Sosyal Medya

Makale

İsrail İle İlişkiler ve Feridun Sinirlioğlu

Dün İsviçre’de İsrail ile ilişkilerin yeniden kurulması için ön anlaşma yapıldığı haberleri ortaya çıkınca dikkatimi bu görüşmenin mimarı Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’na çekti.

Kimdir bu Feridun Sinirlioğlu?

Esas adı Feridun Hadi Sinirlioğlu.

Ergenekon davası sanıklarından ve Sebatayist bir Yahudi dönmesi olduğu iddia edilen Kemal Alemdaroğlu’nun akrabası olduğu söyleniyor.

Demirel’in hem Başbakanlığında hem de Cumhurbaşkanlığında danışmanı olarak görev aldı. 28 Şubat döneminin etkin bürokratlarındandı.

2002-2007 yılları arasında 5 yıl boyunca Türkiye’nin Telaviv Büyükelçilik görevini yürüttü.  

Halen, 2009’da atandığı Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığına devam etmekte olup 28 Ağustos 2015 tarihinde geçici seçim hükümeti olan 63. Türkiye Hükümeti'nde Dışişleri Bakanlığı yaptı.

İsrail karşıtları Sinirlioğlu’ndan rahatsız. Çünkü bozulan Türkiye İsrail ilişkilerinin yeniden kurulması için adeta İsrailli bir bürokrat gibi çaba harcıyor:

Açık ve gizli birçok yerde İsrailli yetkililerle görüştüğü biliniyor.

Mavi Marmara vakası sonrasında İsrail’in BM nezdinde aklanması için kurulan “Palmer  Paneli” tezgahına Türkiye’nin yine Feridun Sinirlioğlu’nun çabasıyla dahil olduğu iddia ediliyor.

İHH Başkanı Bülent Yıldırım, bir konuşmasında Sinirlioğlu’nun İsrail’in Türk Dışişlerindeki Truva atlarından biri olduğunu iddia edip rahatsızlığını dile getirmişti.

Bülent Yıldırımı bu açıklamayı yapmaya sevk eden nedenler vardı:

1- Yaklaşık iki yıl önce Mavi Marmara Davası Hâkimleri, İsrailli yetkililerin yakalanması için Kırmızı Bülten çıkarılmasına karar verdi fakat bunca süredir bu karar sümen altı edilip İsrailliler korundu.

2- Mavi Marmara Davasına dâhil olmak isteyen Komor Cumhurbaşkanı yardımcısının da olduğu heyete vize verilmeyerek davaya müdahil olmaları engellendi.

3- Uluslar arası Ceza Mahkemesi Türkiye’den Mavi Marmara ile ilgili bilgi ve belgeler istedi ama belgelerin gönderilmesi Dışişlerinde gizli bir el tarafından engelleniyor.

Yazar Kenan ULUALP, Genelkurmay, MİT ve Dışişler yetkililerinin katıldığı gizli görüşmelerin, Oslo görüşmelerinin, MİT TIR’larının ve diğer kozmik bilgilerin dışarıya sızması konusunda Sinirlioğlu’nun dahlinin olup olmadığının soruşturulmasını istiyor.

Aynı yazar başka yazısında, Dışişlerindeki toplantıda dışarıya sızan konuşma için bunun böcekle olmasının mümkün olmadığını, birinin yanında ses kayıt cihazıyla bunu kayıt etmiş olabileceğini söylüyor.

Üstü aranmadan o toplantıya girebilecek 4 kişi vardı:

Bakan Davutoğlu, Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu.

Bunca iddiadan sonra Feridun Sinirlioğlu’nun bir dahli olup olmadığını bilmiyorum. Bu konuda kendisinin bir açıklaması yok.

Kendi adıma konuşacak olursam, bu iddiaları zihnimin bir yerinde tutup Feridun Sinirlioğlu’nun bundan sonraki icraatlarını yakinen takip edeceğim.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.