Sosyal Medya

Makale

Hedef FETÖ mü Yoksa Anadolu Sermayesi mi?

15 Temmuz sonrasında FETÖ’ye yönelik hummalı bir tasfiye süreci başladı. On binlerce insan memuriyetten uzaklaştırıldı/atıldı. Binlerce esnaf/iş adamı adli süreç takibinde kovuşturma geçiriyor.

Yüzbinlerce kovuşturma ve inceleme sonunda FETÖ’nün omurgasını oluşturanların yüzde kaçının deşifre olduğu hala muamma.

FETÖ mağdurlarının tamamına yakını “FETÖ’cü değiliz, bize haksızlık yapılıyor” diye feryat ediyor. Kaçı doğru kaçı yalan bilmiyoruz. Ama bilinen bir şey varsa adli kovuşturmalar ve tasfiye süreci pek adaletli değil.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Belediye Başkanları ve yüzlerce Milletvekili FETÖ için “bizi kandırdılar” diyorlarsa; bıraksınlar da sıradan memur, esnaf ve işadamları da kanmış olsun.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ yapısını tanımlarken “tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet içinde…” demesine rağmen bugün camianın tabanını oluşturan samimi/iyi niyetli insanlar da mağdur ediliyor.

Bu ülkede son 40 yılda üniversite okumuş her 2 kişiden biri, ticaretle uğraşan her 3 kişiden biri Gülen Camiasıyla bir şekilde yolu kesişmiştir. Eğitim görenler ya okullarında ya dershanelerinde ya da yurtlarında kaldı. Gülen camiasının, ticaret veya bürokrasi camiasında hafif kalburüstü olan kim varsa kene gibi yapıştığını dünya âlem biliyor. İş adamlarının büyük çoğunluğu ya bu camianın gücünden/imkânlarından nemalanmak ya da bunların şerrinden emin olmak için himmet, burs gibi isimlerle para verdiler.

Eğer Gülen Camiasıyla irtibatı olmuş insanları toplamaya kalkışırsak bu ülkede hapishaneler yetmez.

Öncelikle darbeyi destekleyen, halen Gülen’den gelecek talimatları bekleyenler ile darbe sonrası Gülen Camiasına tavır almış olanları ayırmak lazım.

Ak Parti Hükümeti, 17-25 Aralık’ı milat alıp bu tarihten sonra Gülen Camiasında aktif hareketi olanları tasfiye ediyor. Bence milat 15 Temmuz olmalı. Çünkü Fetullah Gülen’in gerçek yüzü 15 Temmuz’da ortaya çıktı.

Bir de gözden kaçan bir husus var;

Gülen Camiası, adı konulmamış bir kast sisteminden oluşur. Bu sistem piramit şeklindedir. En alttaki birinci kast, tabanı oluşturup camiaya muhabbet besleyen ama organik olarak camia hiyerarşisi içine alınmamış/girmemiş kişilerden oluşur. Bunlara sağılacak mal gözüyle bakılır. Yapının en büyük ve kalabalık kesimi bu alt kasttır.

Bir üst kastı, camiaya biat etmiş ev imamları gibi küçük çaplı gurup sorumluları oluşturur. Bunlara devşirme gözüyle bakılır ve yarının üst düzey sorumluları olmak üzere eğitilirler.

Üçüncü kast sistemini, il/bölge/kurum imamları oluşturur.

Dördüncü kastı ülke imamları oluşturur ki bunlar aynı zamanda Gülen’in çevresinde istişare ekibini de oluştururlar. Ve en tepede tepegöz Fetullah Gülen vardır.

FETÖ, kendilerine yönelik tasfiye süreci başlatıldığını görünce en kalabalık kast olan en alt kastını deşifre etti. Zaten bu kastın onlar için kadro oluşturma ve himmet toplama dışında çok fazla bir değeri yoktu.

Bir şekilde tespit edilmiş üst düzey yöneticiler tutuklanmış olsa da hükümetin bugün tasfiyesiyle uğraştığı kişilerin kahır ekseriyeti bu guruptandır.

İnsanlara pişman olma fırsatı verilmeli, fakat Ak Parti hükümeti aklıselimden daha çok öfkeyle hareket ediyor. Ak Parti/Erdoğan karşıtı olup FETÖ’cü olmayan kesimler bunu iyi kullanıyor. FETÖ’ye vurur gibi yapıp İslami camiaları hedef alıyorlar. Bürokraside ve iş dünyasında İslami hassasiyeti olanlar tasfiye ediliyor.

Ergenekon tasfiye edilirken yerine Nurgenekon (FETÖ) geçiyordu. Şimdi FETÖ tasfiye ediliyor; acaba onların yerine kim/kimler geçiyor..?

Ulusalcı Perinçek ve ekibini dikkatle izleyin; sanki Erdoğan’ın 40 yıllık kankası gibi duruyorlar. Hepimiz, Perinçek ekibinin fırsat bulduğunda Erdoğan’ı ve Müslümanları bir kaşık suda boğacağını biliyoruz ama Ak Partililerin bunu ne kadar bildikleri meçhul.

28 Şubatta Küresel sermayenin Türkiye distribütörleri, Anadolu sermayesini yok etmek istedi fakat başaramadı. Aynı güruh şimdi 15 Temmuz sürecini fırsat bilip tekrar atağa geçtiler. FETÖ’ye himmet parası verdiler diye Anadolu sermayesinin önde gelen isimleri boğulmak isteniyor.

Gülenciler, petrol kokusu almış Amerika gibi bir yerde para kokusu aldılar mı ne yapar ne eder oraya çöreklenirlerdi. Bu gün Türkiye’de (Gülen’e kasıtlı tavır almış olanlar hariç) Gülen camiasına para vermemiş kaç işadamı gösterebilirsiniz..!?

Hal bu iken (FETÖ’nün kasası konumundaki işletmeler ve iş adamları hariç) himmet verdi diye her iş adamını tutuklamak, malına el koymak büyük hatadır.

Ak Parti döneminde ciddi ilerleme kaydedip milli bir güç oluşturan yerel sermaye bu süreçte yok edilirse 15 Temmuz Darbe girişiminin başarılı olmasından daha fazla zarar verir ülkemize.

Siyasetçilerin etrafında fır dönen, (haklı veya haksız) FETÖ’den dolayı mallarına el konan/konacak iş adamlarının işletmelerine göz diken çakallar var. Ve bunlar masum insanlara tuzak kurmaktan, iftira etmekten çekinmezler.

FETÖ’nün yaptığı aşağılık bir kalkışmadır ve affedilmesi mümkün değildir. Hak ettikleri cezaya çarptırılmaları bu devletin borcudur. Ama bu işi yaparken adil ve aklıselimle hareket edilmeli; kurunun yanında yaşın yanmasına müsaade edilmemeli. Puslu havada masumlar üzerinden avlanmak isteyenlere fırsat verilmemelidir.   

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.