Sosyal Medya

Makale

Karun’un Tahtına Aday 8 Zengin

BBC, dünyanın en zengin 8 dolar milyarderinin servetlerinin yekûnunun üç milyar altı yüz milyon insanınkine denk olduğunu haberleştirmiş. Bu haberdeki milyarderlerin dolarları paylaşmayıp yığmalarının dünyayı iyi yönden mi yoksa kötü yönden mi etkileyeceği belirtilmemiş. BBC’nin, sanki yoksunlar adına üzülüyormuş gibi verdiği haberin aksine üç milyar altı yüz milyon insanın, onları sömürenlere gizli gizli hayranlık duymasını sağlayan bir haber görüntüsünde bir PİAR çalışması olmuş. Dökülen timsah gözyaşlarının arka planını ifşa etmek yerine “Zenginin malı züğürdün çenesini yorar” özdeyişini haklı çıkaran yazıların oluşturduğu sanal cepheler ise bu sekizli çetenin ekmeğine yağ sürüp duracaktır...

… şu ünlü Karun da Musa'nın kavmindendi ve kendini büyük görüp onlara zulmediyordu; çünkü Biz kendisine öyle hazineler vermiştik ki, sadece anahtarlarını taşımak bile bir manga adama, hatta daha fazlasına zor gelirdi… (Kasas/76) Kuran, piramidin en tepesindeki bir numarayı(!) sahip oldukları hazinelerin çokluğunu, anahtarlarının bile ancak bir bölük insan tarafından taşınabildiği üzerinden resmeder. Karun, İsrailoğullarından olmasına rağmen menfaati için kavmine yapılanlara göz yummuş ve firavun sisteminin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Haşimoğullarından olduğu halde tüm servetiyle Resulullah’a ve onu destekleyen kabilesine karşı cephe almaktan çekinmeyen Ebu Leheb benzeri… Ama Tebbet suresinde de belirtildiği gibi “ona malı hiçbir fayda vermedi” aksine finanse ettiği ordunun Bedirde kaybettiği haberiyle kahrolarak geberip gitmiştir.

Bu listenin ilk ismi Bill Gates’e sorulsa "Bu (servet) bendeki bilgi sayesinde bana verildi! Kasas/78" diyerek Karun benzeri bir tez sunacaktır. Sahip olduklarını Allah’ın Rızkı yani emaneti değil de yeteneklerim sebebiyle verildiği şeklindeki bir yalanın arkasına saklanan her azgın, toplumunu sömürür ve yığdıkça yığmakta bir beis görmez. Yakında bu zulüm piramidinin ülkemize dair 2017 yılı isim listeleri yayınlanacak yığılan milyar dolarlar züğürtlerin çenesini yorarak finansal kapitalist sistemin devamı sağlanacaktır.

(Karun) işte böyle görkem ve gösteriş içinde soydaşlarının karşısına çıkardı. (Öyle ki,) yalnızca dünya hayatına gözünü dikenler (ona bakıp da): "Ah, ne olurdu Karun'a verildiği kadar bize de verilseydi” derlerdi! Çünkü o gerçekten çok talihli biri!" Kendilerine doğru, güvenilir bilgi bahşedilmiş olanlarsa: "Yazıklar olsun size!" derlerdi, (Bilmez misiniz ki ,) iman edip Salih amellerde bulunanlar için Allah'ın tasvip ettiği şeyler daha hayırlıdır; ama şüphesiz, böyle bir nimete sabredenlerden başkası erişemez". (Kasas / 79-80)

Kuran, Karun’un sömürdüklerinin gözlerini kamaştırmak için sahip olduklarını sergilediğinden bahsederken aynı zamanda ‘Kendilerine doğru, güvenilir bilgi bahşedilmiş olanları’ bundan etkilenmeyip bu büyüyü bozmak için toplumlarını uyarmakla mesul tutar. Peki, bu günlerde BBC benzeri büyücülerin haber formunda yaydıkları bu şeytani oyuna karşı kendi toplumlarını uyarması gereken âlimler niye susmaktadırlar? Bu ayetin tefsirini sadece Karun’la sınırlamakta buna ‘eskilerin masalları’ demeye eşdeğer değil midir? Niçin halkı Müslüman olan coğrafyalarda tüm paylaşımın birkaç yüz ailede toplanmasına ses çıkarmayan insanlar âlim sanılır? Bu yığdıkça yığanların zekât verdikleri sürece toplumu sömürebileceğini meşrulaştıran fetvaları verenler hangi mezheptendir? Karunlara hayran eden büyüyü bozmak yerine onların etrafında el pençe divan duran taifenin ataları da kendine emanet edilmiş kitapları tahrif edenler değil midir?

Ve sonunda onu da, evini barkını da yere batırdık: öyle ki, Allah'a karşı hiçbir şey, hiç kimse onun yardımına yetişmedi; pek tabii, kendi kendine yardım edebilecek durumda da değildi. Ve daha dün onun yerinde olmak isteyenler: "Vah bize!" dediler, "Demek ki, kullarından dilediğine rızkı geniş tutan, dilediğine de ölçülü, idareli veren Allah'mış! Ya Allah bize lütfetmemiş olsaydı, hiç şüphe yok, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vah vah, demek, hakkı inkâr edenler iflah olmazmış!" (Kasas / 81-82 )

Kuran yapılan büyüyü bozmak için Karun namzetlerinin kaçınılmaz sonunu gösterir. Karun gibilerin muhakkak kaybedecek olması sünnetullahtır. Onun karşısında durarak halkı uyaran âlimler, bu sahte çoklukların yıkılışından emin mücadeleleri sonucunda Karun benzerlerine bel bağlayanların yarınlarını kaybetmeleri için mücadele ederler. Tüm gelecek planlarını Karunlar üzerinden yapan refah yanlısı toplumlar, bankacılık, borsa, finans üzerinde çıkarılan krizlerle yıpratılıp ümitlerini yitirecek ve yeni nesillerin yarınlarını karartacaklardır. ABD’de 2008 yılında patlayan Mortgage krizi sonrası 8milyon kişi işini, 6milyon kişi de evini kaybetti. Karunların yüceltildiği sahte rüyalar ülkesi ABD’de, 35 milyon insanın sokakta yaşaması büyülenmiş zihinlerden kaçırılmaktadır.

“Bir memleketi yıkıp yok etmek istediğimiz zaman oranın lüks ve konfor içinde yaşayan şımarık varlıklılarına, (peygamber ve kitaba uyarak doğru yolu seçmelerini) emrederiz. Buna rağmen onlar itaatsizlik edip yanlış yolda yürümeye devam ederler; o takdirde o memleket üzerine (azap ile ilgili) hüküm hak olur ve artık orayı yıkıp yerle bir ederiz.” (İsrâ / 16)

Kapitalist ve liberalist politikalar ile halkı muhafazakârlaştırarak yönetilen İslam coğrafyasında Karunlara, "(peygamber ve kitaba uyarak doğru yolu seçmelerini) emredecek" kadar Allah’a güvenen, bu azgınlara kaçınılmaz sonlarını hatırlatıp vazgeçmelerini isteyecek kadar sünnetullaha vakıf Müslümanlar neredeler? Her coğrafyada üretilen Karun adaylarının piramidin tepesindekine bağlı adeta yekvücut olarak globalleştiği dünyada oluşacak yıkım sadece bir bölgeyi değil tüm insanlığın sonunu getirecektir. “Durun bu yol çıkmaz sokak” diyerek bir direniş başlatacak cumhuru ulema niçin Kuran ve sünnet konusunda sonuçsuz ve bugünün sorunlarına yönelik olmayan tartışmalarla meşgul etmektedirler. Bu yaptıkları sonucunda dini, halkı Karunları hoş gören muhafazakârlar haline getirecek kıvamda afyonlaştırdıklarının farkında değil midirler?

Resulullah’a vahyin geldiği ilk günden itibaren Mekke’nin Karun namzetlerinin liderinin amcası Ebu Leheb olmasına rağmen mücadeleden geri durmamıştır. O ve sahabe, yığmak yerine elindekilerin tamamını tüketme bahasına paylaşmayı ömrünün sonuna kadar terk etmemiştir. Böylece Ebu Leheb gibilere el açmak ve yeni nesillerin gelecek planlarını onlardan medet bekleyecek şekilde yapılanmasını engellemiş, dayanışarak tüm krizleri atlatmışlardır. Mesela Mekke’nin Karunlar namzetleri, onları 1000 gün süren açlığa mahkûm etmekle dağıtmaya çalışmış, fakat bir avuç inanmış insan son lokmalarına kadar paylaşarak toplumun vicdan sahiplerini harekete geçirip bu şeytani oyunu bozmuşlardır…

Kardeşim senin devam ettiğin tefsir dersinde bu ayetlerin yorumlayan hayran olduğun hocan şu günlerde seni hangi mücadelelere davet ediyor? Cemaatinizin işadamları derneğinin üyelerinin Karunlaşmamaları için ne tip önlemler alınmaktadır? Kapitalistlerin, liberalistlerin ve faizcilerin yaptıklarını önce elimizle, olmazsa dilimizle buna da gücümüz yetmez ise hiç olmazsa bir yuh olsun demenin imanın en küçük cüzü olduğunu hatırlatan kimselerle mi birliktesin?

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.