Sosyal Medya

Makale

İyi Niyeti Onananlar

Ömer ibn Hattâb(rah), Resûlullah’tan (sav) şöyle işittim dedi: “Ameller niyetlere göredir. Herkes yaptığı amelin karşılığını niyetine göre alacaktır"1                                        

Niyet, adet ile ibadeti birbirinden ayıran, Allah ile kulun arasındaki en net ilişkidir. İnsan başkalarını kandırdığı gibi kendini de kandıracağı tehlikesine karşı konulan baraj niyetine sahip çıkmaktır. Mesela kalabalık ile bir cemaatin farkı kişilerin iyi niyetli amelleridir. Kuran’da, yapılan amellerin niyet üzerinden boşa çıkarılacağı münafıklar üzerinden anlatılmıştır. Hepimiz eylemlerimizin niyetlerimize göre değerlendirileceği bir güne doğru gidiyoruz. Sadece Allah’ın bildiği niyetlerimize göre yargılanmamız sonucunda onanmamız nasıl gerçekleşecek?Aydınlık yarınlarımız için Allah’ın iyi niyet değerlendirmesine  ve onamasına ait bir Kuran okuması yapmanın zamanı gelmedi mi?

Ve sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum" dediğin zaman, bu yolda harcayacak imkânları olmadığı için üzüntüden gözleri yaşararak dönüp gidenler de sorumlu tutulmayacaktır.(Tevbe / 92)

Tebük cihadına bineği azığı ve savaş gereçleri olan sahabenin tüm erkekleri davet edilmiştir. Sıcak ve ürünlerin bittiği bu zorlu günlerde cihattan kaçmak isteyenler türlü bahanelerin arkasına saklanmaktadır. Fakat cihada gitmeyi canı gönülden arzu etmesine rağmen bineği olmayan bazı sahabeler Resullah’ın bu ihtiyaçlarını karşılayamaması üzerine evlerine üzüntü içinde dönmektedirler.Ayette resmedilen bu sahabelerin İyi niyetinin işareti olarak döktükleri göz yaşları delil olarak sunuluyor. Cihada katılmamaktan sorumlu tutulmayacaklarının ilanı ise iyi niyetlerinin onandığının en açık göstergesidir…

(Bundan başka bu mallar,) hicret eden fakirleredir ki, onlar, Allah’tan bir fazl (lütuf ve ihsan) arayıp, Allah’a ve O’nun Resul’üne yardım ederlerken yurtlarından ve mallarından sürülüp çıkarılmışlardır. İşte bunlar, sadık olanlardır.Kendilerinden önce o yurdu (Medine’yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler..”(Haşr / 8,9,10)

Yahudi Nadiroğulları kabilesinin arkalarında bırakıp gittikleri ganimetler için Müslümanların at koşturmadıklarını ve oraya develer sürmediklerini hatırlatmaktadır. Dolayısıyla ganimetler Allah’ın emriyle Bedirde olduğu gibi cihada katılanlara verilmemiş tamamı beytülmale devredilmiştir. Ayetle ganimetin ihtiyaç sahiplerine devri konusunda öncelik muhacirlerin fakirlerine verilmiştir. Bu öncelik, ensarın fakirlerini üzmemiştir. Yani onlar mümin kardeşlerini kendi nefislerine tercih etmişlerdir.“Onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar” Ayetin bu kısmı sadece Alim olan Allah’ın şahit olacağı bir husustur. Kalplerin sahibi ve içimizden geçenleri en iyi bilen Allah, ensarın fakirlerinin iyi niyetlerini onamak için onların kalplerinden geçene şahitlik etmiştir.

Ne yazık ki modernlikle bedbaht bu devirde imaj her şeydir. Göstermek üzerine kurulan rekabet ilişkisi kişiyi niyetlerini öncelemeyen bir teşhirciliğe zorunlu kılar. Örtülerin, sakalların, dini unvanların(!), resmi ideolojiye ters düşmeyen birlikteliklerin, üst üste yığanların ve hakkedilmeyen makamların arkasına saklanıp ötekilerin kötü niyetlerinin takipçisi olmak bulaşıcı, salgın bir hastalıktır. Oysa müminlik iddiasını son nefesine kadar sürdürüp Allah tarafından onanmak isteyen müminler başkalarının değil kendilerinin iyi niyetlerine sahip çıkmalıdırlar.

Ebû Hüreyre (rah) Resûlullah’ın (sav) şöyle söylediğini işittim dedi:

Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalplerinize bakar.”2

1(Buhârî,Îmân 54; Müslim, İmâret 155. Ebû Davut, Talâk 11; Tirmizî, Fezâilü’l-cihât 16; Nesâî,Eymân 19; İbni Mace, Züht 26)

2(Müslim, Birr 33. Ayrıca bk. İbni Mace, Züht 9)

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.