Sosyal Medya

Makale

Toplu Eylemsizlik Günleri

İslam dininde yapılması istenen sâlih ameller kadar, haramların terk edilmesi de çok önemlidir. Namaz kılmanın ahirette nasıl karşılığı varsa, domuz eti yememenin, içki içmemenin, faiz almamanın da ahirette mükâfatı vardır. Güya adalet sağlama iddiası ile ortaya çıkan kaynağı beşeri olan tüm ideolojiler yasaklara uyduğu için kişiye mükâfat vaat etmez. Böylece cezadan korktuğundan dolayı kanunlara uyanlar ile doğru ve iyi insan oldukları için kanunlara tabi olanlar birbirine karışır. Bu nedenle kurucu mantığı beşeri olan bir yapıda iyi ve doğru insan yerine korkak ve pısırık insan tipi oluşturulmak istenir.

İslam dininde iyilik yapanlar desteklenir cesaretlendirilir. Hatta bütün kötülüklerin iyiliksever sâlih insanların eliyle engellenmesi amaçlanır. Yani iyilik yapmak başlı başına bir değerdir ve ona kıymet verilir. Aynı şekilde haramdan kaçınma iradesi gösterenlerin toplum düzenine katkısı, neredeyse doğru işleri devam ettirme iradesi gösterenlerin ki kadardır.

İslam inancı, haramı işlemememe iradesine bir amel olarak değer verir ve cennet vaat eder. Bu anlamda doğru bir eylemin ödüllendirilmesinin yanı sıra yanlış bir eylemden kaçınmanın da mükâfat olarak bir karşılığının olması ilginçtir. Buna göre bazen eylemsizlik de bir değer taşır. Bilinçli bir tercihle ortaya çıkan eylemsizlik hâlinin ödüllendirilmesi vaadinin üzerinde düşünmemiz gerekir. Mesela oruç tutmak, bir şeyi yapmaktan daha ziyade yapmamak şeklinde tarif edilebilir. Oruç, hiç bir şey yememek, içmemek ve cinsel ilişkide bulunmamak yani normal hayatta helal olan şeylerden uzak durmaktır. Bu, bir şeylerden uzak durma iradesi göstermenin, bir şeyleri yapmak mesabesinde bir amel olarak kabul görmesidir.

Oruç tutmak, helal sayılanlardan belli bir süre uzak durmamızı sağlarken aynı zamanda da yasaklananlardan uzak durma iradesini sürdürmemizi şart koşar. İslami her amelin, kişiler üzerinde olduğu gibi toplum üzerinde de niyetleri vardır. Ramazan orucu, dünya coğrafyasındaki tüm Müslüman halkların ortak ve büyük bir eylemidir. Peki, bir ay boyunca aynı ameli işleyen kişi ve halklar nasıl bir görünümün ortaya çıkmasını sağlıyorlar?

 

Ramazan’da Oruç, hep birlikte bir şey yapmama eylemidir. Müslümanlar, Ramazan ayında toplu hâlde bir şeyleri yapmamayı öğrenirler. Bu berberce bir şeyler yapmaktan daha kolaydır. Böylece eylemsizlik kararı Müslümanları ortak bir anlam dünyasında birleştirir.

Ramazanda ülkemizde günden güne gelişerek devam eden birçok aktivite artık olmaz olmazlar arasındadır. İslam’ın haram saydığı işi yapan birçok işyeri bir ay boyunca kapanmaktadır. Marketlerde fakirlere dağıtılmak üzere kumanya poşetleri ve kampanyaları yaygınlaşmaktadır. Bilinen lüks otel ve restoranlarda iftarlar düzenlenmekte. Birçok işyerinde iş görenlerin mesai saatleri iftara göre ayarlanmakta. Modern hayat ile terk edilen akrabalar ile verilen iftarlar neticesinde tekrar sıcak ilişkiler kurulabilmekte. Yanından dikkat etmeden geçtiğimiz birçok ihtiyaç sahibi ile kumanya, zekât ve fitre ile paylaşım normalleşmekte. Belediye çadırlarında binlerce kişiye iftarla bir araya gelmekte. TV’lerde Kuranın Arapçası ve mealini, düzenli olarak her gece yayınlamaktadırlar. Emniyet genel müdürlüğünün de açıkladığı verilere göre suç işleme istatistikleri Ramazan boyunca en alt düzeyde seyretmekte.

 

Yukarıda sayılan bu değişikliklerin nedeni hep birlikte aç ve susuz kalma iradesinin gösterilebilmesidir. Bunu İslam’dan habersiz bir kişiye anlatmak zor olabilir. Ben, binlerce polisin sağlayamadığı huzuru, bir ay boyunca ortak bir irade gösteren Müslümanlarca sağlanmasına “Toplu Eylemsizlik Günleri” diyorum. Bu, dinin gereği olarak yapılması gerekenleri yapmanın yanında yasaklardan da uzak durma iradesindeki beraberliktir. Bütün bu ümidi yeşerten gelişmeler senin Allah’ın emirlerine uyarken aynı zamanda yasaklananlardan da uzak durma iradesi göstermen sayesinde Allah’ın yardımı ile gerçekleşmektedir.

 

Ramazan orucuyla kavuştuğumuz, yasaklananlardan hep beraber uzak durma bilincindeki hassasiyet diğer aylarda devam etmemesi beraberce yapmamız gereken doğru eylemlerdeki beraberliklerimizi de engellemektedir. Mesela geçmişte Müslümanlar faiz yemez, rüşvet almaz, kamunun malına el sürmezlerdi. Bu konuda yapılan hadsizliklerdeki artış, Salih ameller işlemede de beraber davranamamızın en önemli sebeplerindedir.

Müslümanlar hep birlikte yasaklardan uzak durma iradesi gösterirse neler olur? Mesela oruç tutanlar karar verip 1 ay boyunca ortak bir irade koyarak, kredi kullanmasa, faiz ve kâr payı ile ilgilenmese, kredi kartı kullanmasa, bankalar üzerinden taksit ile hiçbir şey almasa, tutukları partilerden uzaklaşsa, televizyon izlemese, radyo dinlemese, gazete okumasa, internet çöplüğünde eşelenmese kimler telaşlanır diye hiç düşündünüz mü?

Ramazan orucu ile bütün İslam âlemi birlikte bir şey yapmaktan önce belki de birlikte bir şeyleri yapmamayı başarmanın peşine düşmeli. Ne dersiniz?   

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.