Sosyal Medya

Bakara 256

Malumunuz dönem enflasyon dönemi, paranın enflasyonu, doğru söyleyen! siyasetçi enflasyonu, kalifiyesiz insan enflasyonu, hoca enflasyonu… Bu listeyi böyle uzatıp gidebiliriz, şimdi söylemek istediğim Tanrı enflasyonu.



Malumunuz dönem enflasyon dönemi, paranın enflasyonu, doğru söyleyen! siyasetçi enflasyonu, kalifiyesiz insan enflasyonu, hoca enflasyonu… Bu listeyi böyle uzatıp gidebiliriz, şimdi söylemek istediğim Tanrı enflasyonu.

Bugün her insan ihtiyacına göre istediği ölçülerde bir tanrı bulabilir. Durum sanki şurada, izleyip gittiğimiz caddede sıralı dükkanlardan biriymiş gibi duran, müşterisi eksik olmayan Tanrı dükkanıdır. Dükkana gidiyorsunuz tezgahtara o gün için ihtiyacınız olan Tanrı şeklini veriyorsunuz ve hemen sizin istediğiniz gibi bir model çıkarıyor. Böyle bir şey fiiliyatta yok (ya da yokmuş!) fakat içinde yaşadığımız yaşlandığımız hayatın zihinleri bu anlattığımız tanrı enflasyonunu gözümüze sokuyor. Sizce kitabı elinde olmayanın zihninde hangi tanrı algısı vardır ve bu nasıl oluşmuştur; ihtiyaçlar, duyurular, misyonerler, haç takmayan papazlar zihinleri dolduruyor. Zaten dünya boşluğu kabul etmiyor ve bütün bunlar Kitabımızla birebir örtüşüyor.

Alemlerin Rabbi ayeti kerime de buyuyor ki “din de zorlama yoktur.” Herkes ama herkes istediği hayat programını uygulamaya, Tanrısını dört ayaklı ve memesinin süt dolu olmasına, kendileri gibi insan olmasına, yaptığı ve yapacağı her tür ayıbı son dakika tövbesiyle kabul eden olmasına inanabilir.Bu onun tabii hakkıdır ve günümüz insanının Tanrısının fısıldadığı en moda din kuşkusuz demokrasidir. İnanmak serbest, bu serbestliği Allah veriyor yalnız bir şartla; o da bedelini ödemek, ilgililere duyurulur. Ayetin devamında yüce Allah hak batıldan ayrılmıştır buyurulur. Bunun üzerinde biraz duralım. Artık batılın karşısında hakta yerini almıştır. Rabbimizin istediği hayat programının karşısında da, sağında, solunda da batıl yerini almıştır. Ve bunlar ayrı ayrıdır yani neyin hak neyin batıl olduğu bellidir, aslında çok eskiden böyleydi şimdilerde biraz hak biraz batıl tedavülde kullanılıyor. Hakkın içine batılı katıyorlar dozunu ayarlamak kaydı ile buyurun bu hak diyorlar, örnek vermek gerekirse cumhuriyeti veriyorlar. Allah istişareyi emreder ve bakın bu da halk istişaresi. Halk istişare etsinde Allah’a rağmen karar alabilecekse neden Allah diyorsun. Ya da Allah vesileyi arayın diyor biri de çıkıp beni vesile yapabilirsiniz deyip metodunu öğretiyor ve maalesef bu listeyi de uzatmak mümkün.

İncelediğimiz ayetin devamı da var fakat bu Müslümanları hiç ama hiç ilgilendirmiyor şöyle diyor rabbimiz “Artık kim tağutu inkar edip Allaha iman ederse kapması mümkün olmayan bir kulbu tutunmuştur.” Allah ayetinde “tağutu inkar edin, reddedin, hayatınızdan silin, üzerlerini karalayın” buyuruyor ve bizlerde nemrut yazıyoruz, firavun yazıyoruz başlıyoruz çizmeye. Herhalde ondan olacak ki bu konu camii cemaatine hiç bahsedilmez öyle ya veremle savaşmak varken neden tağutla savaşalım ki?

Süleyman ÖZASLAN - 2013

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.