Sosyal Medya

Makale

Alim Cahiller

Sağlıktan ekonomiye, dinden siyasete kadar çoğu alanda hemen herkesin bir fikri var.

Profesörü de konuşuyor, üç beş davar güdeni de konuşuyor. Hatta konuşmakla kalmayıp ahkâm kesiyor.

İnsanların, çoğu konuda bir fikrinin olması aslında çok güzel ama bilgilerin yüzeysel olması ve kendi fikirlerini mutlak doğru görmeleri acı bir handikap.

Maalesef bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın sancılarını yaşıyoruz.

Çağımız bilgi çağı; bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı:

TV’lerden, gazetelerden, internetten sürekli bir şeyler öğreniyoruz. Ama öğrendiklerimiz bilgi/ilim değil sadece malumat.

Herhalde tarih boyunca ilim bu kadar basit ve ucuz olmamıştır.

İnsan ancak aylar belki yıllar boyu dirsek çürüterek, kafa patlatarak, uykusuz kalarak ilim sahibi olur.

Birkaç satır okumakla, iki belgesel izlemekle veya birkaç saat internette sörf yapmakla ne yazık ki âlim olunmuyor.

Problemimiz, malumat sahibi olanların kendini âlim sanmasıdır.

Facebook’ta, Twitter’da alim kaynamasının nedeni bu olsa gerek.

Farklı birkaç doktordan, hastaların çokbilmişliğinden serzenişlerine şahit oldum.

Sağlık camiasından biri olarak, çoğu hastanın hastalığını ve reçetesini kafasında şekillendirmiş halde doktora gidip bunu teyit ettirmeye çalıştıklarına şahidim.

İstedikleri cevapları alamayınca, doktoru bilgisizlik ve yetersizlikle suçlayıp çıkıyorlar.

Görünen o ki; bilgi ne kadar azsa kanaat o kadar kesin oluyor. Tabii fikre tahammül de o oranda az oluyor.

Tersine, bilgi arttıkça kanaatteki temkinlik ve hoşgörü o derece artıyor.

Sıra dışı bir cehaletle karşı karşıyayız; MALUMAT CEHALETİ:

Her şeyden azar azar ve yüzeysel…

Eski cahiller nur nimetti. Hiç olmazsa bilmediklerini biliyorlardı.

Ya şimdikiler; bilmediklerini de bilmiyor. Tüm mahalleyi toplasanız da bilmediğine ikna edemezsiniz.

Allah, bize haddimizi bilmeyi; bildiklerimizin bilmediklerimizin yanında denizden bir damla olduğu idrakini versin.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.