Sosyal Medya

Makale

FİRAVUNLARIN SOLUKLARI BİR BİR KESİLECEK

( Şehid Muhammed Mursi'nin aziz hatırasına)

Yıllarca firavunlar tarafından ezilen, mahrum ve mahzun bırakılan halklar, nihayet yumruklarını sıkıp, sokaklarda, alanlarda, dev gibi doğruldular. Hesap sormak ve zalim dikdatörleri alaşağı etmek için… Rabia meydanında direnişin ateşini yaktılar.

      Aşağılanan, dışlanan, inancından dolayı hor görülen, varoşlarda yalınayaklı yaşayan, gelir dağılımı denilen-safsatanın- zerre miktarı paylarına düşmeyen ezilmiş halkların ateşinde firavunlar tutuşmaya başladı.

      Buldukları kara ekmeği paylaşan, firavunların sert, vahşi sopaları altında köleleştirilen, onların estirdikleri soğuk rüzgarlarda üşüyen, büzülen halkların, doğduklarında pembe olan elleri şimdi mosmor kesilmiş çocukların yeter çığlıkları, her yerden kovulan halkların havaya kalkan yumrukları sarstı firavunları…

      İşte bu, mazlum halkların hep bir ağızdan firavunlara söylediği devrimci sözdür, bir çığlıktır, bir türküdür.

      En yenilmez sanılan zalimlere, en derin halkın yeter sözüdür. Görün işte; nasılda söylenirmiş bağıra bağıra özgürlüğün şarkısı.

      Sizde kulak verin ey sıradaki işbirlikçi zalimler…

      En şaşalı saraylarınızdan, saltanatlarınızdan, şölenlerinizden, ayinlerinizden açlık fırlattınız, yoksulluk fırlattınız halklara, va-roşlara…

      Sizler tok karınlarınızla, göbek üstünde kahvelerinizi yudumlarken açlık içinde kıvranan mazlumlar, öfke bağladı karınlarına ve öfke patladı şimdi başınızda, tacınız tahtınız yerle bir oldu…

      Zorbalığı, köleliği, kula kulluğu kaldırmak için patladı öfkeler alınterini içenlerin, emeği çalanların, kan emenlerin, kandan bes-lenenlerin üzerine indi yumruklar…

      Bir daha kapısından giremeyeceksiniz, mazlumların cesetleri üzerinde yükselttiğiniz saraylarınızdan…

      İnsanlar aydınlığa gözlerini çevirdiler

      Firavunların solukları bir bir kesilecek halkın devrimci yumruğu altında…

      Uzat elini sende kardeşim, eşitlik adalet özgürlük için

      İsyan damarlarındaki özsuyu akıt yeryüzüne…

      Diri tut öfkeni ki, öfkenin ateşiyle en korkunç buz dağlarının nasılda eridiğini göreceksin.

      Yıkımların, karanlıkların nasıl son bulduğunu göreceksin.

      Aç ve çıplak halklar için kaldır işaret parmağını.

      Kafeslerine sıkıştırılmış ürkek tavşanlara dönderilmiş, öfkesini duruşunu kaybetmişlere el uzat… Kaldır onları ayağa…

      Akıl ve yüreğinle, seni yiyip bitiren zalimlerin üstüne yürü.

      Bir soğan, üç beş zeytinle sömürge işçisi olan mahrumları uyandır.

      Zalimlerin yürekleri küt küt atıyor… Adam yerine koymadıkları halklar tarihin, yüzyılın öznesi olacaklar…

      İşte buna –evet isyan- derler

      Yüreklerin ormanından yükselen yeter, defol sesleri

      Kalbinin çeperlerinden süzülüp gelen isyanın yumrukları, zulüm sanatçılarının tepesine iniyor…

      Hadi bakalım bu aşkı sustursun Amerikan+ Siyonist dostları

      Kendi cehennemini hazırlayanlar durdursun bu başkaldırıyı.

      Kirlenmemiş onurlu ruhların dehşet şekilde ayağa kalkışıdır bu…

      Bu aşkın adı var, bu aşkın rengi var, bu aşkın izzeti var… Kardeşlerim

      Ruhların zincirlerini kırdığı gündür bu günler

      Bu günler onurlu gözlerin firavunların üzerine dikildiği günler

      Ellerin gökyüzüne kaldırılıp en büyük Allah’tır dendiği günler

      Hasret kalmıştık bu günlere. Yetmiş dokuz şanlı devrimden sonra epey seneler geçti.

       Farelere dönen zalimlere, kafesten kafes beğen, denilen günleri özlemiş…

      Evet, her şey, bir mazlumun direniş ateşinden aldığı bir kıvılcımı yeryüzüne serpmesiyle başladı ve putlar bir bir yanmaya baş-ladı… ve mermerden vahşetin sarayları çökmeye başladı… Ayağa katlı yürekler

      Lailahe illallah

      Mazlumların sloganları işte bu…

      Realitenin acı köklerinin başkaldırışı…

      Kenar mahallelerin kara çocukları, şatolarda saraylarda göbek çatlatan burjuva köpeklerine ders veriyor…

      Şimdi rahat değil Kral Abdullah, Kral Selman, tüm körfezin firavun kolları

      Şimdi rahat değil firavun Sisi

      Zalim diktatör Sisi döktüğü şehit kanlarında boğulacak

      Şimdi rahat değil Hama katilinin oğlu Esed

      Şimdi rahat değil Yemen-Suud-B.A Emirliklerinin diktatörleri

      Firavunların başkentleri tek tek düşecek

      Yüreklerde kıvılcım başladı bir kere

      Kızgın yürekler kıyama kalktı bir kere

      Şehadet parmaklarının gösterdiği firavunlar tek tek yıkılacak.

      Alınlarda dolaştırılan isyan ateşi sokaklarda, alanlara düştü

      Reddin, inkarın, onursuzluğun demirden heykeli olan diktatörler bu isyan ateşinde eriyip yakalacaklardır…

      Evet kardeşlerim, İSYAN… TEK YOL DİRENİŞ

      Enver Sedatı cehenneme yollayan Halid islambuliler şimdide zalim firavun sisiyi cehenneme göndermeye hazırdırlar

  Yaşasın İslamı hareket Rabia direnişimiz

  Kahrolsun Amerikan Siyonist işbirlikçi zalim dikdatörler…

2 Yorum

  1. Yusuf Koç

    Haziran 26, 2019 Çarşamba 09:02

    Müslüman yüreklere pranga vurulamaz.Mursi yiğitçe duruş sergileyip Rabbine kavuştu,ne mutlu ona.Yüreğine sağlık hocam.

  2. Hüseyin Yürek

    Haziran 21, 2019 Cuma 01:47

    Her Firavuna bir Musa çıkmıştır.Elbet sisi firavununa da bir Musa çıkacaktır.Allah büyüktür.Yüreğine sağlık hocam.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.