Sosyal Medya

Makale

Kurbanınızı murdar etmeyin

Hızla sekülerleşen toplumumuzda haliyle insanımız, Kurban ibadetini, kavurma/mangal ayini, bayramı da 5 yıldızlı otellerde tatil fırsatıymış gibi algılıyor.

İslami endişesi olmayan insanlara bu konuda söyleyecek bir sözümüz yok; lafımız Müslüman mahallesine.

Kurbanlarımızın uzak coğrafyalarda Müslüman kardeşlerimiz için kesilmesini hep takdir edip destekledim.

Afrika ve Uzak Asya’da 4 farklı Kurban Organizasyonuna iştirak etmiş biri olarak, oralarda kesilen kurbanların bizim buralardan kesilenlere kıyasla daha anlamlı ve coşkulu olduğunu ifade etmeliyim.

Vekâletle kurban kesimini basit bir et dağıtma merasimi gibi algılamamak lazım. Bağışlanan kurban bir etten daha fazlasıdır:

Mazlum ve mağdur kardeşlerimize ulaşmanın, kapısını çalmanın, sofrasında oturmanın, dertleşmenin, paylaşmanın, hüznüne ve mutluluğuna ortak olmanın adıdır kurban.

Kurban final değildir. Tersine, yetimhaneler, su kuyuları, hastaneler, iş ve aş imkânları oluşturmak için bir kapı aralamadır.

İpi kopmuş tespihin taneleri gibi birbirinden kopuk ve uzak yaşayan ümmetin yetim toplulukları arasında köprü olmanın, koordinasyon kurmanın adıdır kurban.

Kurban, bu gibi güzel ve hayırlı şeylere vesile oluyorsa anlamlıdır yoksa hamallıktır. Kurbandan sonra yetimlere bir el uzanmıyorsa, hastalara bir tedavi imkânı sağlanamıyorsa, insanlar hala susuzluktan kırılıyorsa, acizlere rehberlik yapılamıyorsa ne anlamı var?

Bugün önüne gelen Kurban organizasyonu yapıyor. Gerçekten olağanüstü çapta güzel organizasyonlar yapanlar olduğu gibi tabir yerindeyse aldığı kurbanı murdar edenler de var.

Sadece yılda bir kez 2 günlüğüne bir yere gidip et dağıtıp egosunu tatmin edenlere kızsam da çok fazla bir lafım yok. Olası fayda gerçekleşmese de en azından kurban ibadeti yerine gelmiş oluyor.

Asıl, kurbanı ranta çevirenlere engel olmak lazım. Akla hayale gelmeyen yollarla insanların temiz duyguları istismar ediliyor:

Kestiği kurbanın etini satanlar mı dersiniz, bir an önce bitirip gitmek için kurbanı bayramdan önce kesenler mi, hatta hiç kesmeyip naylon belgelerle kesmiş gibi gösterenlere kadar birçok örnek var.

Peygamber efendimize kurban kesiyorum deyip kurban pazarlayan, tüm hisseye gücü yetmeyen fakir insanlara kurbanı “ön kolu, arka bacağı, sağ yanı vs” diye ayrı ayrı hisselendirip satan tipler var.

Hadi bu tiplerin sakalına, takkesine kanıyoruz da seküler ve laik kurum, vakıf ve derneklerin kurban oyununa nasıl geliyoruz anlayamıyorum.

Adamlar her fırsatta İslam’a, Kurban’a ağzına geleni kusuyor sonra da Kurban organizasyonu düzenleyip kurban talep ediyor.

Türk Hava Kurumu (THK) “Kesimsiz Kurban Bağışı” diye saçma bir uygulama başlatmış. Kurban vekâletinizi veriyorsunuz, vekâletinizi alıyorlar ama kurbanı kesmiyorlar.

Suistimalle suçlamasam da devlet kurumlarına da kurban verilmesine karşıyım. Kurban bir ibadettir. İbadeti ya kişinin kendisi ya da bu ibadetin endişesini yüreğinde taşıyan vekiller yerine getirebilir. (İstisnalar hariç) Devlet memurunda bu hassasiyeti beklemek saflık olur.

Kızılay kurumunun yurt içinde kurban kesmesine itirazım yok ama yurt dışında (Suriye gibi savaş ve acil afet bölgeleri hariç) kurban kesmesinin çok bir anlamı yok.

Diyanet Vakfının Kurban işine girmesini hiç anlamış değilim. Kendi asli vazifesi olan diyanet, tedrisat ve mabet inşaatlarıyla niye ilgilenmez anlamıyorum.

Diyanetin kurban için gönderdiği görevlilerin birçoğunu, gittiği ülkede otelden birkaç sokak öteye bıraksanız belki oteli bulamaz.

Kızılay ve Diyanet Vakfının yurt dışında kestiği kurbanların, en mağdur kesime gittiği noktasında ciddi endişelerim var.

Afrika’da korkunç bir kabilecilik anlayışı var. Eğer siz ortamı iyi bilip irade ortaya koyamazsanız, orada size rehberlik yapanlar tüm yardımlarınızı kendi kabilelerine akıtırlar.

Sonuç olarak Müslümanlar kurbanlarına sahip çıkmalı. Vekâlet verecekse, o kurbanın yerine ulaştığından emin olmalı. Yurtdışı kurban bağışlarını, ikili üçlü amatör guruplar yerine yıllardır bu organizasyonu başarıyla yapan ve yıl boyu da diğer yardımlarıyla bölgeye destek olan kurumlara vermeli.

En önemlisi, diğer coğrafyaları düşünürken kendi coğrafyamızdaki Kurban ve Bayram havasına halel getirmemek lazım. Eğer kesilecek olan tek kurban ise kendi evimizde kesmeli, ancak diğerlerini uzak coğrafyalara bağışlamak en güzeli olur sanıyorum.

 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.