Sosyal Medya

Makale

Yönelimin/iz Nereye?

İstikamet belirleyici bir unsurdur. Çünkü istikametiniz sizin hangi eylemi niçin yaptığınızın açıklamasını yapar. Her insanın mutlaka bir amacı var ve bu amaca uygun bir yönelimi mevcuttur. İşte bu mevcudiyet kişinin niyetinin sahihliğini ve amelinin salihliğini ortaya koyuyor.

Kur’an değişik surelerde ve farklı varyantlarda aynı soruyu sorar Nereye akıp gidiyorsunuz? Bu akıp gitme önemli. Çünkü cehennemdeki kişilere sorulan soruya verilen cevaplardan biride ‘batıla dalıp giden topluluğa bizde katıldık’ cevabıdır. Böylece sorgulamadan bir şeylere takılıp gitmek ve soru sormadan uymak insanı cevabını veremez durumlara düşürebilir.

İnsan istikameti kadardır. Kim neyi istikamet edinmişse bütün eylemleri ve düşünceleri bu istikamet tarafından belirlenir olacaktır. Bu belirlenme ile hayatının anlamını bulacak ve ecri de bu belirlenme sayesinde gerçekleşecektir. Öyle ise istikamet deyip geçmemek gerekir. Önemini gerçek anlamı ile kavramak ve istikametimizin nereye olduğunu soran soruyu yüksek bir sesle ve sürekli kendimize sormayı itiyat edinmeliyiz ki herhangi bir sapma söz konusu olduğunda hemen farkına varalım ve istikametimizi düzeltelim. Yoksa milim sapma istikameti bir daha düzeltememe pozisyonuna taşıyabilir.

Etrafımıza bakalım! Kim ne işle meşgul ve neler yapıyor. Gözlem yapalım ve kişinin eylemlerinin nedenini kavramak için onun gerçek anlamda hangi yönelime sahip olduğu konusunda tefekkür edelim. Çünkü kişi istikametini gizleyemez! Bu çok zordur. Gizleme çabası içinde olanlar hep vardı ve olacaktır. Ama muhakkak bir noktada açık verecek ve istikameti faş olacaktır.

İstikamet önemli, çünkü kişinin eyleminin gerçek sebebini taşıyor. Kişi, siyasi, toplumsal, iktisadi, bireysel hayatını bu istikamet üzere kuruyor. Kimi bunun farkında kimi ise değil! Ama sonuçta herkes bir şekilde kendi istikametinin zorunlu yolunu takip etmektedir. Kişiyi değiştirme arzusu gerçekleşecekse onun istikametini değiştirmeyi zorunlu kılar. Kişiler ya da toplumlar ancak istikametleri üzere eyleme geçerler. Modern kültür bireyi ve toplumu rafine yöntemlerle yeni istikametlere çektiği için başarılı oluyor. Çünkü toplumsal mühendislikler aslında yeni istikamet belirleme tekniğini taşımaktadır. Nereye gidiyorsun sorusu ne yapacağın sorusunu açığa düşürür. Çünkü yönelimi yapacağı davranışı da belirgin kılar.

Örnek verilecek olursa kişi zengin olmak istiyor. Zengin olmanın farklı yöntemleri var. Bu yöntemlerden birini tercih edebilmesi yine istikameti ile ilişkili bir varsayıma dayalıdır. Mutlak anlamda zengin olmak istiyorsa helal ve haram sınırları flulaşır. Ama zengin olmak istiyor fakat aynı zamanda Müslüman bir kişi ise bu sefer helal yoldan zengin olmayı düşler. Harama dikkat eder. Fakat zenginlik baskın karakterse süreç içinde helal kavramı elastikiyet kazanır ve zamanla ortadan kalkar. Çünkü o zengin olamıyor. Benzer şey siyasi tercih içinde geçerlidir. Belediye başkanı, milletvekili veya herhangi bir kademeyi istikamet olarak belirlesin kişi hemen oraya ulaşmanın yöntemlerini çalışmaya başlar, ona göre ilişkiler ağı geliştirir, yola çıkacağı yoldaşlarını da bu çerçeve içinde tanımlar ve yolculuk boyunca da tek gayesi hedefe ulaşmak olacağı için istikameti izin verdiği ölçü içinde ilişkilerinin mahiyetini belirler. Yani ilişkilerinin mahiyeti istikameti tarafından tanımlanır.

Tabi istikamet tek merhaleli de olmayabilir. Ana istikamet ile ara istikametleri beraber düşünmekte fayda var. Kişi başbakan olacaksa önce partiye üye olmalı, sonra parti kademelerinde yürümeli, sürekli yükselmeyi amaç edinmeli ve ilişkilerinin niteliğini buna göre ayarlamalı, sadece ilişkilerini değil hayatının tümünü de buna göre tasarımlamalı, aile hayatı, iş hayatı vesaire de buna göre yeniden düzenlenmeli ve bütün tavırları bu istikamete ayarlı hale gelmelidir. İşte bu kişi amacına ulaşma konusunda diğerlerine göre avantajlı konumunu muhafaza edebilir. O zaman kişinin değeri istikameti tarafından belirlenendir diyebiliriz. Onun hayatını kuşatan değer, anlam ve güzellik bu çerçeve içinde tanımlanır.

Peki, gerçek anlamda istikamet ne olmalı? Aslında bunun cevabı kolay! Fatiha suresinde yaptığımız ilk dua’(ihdinassıratel müstakim) bizi dosdoğru yola yönelt’tir. Demek ki gerçek yönelim ilahi rızaya yönelme ve hayatımızı buna göre kurma çabasıdır. İşte o zaman yaptığımız her şey yeniden anlamlanacaktır ve helal ile haram sınırları belirginleşecektir.

Burada şu gerçeğin de altını çizmeliyiz: istikamet Allaha raci olduğunda diğer bütün istikametler tali olmaya başlayacak ve kişiye büyük bir imkan sunacaktır. Çünkü her tali istikamet dahi ana istikamete göre yeniden biçimlenecektir. Böylece kişi sahip olduğu her şeyi bu istikamete göre biçimlendirecek ve ilişkilerinin niteliğini de bu çerçeve içinde anlamlandıracaktır. Şeytan ve avanesi sürekli size ana istikamete dokunmadan tali istikametlere yöneltmeye çalışacak ve sanki bu tali istikamet ana istikametmiş gibi bir zehaba kaptırarak sizi yoldan çıkaracaktır. İşte tam bu noktada uyanık olmak şarttır. Yoksa şeytana kanmak ve onun istikametine tabi olmak işten bile değildir. Müslüman müteyakkız olmakla yükümlüdür. Ve sürekli istikametini kontrol etmelidir. Zihninde sürekli şu ayet dolanmalıdır: Fe eyne tezhebun/ yöneliminiz nereye?

Şimdi sormanın tam zamanı: kimin istikameti şehveti ve arzusudur, kimin istikameti para, mal mülküdür, kimin istikameti şan şeref ve şöhretidir, kimin istikameti iktidar ve muktedir olmaktır, kimin istikameti cesaret ve büyüklüğüdür, kimin istikameti iyi adam olmaklığıdır…

Sorular, bizi anlama davet eden elçilerdir. O yüzden sürekli soru sormalı ve sorularımızın peşine düşmeliyiz. İnsan ilk soruyu hep kendi nefsine sormalı ve yöneliminin nereye olduğu üzerine bina etmelidir ki hayatını sürekli müteyakkız bir şekilde geçirsin ve istikameti ilahi rıza üzerine daim olsun… Böylece kişi, Müslim, Mümin, Muhsin ve Muhlis kullardan olsun…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.