Sosyal Medya

Makale

Bir Sövgüye 80 Sopa

Ötekileştirmeye malzeme kıldığımız sözü yitirdik. Her türlü zorluğa göğüs gerilerek bize ulaştırılan hakikatin gereğini yapamayınca söz bizden alındı. Emanete hıyanet edince doğru söz gitti geriye sövgü kaldı. Söverek mücadele(!) edilen platformlara malik(!) kılınınca sövmelere doyamaz olduk. Sövdükçe sövesimiz geldi. ‘Benim şöyle sövdüğüme siz ne dersiniz?’ sorusunu kuyuya atanlar kuyu başında toplanan küfürbazları cemaati sandı. Sövgü cihat, söven mücahit sayıldı. Her sabah ‘gel de sövme’ kıvamında o kadar çok olay atılıyor ki operasyon merkezlerince, buna karşılık vermek için yaşayan aymazlara gün böyle doğuyor.

Güzel Türkçemizde, sövgü-küfür, sövmek-küfür etmek, söven-küfürbaz diye karşılık bulmuştur. Yani sövmek, söylenince dinden çıkaran sözlerden sayılmış mutena lisanımızda…

Bu tip aymazları uyarınca, size de sövme veya beraberindeki cahillere sövdürme riskine karşın acaba nasıl bir yol izlenmeli? Zira sövülmek bize dövülmekten daha ağır gelir. Geçenlerde tanıdığımı sandığım biri beğenmediği biri için, o zina eden bir annenin çocuğudur deyince elim ayağım boşaldı. Fahişe bir kadının oğlu olmakla aşağılaması, karşıtını ve eylemini yerle bir etmek içindi. Üstelik bu sövgü mailini onaylayıp iştirak edenlerin çokluğu, yapılan edepsizliğin farkında olunamadığının en açık göstergesiydi. Organize bir küfür eylemiyle karşılaşmıştım...

Müslümanların, fuhuşa itileni kurtarmak veya bu bataklıkta oluşan nesilleri korumak yerine bununla ilgisi olmayanlara iftira atmaları, bizi hakikatin niye terk ettiğinin en açık delilidir. Üstelik bu küfür, bir sövgüyü aşmış ve bir iftiraya dönüşmüştür. Kuran’da iffetli kadınlara iftira atanlara dair cezai uygulama çok açık bir şekilde anlatılmıştır.

İffetli kadınlara zina etmekle suçladıktan sonra, bu konuda dört şahit gösteremeyenlere seksen sopa vurunuz ve artık şahitliklerini hiç kabul etmeyiniz. Onlar yoldan çıkmış kimselerdir.(Nur / 4)

Bu iğrenç küfür sözünde karşı tarafın annesinin fuhşu meslek edindiği iftirasının ahiretteki karşılığı ise dayanılmazdır. Ama asıl aymazlık, sövmek, karşılığında sövmeyi getiren en çirkin fiilerden biri olduğunun unutturulmasıdır. Aslında söven neye sövdürdüğünü bilmeyendir.

 Abdullah İbni Amr İbni Âs’tan (rah) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav);

- “Bir kimsenin kendi ana babasına sövmesi büyük günahlardandır” buyurmuştu. Ashâb-ı kirâm:- Ya Resûlullah! İnsan kendi ana babasına hiç söver mi? deyince:

-“Evet, tutar birinin babasına söver, o da onun babasına söver. Birinin anasına söver, o da onun anasına söver” buyurdu. Müslim, (İman 146. Tirmizî, Birr 4)

Başka bir rivayete göre Resûlullah (sav)

- “İnsanın kendi ana babasına sövmesi en büyük günahlardandır” buyurmuştu.

Ashâb-ı kirâm:- “Ya Resûlullah! Bir kimse kendi ana babasına nasıl söver?” deyince:

- “Birinin babasına söver, o da onun babasına söver. Adamın anasına söver, o da onun anasına söver” buyurdu.  (Buhari, Edep 4. Ebu Davud, Edep 120)

Resulullah’ın(sav) pak sünnetine göre, karşındakinin anne veya babasına söven kendi ana babasına sövülmesine zemin hazırlayandır. Üstelik sövmek bir mücadele biçimini aldığında, kutsal sayılan her şeyi yakıp kavuran, asla söndürülemez bir yangına dönüşür.

Onların Allahtan başka yalvarıp sığındıkları (varlıklar)a sövmeyin ki onlar da kin ve cehaletten dolayı Allaha sövmesinler: zira Biz her topluma kendi yaptıklarını güzel gösterdik. (Ama) zaman geldiğinde onlar Rablerine döneceklerdir: O zaman Allah onlara bütün yaptıklarını (en doğru şekilde) anlatacaktır.(Enam / 108)

Sövenler ve onu destekleyenler, kutsal saydıklarından gün be gün uzaklaşırlar… Yani küfretmek, dünyayı ve ahireti cehenneme çeviren bir yaşam biçimidir. 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.