Sosyal Medya

Makale

Umudu İncitmeyin

Hep en önde gideceğim, kavganın sıcağında serinletmek için yüreğimi, mazlumlar adına, tüm siyahlar adına, horlananlar, dışlananlar, varoşlardakiler adına, ötekileştirilmişler adına. Bilin ki kıyama durmuş sevdam. Fal taşı olsun gözleriniz, ta içerden irkilin. Kudüs’ü çağıracağım bir de Afrika’yı. Destanlar yazıyoruz kardeşim, daha da yazacağız, giden kül rengi bulutlara bakıp umudu incitmeyin ey sizler. Dahası sürü sürü kuşları çağıracağız üstünüze. ’’Devran döner sap döner hesap döner’. Dedik ya, devran döndü yiğidim şimdi sıkı yaslan aşkına.

Dünyevileşmiş nakaratlara aldırma ve dalıp gitme dipsiz kuyularına oyun ve eğlenceden oluşan hayatın. Bu lunaparkta yönünü kaybetmiş insan müsveddelerine karşı dur, tüm kıblesiz suratlara.

Böğrümüzde küheylan çarpıntısı vursun. Rahata alışmış olanı rahatsız edelim, avuçlarımızda kartal çığlıklarıyla. Damarlarından haramların pompalandığı, bu şehirlerin zehir zıkkım akşamlarında, yaralı yollarımıza direniş merhemleri sürdüğümüz vakitlerde, kanımıza dokunsa da zalimlerin şuh kahkahaları. Ciğerimiz yansa da susuzluktan sabır içmeye devam edelim. Edeceğiz de. Biz umut türküleri söyleyelim acıların siperlerinde.

Dünyaya vurgun kelimeleri silip atıyorum dostum. İçimdeki melun şehirleri yakaraktan. İri soluklarımla başım dik onurumla, izzetimle, seni de çekip alacağım bu iğdiş edilmiş, peygamber taşlanmış çağdaş Taiflere dönmüş beldelerden, alaca karanlık basmadan. Bu beldelerde insanlar, kaybedilen zaman denizinde çırpınmaktadırlar, ihanet hatıraları içinde dünyaya büyülenmiş gözlerle.

Her gün bir yerlere bir şeylere sürgünde insanlar. Tüm kaçışların yönlerine bakıyorum genelde put gösteren levhalar ağırlıkta. Herkes bir putuna doğru koşmakta sanki. Samyeli soluklarıyla nefes nefese sonsuz unutuşlar içindeler. Evet biz beri yanda çığlık çığlık büyüyoruz  umudu incitmeden, ama yoksul ama yetim, hüzünlerden emerekten. Çağdaş zamanın tapınaklarını ezerekten. Kapitalist tüketim çılgınlıklarının aziz ve azizelerini kendi azaplarıyla baş başa bırakalım. Varsın onlar aklın  vasıtalarına binip dolaşsın diyar diyar. Biz aşkımızın, kalbimizin vasıtalarıyla dosdoğru yolumuzda ilerleyelim. Ölümün durağına vardığımızda umudu incitmediğimiz için,  acı çekmeyeceğimizi bilelim. 

Hesabı iyi görelim dostum. Nefis hesaplarında yanılmamaya dikkat edelim onurlu ölümler düşlüyorsak sevdalarımızı perişan kılmayalım. Hud suresini çok okuyalım çok yaşayalım, yaşadıkça yaşlandığımızı göreceğiz tıpkı mutlak önder gibi. Saçlarımıza aklar dolacak sakalımızda seher yelleri eserek nice yanardağ yüreklerden lavlar boşalacak üstümüze .Bak ölümler dalgalanıyor etrafımızda güneş yavaş yavaş ikindi sularına dökülüyor. Asr vakitler . Dudaklarımız kurumuş, çekme bakışlarını üstümüzden ey sevgili ne olur. Simsiyah kuşkulara büründürme bizi. Biz umudu bir yangın gibi taşıyoruz bağrımızda, sularımız dalgın aksa da, öpecek alnımızdan umut. Böyle yorumluyoruz  düşlerimizi, aşkımızı.

Toprağın kokusuna daldırıyorum düşlerimi , boy veriyor. Gecenin parmaklarına tutunup bağırıyorum ağlamaları, hıçkırıkları bırakın, bu perişan bu kör yıkımlar geçin, umuda tutunun. Umut bir mermi gibi olmalı, güçlü, muhkem olmalı, fırtına gibi, parlayan bir kılıç gibi olmalı, yüreği kuş gibi çırpınan çocukların, ihtiyarların, kadınların, kızların, savaşamayanların umudu.

 BEN OLMALIYIM

SEN OLMALISIN

BİZ OLMALIYIZ

Evet biz önceden olduğumuz gibi değil mi.

Biz var idik.

Can dostum umudu incitme.

Umudu sıkı koru, sarmasın bedenini umutsuzluğun kendisi olan iblis çiçekleri…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.