Sosyal Medya

Makale

S-400 Bahane Asıl Kavga Başka

Rusya'dan aldığımız S-400 Savunma Füzelerinden dolayı ABD ile yaşadığımız sürtüşme/gerilim hepinizin malumudur.

ABD, aldığımız S-400 savunma sisteminin NATO için tehdit oluşturduğunu (NATO Uçak ve diğer savunma sistemleri için tehdit olabileceğini ayrıca bu sistem aracılığıyla Rusların NATO’nun birçok askeri sırrına ulaşabileceğini) iddia ederek karşı çıkıyor.

Türkiye’nin tüm baskılara rağmen S-400 alımında kararlı olması sonucunda Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılması, teslim edilmesi gereken F-35’lerin verilmemesi ve ayrıca başka yaptırımların uygulanması gündemde (alt makamlar bunun kararının alındığını ifade ediyor).

S-400 savunma sistemi gerçekten NATO için bir tehdit mi?

Askeri açıdan bir bilgim yok ama buna rağmen tehdit oluşturmadığını net şekilde söyleyebilirim. Çünkü NATO üyesi olan Yunanistan, Bulgaristan ve Slovakya yıllardır S-300 Füze sistemlerini kullanıyor. Eğer bu sistem tehdit oluşturmuş olsaydı bu ülkelerde de tehdit oluştururdu.

Yok, Türkiye’nin aldığı sistem (S-400) bir üst gelişmiş sistem denecek olursa; aynı sistemi Suudi Arabistan da kullanıyor ve malumunuz Suudi Arabistan ABD üretimi savaş uçaklarını kullanıyor.

Buradan da anlaşılacağı üzere S-400 iddiası sadece bahane. Asıl kavga Türkiye’deki eksen kayması yüzünden yaşanıyor.

Türkiye resmi olarak 1952’de dâhil olduğu Atlantik Paktından/NATO’dan Avrasya Paktına (Avrasya Paktı resmi olarak yok, bu kavramı konjonktörel açıdan kullanıyorum) doğru kayıyor.  

Tüm kavganın merkezinde bu neden var.

Zerrab ve Hakan Atilla/Halk Bank Davasında, Türkiye’nin son 3-4 yıldır yaşadığı ekonomik kaosun arkasında bu neden var.

Hatta 15 Temmuz darbesi, Türkiye’nin Atlantik Paktından kopuşunun önüne geçmek için NATO tarafından tezgâhlanan, FETÖ ve Amerikancı ekibe ihale edilen bir darbeydi.

Atlantik ittifakının mimarlarından Menderes, Batının riyakârlığını fark edip Rusya’ya yöneldiği için darbeyle indirilip idam edildi.

Türkiye, bundan sonra NATO’ya bağlı kalacağını ABD ve müttefiklerine inandırsın inanın S-400 sorunu şıp diye biter.

Tek sorun eksen kayması değil; şimdilik Avrasya Paktı kadar olmasa da diğer bir sorun Türkiye’nin Doğu Akdeniz havzasındaki doğalgaz rezervlerinden pay almaya çalışmasıdır.

İsrail’in başını çektiği Küresel Haydutlar, doğu Akdeniz’de yer alan (dünyanın en büyük doğalgaz rezervi olduğu sanılan) doğalgaza göz dikmişler. Bu gazın asıl sahipleri olan Filistin, Suriye, Lübnan, Kıbrıs, belki biraz da Mısır’a bu rezervden bir şey koklatmaya niyetleri yok.

Şuan Ortadoğu’da yaşanan kaosun ana nedenlerinden biri (İsrail’in güvenliğini sağlamaktan sonra) bu doğalgaz rezervidir. Özellikle Avrupa, uzun yıllar ihtiyacı olacak enerjiyi bu doğalgazdan sağlamayı planlıyor.

Türkiye’nin doğalgaz sondajı için gemiler kiralaması/satın almasının ve yavaş yavaş sondajlara başlamasının etkilerini önümüzdeki aylarda göreceğiz. Özellikle Avrupa Birliğinin giderek artan dozlarda yaptırımlarına şahit olacağız gibi.

Şuan kızılca kıyamet kopmuyor çünkü bizdeki gemilerin sondaj yaptıkları yerler doğalgazın olmasının zayıf olduğu yerler. Tabiri caizse, boşa sondaj yapıyor gibiyiz.

Bu bir taktik olabilir; Batının/İsrail’in tepkisini yumuşatmak/alıştırmak için rezervlerin olmadığı yerlerde bilerek sondaj yapıyor olabiliriz. Ya da Batıdan bir şeyler kopartmak için yapılan bir blöf de olabilir. İçimizdeki Yahudi/Batı hizmetkârlarının yanlış yönlendirmesi/hedef şaşırtması da pekâlâ olabilir.

İlerleyen zamanlar, dâhileri ve hainleri ortaya çıkaracaktır.

ABD ve Avrupa, Türkiye’ye karşı gerçek bir yaptırım uygulamış değiller. Çünkü hala Türkiye’den bir umutları var. Biraz sopa biraz havuç yöntemiyle bizi geri döndürmeye çalışıyorlar.

Türkiye’nin artık dönülmez bir yol girdiğine kanaat getirdikleri gün asıl kıyamet o zaman başlayacaktır.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.