M. Ali Akbulut: Dostluk ve Sevgi Köprüsü (7): Sıla-i Rahim
AKRABA ZİYARETİ
Ulaşım ve iletişim imkânları arttıkça, insanlarla irtibatımız o oranda kopuyor. Modern hayatın yoğun telaşı, stresli ve hareketli yaşam, akrabalar arasındaki mesafeyi uzatıyor. Kalabalık aileler artık çekirdek ailelere dönüşür oldu. Yeni nesil, amca, hala, teyze, dayı ile tanışamıyor; hatta kim olduklarını bilemez hale geliyor. Dedeler, nineler artık torunlarıyla birlikte yaşamıyor. Ortak yaşam alanları yok ediliyor. Her geçen gün küçülerek, çok odalı salonlu evlerin yerini sıfır artı bir daireler alıyor. Barınmak için kafamızı sokacak bir yerimiz olsun düşüncesiyle yaşam tarzlarımız değişiyor, sosyokültürel mirasımız yok oluyor, milli ve manevi değerlerimiz kayboluyor. Dünyamız her geçen gün daha acımasız ve daha yalnızlaştırıcı bir yöne kayıyor.
Bütün bu değişim ve dönüşüm içinde akraba ziyaretini, yani sıla-i rahimi hatırlamamız ve hatırlatmamız gerekiyor. Yaşanan tüm değişim, dönüşüm ve gelişime rağmen, tüm teknolojik ve sosyokültürel baskılara rağmen, insan ilişkileri özelinde akraba ziyaretlerini, sıla-i rahimi her daim gündemde tutmamız gerekiyor.
Aidiyet, bağ, kavuşma, irtibat, ilişki, ulaşmak gibi anlamlara gelen "sıla" ile şefkat, merhamet, yakınlık manasına gelen "rahim" kelimelerinin birleşmesiyle oluşan "sıla-i rahim"; kan bağı olsun ya da olmasın tüm akrabaları içine alan, akraba ilişkilerinin ve bağlarının korunması, gözetilmesi ve akrabalık hak ve hukukunun yerine getirilmesi anlamına geliyor. Tabii ki bu kapsam, akrabalar arası ilişkileri, onların ihtiyaçlarına yardımcı olmayı ve iyilikte bulunma durumunu da içeriyor.
Hiç şüphesiz sosyal bir varlık olarak tanımlanan insanın her davranışının, bireysel ve toplumsal etkileri vardır. Sıla-i rahim olarak tanımladığımız akraba-dost ziyaretlerinin, bireysel düzlemde olsun toplumsal boyutta olsun, kısa, orta ve uzun vadeli etkileri vardır. İnsanın üzerindeki olumsuz davranışlar olarak görülen, yerilen kıskançlık, kin, öfke, bencillik gibi duyguları iyileştirir; övülen ve istenen davranışlar olan yardımlaşma, sevgi, şefkat, merhamet gibi duyguları geliştirir. Empati, diğergâmlık, aidiyet gibi duyguları da güçlendirir.
Anne ve babadan başlayarak, yakın-uzak eş-dost-akraba olarak tanımladığımız çevremizle bağlarımızın güçlenmesi, toplumsal yöndeki ilişkilerin de güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Kişilerde sosyal ve ruhsal yalnızlık düşüncesinin oluşmasını önleyecektir.
Güven toplumunun temeli aile ve akrabalar arasında atılır. Aile ve akraba bireyleri arasında güven tesis edilmeden, toplum içinde güvenin oluşması mümkün değildir. Aile içinde başlayan, akraba, eş-dost gibi halkalar halinde genişledikçe birlik-beraberlik düşüncesi güçlenecek, özgüven anlayışı içinde bağların daha sıkı oluşması sağlanacaktır. Özgüvenle birlikte, sorunların çözümü aile içinde aranacak, sorun büyümeden önlenmiş olacaktır.
Modern dünya bizi kendi dişlileri içinde parçalamaya çalışıyor. Şehirleşmenin getirdiği küçülen evler bizi ziyaretlerden alıkoyuyor, teknolojik gelişmeler ilişkilerimizi kopartıyor, taassup ve hamaset dili bizi bencilleştiriyor; kıskançlık, bencillik, nemelazımcılık bizi toplumdan uzaklaştırıyor; yoğun iş telaşı, ideolojik tarafgirlik başkalarına sırt çevirmemize yol açıyor. Bütün bu olumsuzlukların ilacı sıla-i rahimdir. Tedavi yöntemi, akraba-eş-dost ziyaretleridir. Onların dertleriyle dertlenmektir.
Sağlıklı sosyal ilişkilerin temeli, sıla-i rahim ile atılır. Sıla-i rahim, içine hem bireysel hem toplumsal birçok iyiliği alan bir yönüyle ibadet, bir yönüyle ahlaki davranış, bir yönüyle insani bir özelliktir. İbadet yönüyle bakıldığında, anne-babaya karşı sorumluluklardan başlayarak yakın akraba ilişkilerinde iyileşme sağlar; ahlaki boyutuyla bakıldığında insanlar arası ilişkilerde daha yapıcı ve özenli olmaya; insani ilişkiler boyutunda ise güven odaklı bir yaklaşıma yol açar. Her yönüyle, insanın kendisinden başlayarak toplumun genelini içine alan bir yelpazede izlerini görmek mümkündür.
Bir yönüyle eğitim, bir yönüyle sosyal kontrol mekanizması niteliği taşır. Olası sapmaların önüne geçmesini sağlayacağı gibi, adab-ı muaşeret gibi ahlaki kuralların öğrenildiği bir ortamdır. Toplum içinde bir arada yaşayan insanların, ailede başlayarak akrabalar arası ilişkilere ve toplumun geneline yayılan davranışların doğru temele oturmasına yol açacaktır.
Geleneksel geniş aile yapısından çekirdek/küçük aile anlayışına hızlı bir geçiş dönemindeyiz. Yeni kurulan aile yapılarının korunması, kollanması ve muhafazası sıla-i rahim ile mümkündür. Akraba ziyaretleri, çekirdek aile yapılarında yaşanan olumsuzlukların giderilmesine katkı sağlayacaktır. Özellikle aile kurumunu güçlü tutmak, sıla-i rahimle mümkün olur.
Kur'ani emirlerden biri de olan sıla-i rahim, adeta Kur'an toplumunun da temelini oluşturuyor. Kur'an toplumu, güven toplumudur. Kur'an ahlakının yakın akrabalara gösterilmesine vesile olan sıla-i rahimi terk etmek, adeta fasıklıkla bir tutuluyor.
Hem dini bir emir niteliğinde hem de sosyal kontrol için dinamik bir güç olan sıla-i rahim; dayanışma, yardımlaşma, şefkat, merhamet, sevgi, güven gibi dinamiklerin hayat bulmasına vesile olan bir uygulamadır.
Uzak veya yakın, kan bağı ile olsun ya da sonradan kurulan bir bağla olsun, akrabalık ilişkilerinin sağlıklı yürütülmesi modern şehir hayatında zor gibi görünse de bir formül oluşturmak gerekiyor. Modern dünyanın acımasız yalnızlaştırma etkisini ve teknolojinin ilişkileri koparma yönündeki baskısını hayatımızdan uzaklaştıracak yollar bulmalıyız. Sıla-i rahimin yalnızlığı yok ettiği gerçeğinden yola çıkarak, küçük aileden büyük aile anlayışını yeniden yaşatmak, yeniden kuşanmak gerekiyor.
Yaradan Rabbimiz bizleri; kendisine karşı gelmekten, anne-babamıza iyilikte bulunanlardan, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın ve uzak komşuya, yolda kalmışa yardım edenlerden eylesin. Akraba bağlarını koparmaktan da bizi korusun.
M. Ali Akbulut

Henüz yorum yapılmamış.