücadelede kardeşlik zarar görmesin.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.