Sosyal Medya

Makale

Hakikat Taşının Altına Elimizi Koyalım

Eylemde, duyguda, düşüncede imanımızı ispat etmeliyiz.

İmanımızı imtihan ettirmeliyiz.

İman zenginliğine ulaşıp, inandığımız davanın çilesini çekmeliyiz.

Kendi içimizdeki İnkılabı gerçekleştirip, iç yaralarımızı iyileştirmeliyiz.

Ruh değerlerimizi öncelemeliyiz. Fert, fert değişmenin atılacak ilk adımı…

Büyük insanlık idealinin sahibi olmak için, İslam’ın ışığıyla ruhlarımızı sürekli nurlandırmak gerekir. Ruh ihmale gelmez paslanır ve ölür. Aşkımızı ve coşkunluğumuzu, direnişimizi, fedakarlığımızı, duyarlılığımızı, hassasiyetimizi ruhumuzda diriltmemiz ve canlı tutmamız lazım.

Yükseltmeye çalıştığımız İslam binasının hakikat nakışlı taşlarını yerleştirirken, müminim diyen herkes bu taşın altına elini koymak mecburiyetindedir.

Evet , iman iddiasında bulunanlar elini uzatsın; korkmadan, Çekinmeden umutsuzluğa kapılmadan… Ateistler , putperestler, laikler, emperyalist sömürücüler, Siyonistler ne kadar üfleseler de, Rabbimizin yaktığı aziz İslam meşalesini söndürmeye muvaffak olamayacaklardır.

Dünyanın tüm şartlarından sıyrılıp, yönümüzü İstikbale çevirmemiz, gözümüzü ötelere dikmemiz lazım… Tüm benliğimizle çağa tanıklığımızı her koşulda gerçekleştirmeliyiz.

Vahiy ruhuna kuşanmış mümin , müthiş bir direnişle ,zulme razı olmayan tavrıyla ne denli yürekli olduğunu, hakikatin bayrağını yere düşürmeyerek , bu yoldaki samimiyetini gösterendir.

Bugün Müslüman topraklarda sancılar var , acılar var, oluk oluk yine Müslüman kanı akıyor. Tüm bunlara rağmen İslam’ın  ruhuyla doğmakta olan neslin varlığı ümidimizi arttırmaktadır.

Umutsuzluğa gerek yok,

Fecir sırrının çilesine talibiz.

İnsanlığı diriltecek kokuyu bu fecir vaktinde ta içimize kadar çekiyoruz.

Hakikatin şahitliğini yapmak bir an bile, Allah’tan uzak kalmamanın şuurunda olmaktır.Hakikat taşının altına elini koyanlar bu bilincin sahibidirler.

Uyanık diri ve canlı olmalıyız.

Yalancı şafaklara aldanmamalıyız.

Tevhidin şirkin ortasında da olsa çiçek açtığına açacağına inanmalıyız, yeter ki zulüm ve cehalet   ateşiyle savaşımızı sürdürelim.

İnsanlığın omuzlarına yeniden dokunalım uyandırmak için

Bu içinde bulunduğumuz tarihsel kışı bahara çevirmeliyiz.

İstikbalin ağrısını çekmeliyiz.Varoluş amacına kilitlenmiş özümüzü kaybetmeden insanlık ruhunu ışıtma ve aydınlatma görevimizi ihmal etmeden yolumuza devam etmeliyiz.

Saf ruhumuzu, adaletin ve erdemin potasında yeniden yıkayarak sağlıklı bir bakış açısıyla , hakikat mirasına onurlu ve izzetli şekilde sahip çıkıp, Allah’ın dinine İslam’a yardımcı olmalıyız.

Saflarımızı sıklaştırarak, birbirimizin yüreğinden tutarak, birbirimizin ruhlarını yoklayarak, aynı direniş siperlerimizde aynı zorluklara göğüs gererek, birbirimizden nefret etmeyerek, birbirimize düşman kesilmeden, birbirimizi hainlikle suçlamadan, davamızdan taviz vermeden emperyalistlerin, vahşilerin fitne tuzağına düşmeden, aktif bir direnişle halkların dirilişine katkı sağlamamız, öncüler olmamız gerekir.

Umut bilinciyle, zalimlerce gevşetilen inanç bağlarımızı, yeniden çelikleştirerek muhkem kılmamız lazım.

Ümmet bireylerinin birbirlerini anlamaları için, kalbimizin sınırlarını ümmetin coğrafyası kadar geniş tutmalıyız.

Kardeşlik havasına ekmek, su kadar muhtacız. Vahşi kapitalizm artık prestijini kaybetmeye başlamıştır.

Allah(c.c.) her türlü zorbalığa rağmen İslam’ı yeryüzünde kurtuluş yolu olarak korumaya kudretlidir. Yeter ki bu kudrete inanalım. Bu kudretle kalbimizi , ruhumuzu donatalım.

Susuzluktan çatlayan toprak gibi, insanlık ruhu bu yüce kudrete muhtaç… İslam’ın o diriltici yağmurları, çölleşmeye yüz tutmuş ruhların üzerine inmeye devam edecektir…

İnsanlık hakikate ve özgürlüğe susamış durumda.

O halde hakikat binasının taşlarını yerli yerine koyarken , bu taşın altına elini uzatmalısın ki , imanın çiçek açsın, varlık amacını ispat  etmiş olasın.

Gelin, İslam’ın insanını bu hakikat mayasıyla yeniden yoğuralım…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.