Meşhur deyimlerin ilginç hikayeleri
Etekleri zil çalmak
Bir zamanlar Anadolu'nun bir yerinde, herkesin sevip hürmet ettiği güler yüzlü, tatlı dilli bir şeyh yaşarmış.
Şeyhin, pabuçlarının sivri ucunda ve cüppesinin eteklerinde yüzlerce kuzu çıngırağı bulunurmuş. Şeyhin uzaktan gelişi bu çıngırakların çıkarttığı sesten anlaşılırmış.
Bir gün şeyhe bu çıngırakları niçin taktığını sormuşlar. O da:
Yürürken yerdeki karıncaları ürkütüp çiğnenerek ölmelerine engel olmak için, diye cevap vermiş.
Bir gün güvenlik güçleri , çok tehlikeli bir hırsız çetesinin saklandığı yerden çıkmasını beklerken, çıngıraklı şeyh oradan geçiyormuş. Azılı hırsızlar çıngırak sesini duyunca ortaya çıkmış ve kaçmaya çalışırken yakalanmış.
Azılı bir çetenin yakalanmasına sebep olan çıngıraklı şeyhi halk sevincinden kucaklayıp havaya kaldırırken, şeyhin eteklerindeki çıngıraklar, daha fazla ses çıkarmış, adeta zil çalmış. Halk da bu çıkan sesten çok mutlu olmuş.
Bu olaydan sonra o yerin ahalisi, bir şeye çok sevinip mutlu olanları görünce, "Ne o eteklerin zil çalıyor." demeye başlamış.
Toplam 20 / 6. Foto
Türkçe deyimler açısından zengin bir dil. İroni yapmak, kızgınlığımızı belli etmek, ders vermek ya da yanlış davranışlar konusunda uyarıda bulunmak gibi amaçlarla sık sık deyimlere başvururuz. Peki ifadelerimize güç katan deyimler nasıl ortaya çıktı? İşte çok sık kullanılan deyimlerin ilginç hikayeleri...