Sosyal Medya

Makale

Sıra İslamcı Camianın Terbiye Edilmesine mi Geldi?

Referandum bitti. Başkanlık geldi.

Sonra birden Cem Küçük çıktı meydana. Referandum sonuçlarını değerlendirecekleri TV programında başladı Erdoğan’a akıl vermeye:

Bu ilişki bitti, bu dikiş tutmaz. Artık AK Parti’nin radikal İslamcılarla da Mavi Marmara’daki manyak tipler de… Kafadan İsrail düşmanı, kafadan batı düşmanı, kafadan her şeye düşman tip var…

Bunlarla da yolun ayrılması lazım. Tayyip Bey de bunları yapacaktır diye tahmin ediyorum. Amerika’yla ilişkileri yoluna sokup bunları halletmemiz lazım

Ardından Fuat Uğur, Ertuğrul Özkük ve diğer tayfa benzer minvalde tezviratlara başladılar. Cem Küçük, işi ileriye götürüp İslamcı yazarlara hakaretlere kadar vardırdı.

Herkes bir meczup misali ortalığı ayağa kaldıran Küçük’ün kulağını çekilmesini beklerken aksine Küçük’ü eleştiren Türkiye gazetesi yazarı Yıldıray Oğur’un işine son verildi. Ahmet Taşgetiren’in de önce Stardaki yazılarına son verildiği söylendi sonra yalanlandı.

Nerede İslami kimliği olan biri yazar varsa Küçük’ün şer akan kaleminden nasibini alırken gözler Erdoğan’daydı. Hindistan dönüşünde uçakta gazetecilerin bu konuyla ilgili sorusu üzerine:

’İslamcı olanlar atılıyor, İslamcı olmayanlar getiriliyor’ deniyor. Bir siyasi partinin çalışmalarında, İslamcı olmak ya da olmamak şeklinde bir ayrım yapmak zaten yanlış.

Tekkeye mürit aramıyoruz ki. Siyasi parti için esas olan, dürüst, ilkeli, vatanını milletini seven, parti ilkelerine uyacak insan aramaktır…” diye cevap verdi.

Soruya açık cevap verilmese de çoğu kişi bu açıklamayı “İslamcılara güle güle…” diye algıladı.

Cem Küçük, Erdoğan’ın açıklamasını kendine destek görerek Twiterda:

Bu ağır lafları yedikten sonra azıcık onurunuz varsa istifa edersiniz…” diye naralar atıyordu.

Birçok Müslüman bu küstah laflar üzerine Cem Küçük üzerine yoğunlaştı. Bence bu yanlış/tı.

Cem Küçük, büyük mihrakların/projelerin küçük bir adamıdır bana göre. Özne değil nesnedir. Ona değil O’nu konuşturana bakmak lazım.

Cem Küçük ve avenesi, bence kendilerinden ziyade resmi/derin devletin ve aynı anda Siyonizm’in sözcüleridir.

Dile getirdikleri şeyler, derin yapının ve Siyonizm’in Erdoğan’a birer diktesidir.

Erdoğan da bu dikteye kendi uslubunca cevap vermiştir. Başka bir deyişle itiraz etmemiştir.

Gidişata baktığımızda (yanılmayı diliyorum), İslami camiaları sıkıntılı günler bekliyor. Muhalif duran, dik söylemi olan camialar terbiye edilmeye çalışılacak.

İslami camialar için iki yol gözüküyor:

Ya “Sivil Devlet Kuruluşu” olacaklar ya da hırpalanacaklar.

Zaten FETÖ bahanesi ile bürokraside ciddi bir İslamcı temizliği başladı. Erdoğan’ın da şimdiye kadar bu gidişata pek bir itirazı olmadı.

Ergenekon eskisinden daha güçlü ve daha öfkeli geliyor.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.