Sosyal Medya

Makale

Düşmanımın Düşmanı Benim Neyim Olur?

Devleti şirk koşulmaz bir bütünlükte kutsayanlarla, devlet içinde devlet olunmasını kutsayanların hınca hınç mücadelesi sürüyor. “Amacın kutsallığı her türlü aracı mubah kılar” prensibiyle hareket edenlerce makbul sayılan Makyevelist ahlak, güçlü olmayı her şeyin üstünde tutan her iki kalabalığı da ‘Düşmanınızın düşmanı sizin dostunuzdur’ stratejisine yönlendiriyor. Böylece T.C. tarihinde imkânsız görülen konsorsiyumlar bir çırpıda hayata geçirilmesi at iziyle it izinin karışması şeklinde bile izah edilemez bir boyutta sürdürülüyor.

Bir yörede iman iddiasındakilerin yaptıkları İslam’dan sanılacağı için uygulanan her metodun vahiyden kaynaklanması gereklidir. Aksi hâlde açılan her yeni çığırın, edilen her sözün ve yapılan her eylemin hesabının sorulacağı zorlu bir gün vardır.

(Ey Müminler) Allah, müşrik düşmanlara destek vermek suretiyle sizi arkadan vurmaya çalışan Yahudileri de sığındıkları kalelerinden çıkardı ve aynı zamanda kalplerine korku saldı…(Ahzap / 26)

Hendek savaşını diğer savaşlardan ayıran en önemli husus o güne kadar hiçbir konuda birleşemeyenlerin Resulullah (sav) karşısında yekvücut olmalarıdır. Müşriklerle Yahudileri aynı safta savaşma nedeni “Düşmanımın düşmanı dostumdur” (şeytani) stratejisidir. Bilindiği gibi ayette söz konusu edilen kınama kendilerine verilen Tevrat’ta, gelecek Resulle müjdelen ve ona yardım etme hususunda kendilerinden söz alınan Yahudilerin buna rağmen müşriklerle ittifak kurmasıdır. Ve düşmanımın düşmanı dostumdur şeytaniliğine uyan bu Kitap Ehli’nin kurdukları bu şer ittifakı sonucunda kalplerine korku salınmıştır.

Ey Âdemoğulları, size demedim mi? Şeytan'a tapmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır! (Yasin / 60)

Ayetinin gereği olarak Resulullah (sav) kendisine düşmanlık edenleri bile gerçek düşmanları olan Şeytan’a karşı uyarmayı hiçbir zaman ihmal etmemiştir. Yani düşmanını düşmanından kurtarma prensibiyle hareket etmek bugün Resulün terk edilmiş sünnetlerdendir.

(Ey Müminler) Allah’ın Düşmanlarını ve aynı zamanda sizin düşmanlarınızı, ayrıca sizin bilmediğiniz, ama Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutup caydırmanız için elinizden geldiğince güç- kuvvet ve savaş atları hazırlayın…(Enfal / 60)

Ayeti, İman iddiasındaki birlikteliklerin düşman olarak gördükleriyle, Allah’a düşmanlık edenlerin aynı kişiler olmalarının lüzumundan bahseder. Hatta bize dost görünüp ayağımız sürçmesini bekleyen gizli düşmanlıkları da sadece Allah’ın bildiği bilgisi verilerek gerçek düşmanlar konusunda vahyi öncellememiz istenmektedir. Ancak bu surette müminler olarak gerçek düşmanımız olan gâvurları caydıracak beraberliklere ve önlemlere yönelebiliriz.

Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Resulüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren müminlerdir. (Mâide / 55 )

Müminlerin gerçek dostları bellidir. Ayette önerilen dostluğun haricindeki bütün dostluklar dünya hayatı ile sınırlıdır. Dost ve düşman tarifinin Kuran ile net biçimde ortaya konması ahiretteki beraberliklere ait sorguyu kolaylaştıracaktır.

Dostum bugün seni, gâvurları unuttururcasına din kardeşlerinle mücadele etmen için daha düne kadar sana düşmanca davrananlarla koalisyon kuranlara itaat etme.

(Ve Allah şöyle diyecektir): İşte şimdi bize yapayalnız geldiniz, tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi ve (hayatta iken) size bahşettiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız. Kendinizle ilgili olarak Allah’a ortak koştuğunuz o şefaatçilerinizi yanınızda görmüyoruz! Gerçek şu ki, sizin (dünyadaki hayatınız ile) aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiştir ve bütün eski dostlarınız sizi terk etmiştir!” (En’âm / 94)

Seni, gözlerin döneceği, ayakların birbirine karışacağı o zorlu günde yalnız bırakacak Makyevelist ahlak sahibi, dostun olduğu iddiasındakilerden uzak dur…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.