Sosyal Medya

Çocuk

E.A.E 7 - Kabul Dilinin Gücü

Kabul onay değildir. Kabul, yatağımın üstünde zıplayan çocuğumun bu davranışından rahatsız oluyorsam, hep yaptığımız gibi, ona bunu niye yapmaması gerektiğini anlatmaya başlamadan önce, onunla empati kurup yatağın üstünde zıplamaktan şu anda çok mutlu olduğunu anlamaktır.



Bir insan bir başkası tarafından olduğu gibi kabul etmesi gelişmesini, büyümesini, yapıcı değişimler gerçekleştirmesini, sorunları çözmeyi öğrenmesini, psikolojik sağlığının iyi yönde değişmesini,  daha üretken ve olduğundan daha iyi olmasını sağlayan bir ilişkinin gelişmesinde önemli bir etken olacaktır. Bu hayatın en basit ama güzel çelişkilerinden biridir: bir insan başkası tarafından olduğu gibi kabullenildiğini hissettiğinde o kişi artık bulunduğu noktadan ilerlemeyi, nasıl değişeceğini, gelişeceğini, farklı olacağını ve olduğundan daha iyi olabileceğini düşünmeye başlayacaktır.

Kabul, içindeki küçücük bir tohumun olabileceği en güzel çiçek olmasını sağlayan verimli bir toprak gibidir. Toprak yalnızca tohumun çiçek olmasına imkân tanır. Sadece tohumun büyüme kapasitesini salıverir ama bu kapasite tamamen tohumun içindedir. Bir tohum gibi, çocukta gelişme kapasitesini kendi oluşumunda taşır. Kabul toprak gibidir (sadece çocuğun kendini gerçekleştirmesine) imkân tanır.

Ebeveynin kabulü çocuk üzerinde neden bu kadar büyük bir etkiye sahip? Bu genel olarak ebeveynler tarafından anlaşılmaz. Çoğu insan çocuğu kabullendiğinde onun olduğu gibi kalacağına inanır; buna göre en iyi yol çocuğun gelecekte daha iyi olmasını sağlamak için şu an çocukta neleri kabul etmediğinizi söylemektir.

Ebeveynlerin, çocukların gelişimi için sağladığı toprak çoğunlukla değerlendirme, yargılama, eleştiri, öğüt, ahlak dersi, uyarı ve buyruk doludur, bunlar ise çocuğu olduğu gibi kabul etmediğiniz mesajını verir.

Kabul, karşımızdakinin duygu, düşünce, değer ve  davranışının ona ait olduğunu, onun için bir anlamı olduğunu, benimkiyle aynı olmak zorunda olmadığını; beni rahatsız etse bile, bunu yapmanın onun ihtiyacı olduğunu anlamaktır.

Sürmekte olan ana baba gruplarımdan bir annenin zihinsel kabulünü ve bunu dile getirmesinin etkisini sizlerle paylaşmak istiyorum:

İki çocuğundan küçüğüne hiçbir zaman portakal suyu içiremiyor ve bunun için çaba harcıyor, yararlarını anlatarak ikna etmeye çalışıyormuş. Yine portakal suyu içirme zamanı geldiğinde minik kızı reddedince “Portakal suyunu içmek istemiyorsun” demiş. Kızı “Evet bana muzlu süt yapar mısın, onu daha çok seviyorum” demiş. Anne bu zihinsel kabulü yaşayınca/empati kurunca: sevmediği bir şeyi zorla yemenin, içmenin kendisine de neler hissettirdiğini düşününce duygusal kabulü de yaşayıp bu davranışı üst/kabul bölümüne çıkarmış ve muzlu sütü hazırlamış. İlginç durum şimdi gelişiyor. Çocuk muzlu sütünü içtikten sonra, ilk defa  portakal suyunu da alıp içiyor.
Anne şaşkınlık içinde “Kabul cümleleri adeta sihirli bir etkiye sahip” dedi.
Sihir nerede? “Portakal suyunu içmek istemiyorsun,” cümlesinde mi? Yoksa o cümlenin çocukta yarattığı duyguda/duygularda mı?

Uzmanlar, terapistler ve danışmanlar kabullenmenin ne kadar güçlü olduğunu kanıtladılar. En etkili terapistler ve danışmanlar kendilerine yardım için gelen insanlara gerçekten kabul edildikleri izlenimini aktaran kişilerdir. Bu, insanların bir danışmanın ya da terapistin yanında kendilerinin danışmanın yargılarına tamamen açık bıraktıklarını duymanızın nedenidir.

Bu tür kabullenme insanların danışman ya da terapist yoluyla bulduğu, değişime ve gelişmeye katkı sağlayan en önemli unsurlardan bir tanesidir.

Özetlersek; Kabul onay değildir. Kabul, yatağımın üstünde zıplayan çocuğumun bu davranışından rahatsız oluyorsam, hep yaptığımız gibi, ona bunu niye yapmaması gerektiğini anlatmaya başlamadan önce, onunla empati kurup yatağın üstünde zıplamaktan şu anda çok mutlu olduğunu anlamaktır. Ancak kabul sözlü ya da sözsüz olarak mutlaka gösterilmelidir. Bu olayda nasıl gösterebiliriz? Gerçekten rahatsız olmuyorsa annenin zıpladığını gördüğü halde tepki vermemesi sözsüz kabuldür. Rahatsız olduğu halde çocuğun mutluluğunu anlayıp “Yatağın üzerinde zıplamak çok hoşuna gidiyor” diyerek onu anladığını kendi sözcükleriyle anlatması sözlü kabuldür. Kabulün sözlü iletimi etkin dinlemenin temelidir.

Hazırlayan: Burçin Yılmaz

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.