Sosyal Medya

Makale

Oturma Odasındaki Fil’i Görememek

Üstad, “Odanızın ortasında bir Fil var ve buna niye itiraz etmiyorsunuz?” diye sorunca,

9 şiddetinde depreme dayanıklı kalıcı konutunu büyük bir merak içinde incelemeye başladı.

Hakikaten oturma odasının tam ortasında  dev gibi bir Fil durduğunu görünce sarsıldı…

Tevekkeli dört çocuğuyla 3+1 eve sığamamalarına bir  anlam veremiyordu.

Sonra hanıma sordu, o da fil’i ilk defa görünce hayretten donakaldı.

Nereden geldiği, kimin getirdiği, neyle beslendiği ve niye o evde kaldığını bilinmiyordu.

Üstelik davetsiz  konuk ne yer, ne içer, nerede def-i hacet eder hakkında malumat yoktu.

Ailece ıvır zıvırla uğraşmaktan dev gibi fil’i göremediklerinden buna itiraz  etmemişlerdi..

Hatta konuk gelen İslamcı çekirdek aileler de fil’i fark edemediğinden uyarılmamışlardı.  

Üstelik öküzün altındaki buzağıyı fark etmesiyle namlı külyutmaz ailesi fil’i görememiş,

“Çocuklar büyüyor ne yapacağız?” diye kara kara düşünürken, bir de fil sahibi olmuşlardı.

Kelimeleri abartılı bulanlar varsa oturma odamda ikamet eden fil’i onlara gösterebilirim…

Ama evinize dönüp sizin evdeki fil’i fark edince ardınızdan geldi sanıp korkuya kapılır,

Ayrıca her yerde fil var, “Fenafil Fil” makamına erdirildim endişesiyle Filfobik olursunuz.

Bu uyarılar ışığında evinize biran önce gidip oturma odasındaki fil’e bakmak yerine,

Gözlerinizi kapatıp koltuğunuza uzanarak kendi kendine “evimde fil yok” diye tekrarlayın.

(“Matrix” filmine göre kendini kaşığın yok olduğuna inandırınca kaşık bükülüyordu.)

 

 

Sonra gözlerinizi açın. Filin olmadığını görüp rahatlayacaksınız.

Hanenizin ne kadar büyük ve ferah olduğunu görüp fil’siz bir hayatın keyfine varınca,

Laik, demokrat, liberal muhafazakârca ıvır zıvır uğraşıya kaldığınız yerden devam edeceksin.

Artık gözlerin çöp konteynırını karıştıranları fark edemediğinden huzurla camiye gidecek,

Sokaklarda yaşayanları, tinercileri, cam silmek için ışıkta bekleşenleri gözden kaçıracaksın.

Kadınların ve kadınlaşmış erkeklerin para için kendilerini satmasını fark edemeyecek,

Kapımıza dayanmış “kredi borçlarınızı ödeyelim" diyen tefecileri factoring sanacaksın.

Sınırlar ötesinde acı çeken insanları görünce ani bir hareketle “zap” yapıp diziye geçecek,

“Müminler kardeştir” düsturunu unutup Türk ile Kürdü ayıran politikaları destekleyeceksin.

Somali’deki susuzluğu ve zarureti görmezden gelip siyahî çocukların horonuyla coşacak,

Çalışanlarına verdiğini asgari ücretin kiraya bile yetmediğine aldırmadan es geçeceksin.

Minareleri diz boyu mesabesine indirmiş gökdelenlere bakınca mimariye hayran kalacak,

Zemzem Towers’ta Kâbe’yi seyretmenin hazzıyla Resul’le cennete buluşmayı düşleyeceksin.

Yaşadığımız zaman gerçekten çok zor zaman azizim…

Hatta birçok Hadis-i Şerif’in işaret ettiği(!) gibi belki de “ahir zaman”…

Üstelik “zaman sana uymuyorsa sen zamana uymalısın(!)” realitesine dayanarak,

Bu zamanda, fil gibi koskocam sorunları çözmekle boğuşup herkesle kötü olmak “out”

Değişken ve ıvır zıvır gündemlerle uğraşmayı Müslümanlık sanmaksa “in”,

Olduğuna kanaat edip, derin karyolana ve yayları gıcırdayan köhne uykuna geri dönmelisin!

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.