Sosyal Medya

Makale

Paralel Muhabbeti Gına Getirdi

Sübhanallah! Ne günlere kaldık.

Ak Partililer sonunda bizi de Gülen Cemaatini savunmak zorunda bıraktı ya, alacakları olsun.

17 Aralık’tan önce devlet imkânlarını Gülencilere peşkeş çektiği, onların pervasızca kadrolaşmalarına izin verdiği için Ak Parti’yi eleştiriyorduk. Şimdi de adalet aramaktan öte işi intikam almaya, linç etmeye götürdükleri için eleştiriyoruz.

17 Aralık’tan sonra bir “Paralel” muhabbetidir gidiyor:

Her sorunun, her beceriksizliğin, her eksiğin, her başarısızlığın adı “Paralel” olmuş.

Devlet kadrolarındaki “Paralelcilere” yönelik bir sürek avı başlatılmış. Dün, pervasızca kadrolaşmalarına göz yumulan Gülenciler, bugün haklı/haksız gerekçelerle yerlerinden ediliyor.

Dün, kamunun tüm imkânlarının hoyratça kullanıldığı camianın okul ve dershaneleri, bugün çok ucuz gerekçelerle kapatılmaya çalışılıyor.

Yazılanlara bakarak Gülen Camiasını akladığımız sanılmasın:

Müslümanlar dışında herkesle diyalog kurmak için onca takla atmasına rağmen söz konusu Müslüman kardeşi olunca işbirliğinden, diyalogdan kaçan bu camia için samimi bir sevgiden bahsetmek riyakârlık olur.

Özel sektörde ve kamuda, kendi mensuplarına kadro oluşturmak veya rant için kendinden olmayan samimi Müslümanların bile altını oymaktan çekinmeyen bu camiaya destek vermemiz düşünülemez.

Ak Parti’nin kimi zaman hukuk sınırları zorlayarak dört bir koldan üzerilerine gitmeleri Gülen Camiasını masum kılmıyor.

Önceden beri Cemaatin menfaati için her yolu mubah gören bu zihniyetin, bugün Erdoğan ve Ak Parti’ye olan kinleriyle neler yapabileceğini kestirmek çok zor değil.

Eleştirimiz Ak Partiye, çünkü icrada ve iktidarda olanlar onlar. Bugünkü paralel sancının en büyük müsebbibi de onlar.

Ak Parti’nin Gülen Cemaati ile ilişkisi dün de ahlaki sınırları zorluyordu bu günde zorluyor.

17 Aralık operasyonu derin bir komploydu, tamam. Benzeri daha birçok tezgâh kurdular ve kurmaya devam ediyorlar, bu da tamam. Ama tüm bunlar adalet ve vicdan sınırları dışına çıkmayı gerektirmez.

“Bir kavme olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin…(Maide:8)” çok açık ilahi bir emir değil midir?

Gülen camiası, “salkım piramit” tipi bir yapılanma içinde. Camiayı sevk ve idare eden piramidin en üstünde yer alan azınlık bir ekiptir ki bunların sayısı %1 bile değildir. Cemaat tabanının kahır ekseriyeti samimi insanlardan oluşuyor.

Ak Parti ile çatışma başlayınca tabandaki bu kesim camiayı sorgulamaya başladı. Dışarıdaki sempatizanların tamamına yakını ve camia içindeki ciddi bir kitle camiadan koptu. Geriye kalanların kafası karışıktı.

Ak Parti’nin olayı kan davasına çevirmesi, Gülen cemaati ile mevcut bağlarını gözden geçiren ciddi bir kitlenin camiayla daha da kenetlenmesine sebep oldu.

Olay kan davasına dönüştü; taraflar ellerindeki tüm imkân ve malzemelerle linç edercesine saldırıyorlar.

Hak, hakikat kimsenin umurunda değil. Taraflar, ellerindeki medya silahını öyle seviyesizce kullanıyorlar ki Kartel Medyası bile kimi zaman yanlarında Pir-ü Pak kalıyor.

Zararı biz Müslümanlar görüyoruz. 70 yıldır ilk defa beli kırılma noktasına gelen derin yapı bu kavga sayesinde aradan sıyrıldı ve tekrar ipleri eline almaya başladı.

Ak Parti, Gülen Camiasını sanki yegâne düşmanmış gibi gösteriyor; onlar yok olsa Türkiye huzura erecek sanıyor. Oysaki bu camia uluslar arası bir komplonun ancak başarılı bir ayakçısı olur. Asıl düşman

Özellikle İslami camialar “Paralel” hipnozundan kurtulup son gelişmeleri yeniden değerlendirmek zorundalar:

Birçok askerin müebbetle yargılandığı Ergenekon, Balyoz, 28 Şubat davalarında içeride hiç kimse kalmadı. Hatta bazıları son Askeri Şurada terfi aldı. Gerçekten bunların hepsi iftira mıydı?

Haydi Ergenekon, Balyoz uydurmaydı; 28 Şubat’ta yaşadıklarımız, 27 Nisan Muhtırası da mı yalandı…?

Ak Parti kendini de bizi de kandırmasın.

Yolsuzluk iddialarının kendisine en az “Paralel Yapı” kadar zarar verdiğini görmelidir.

Kendini her eleştirene “Paralelci” veya “Terör İşbirlikçisi” muamelesi yapmasın.

Müslüman camialar bugün Ak Parti’ye hala yakın duruyorlarsa, bu Ak Parti’nin çok temiz ve masum olduğu için değil ülkenin girdiği/gireceği kaos ortamının getirdiği endişe nedeniyledir.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.