Emperyalizmin Vicdanı Olmaz

Follow @dusuncemektebi2
Batı’nın vicdanı yoktur. Çünkü kandan ve sömürüden besleniyor. İnsanın bir değeri yoktur. Bütün değerler sadece kendilerinin belirlediği sınırlar içinde yer alıyor.
Batı’nın özü emperyalizm ve sömürgedir. İşgal ve zulümdür. İnsanlık bir değer değil bir araçtır. Emperyalizmin merkezini İngiltere, Amerika, Fransa oluşturur. Diğerleri ise onların yardımcı unsurlarıdır. Dünya dengesinin bozulmasından sonra iki kutuplu bir dünya oluşturma işlerini kolaylaştırma içindir. Rusya’nın buna girmesiyle birlikte dünya insanlığının yüzü gülmedi, huzur bulmadı.
Müslümanlar ise başsız, lidersiz ve devletsiz. Ulus, kabile devletçikleri birer devlet olma özelliğini taşımıyorlar, devlet olma gücünden yoksundurlar. Bu devletçiklerin tamamı emperyalizme bir ucundan bağımlıdırlar. Kendilerini özgür bilen, büyük bilenlerin tamamı da bu durumdadır. Büyüklükleri göstermeliktir.
Emperyalizm oyununu ustalıkla oynuyor. Kendine bağımlı kıldıklarının ruhların sanki ellerinden alıyor ve kendilerine tutkun hâle getiriyor.
Fransızlarla İngilizlerin çekişmeleri yüzyıllardır süregeliyor. Belli bir zamana kadar güç dengeleri bulunuyordu. Zamanla dengeler değişti. Fransızlar geri planda kaldı. Afrika içinde etkili olan Fransızların gücü yakın zamana kadar devam ediyor. Hâlâ da etkili. Şu son sıralar Afrika uyanışı onların canını sıkmışa benziyor. Ancak yeri ve zamanı gelince en acımasız silahlarını ve güçlerini ortaya koyuyor, eziyor.
Rusya bir anlamda etkisiz ve güçsüz kılındı. Gücü var fakat sınırlı. Çünkü Amerika başta olmak üzere güç birliğine girdiği AB ülkeleri ve diğerlerini de yanına çekti. Onları da zorunlu kendine bağımlı kıldı. Fransa da buna dâhildir.
İsrail, emperyalizmin ruhunu ve özünü oluşturur. Dünya sermayesinin özünü elinde tutan, dünya ülkelerini de yöneten yönlendiren bir güç. Küçücük bir topluluk gibi görünen İsrail’in ve Siyonizm’in gücü şu günlerde kendini iyice belli etti. Dünya halklarının ve kimi kitlelerin tepkilerini umursamıyor bile. Bildiğinden asla vazgeçmiyor. Çünkü emperyal güçlerin iş birliği bütün yönleriyle devam ediyor.
Filistin’de insanlığın kıyımı, öldürülmesi, bombalar altında imha edilmesinden Batı vicdanı hiç de rahatsız değildir. Ukrayna’ya gösterdikleri duyarlığın binde birini Filistinlilere göstermiyorlar.
Amerikan devlet Başkanı Biden, “Ben Siyonist’im” diyor açıkça. Dışişleri Bakanı, “Ben bir Yahudi’yim” diyor. AB ülkeleri benzer tutum içinde bulunmak için birbirleriyle yarışıyorlar. Ülkelerinde Yahudi ve Siyonizm aleyhinde bütün gösterilere baskı uyguluyor, cezalandırılıyorlar. Acımasız bir insanlık kıyımı var ve bundan ne tınıyorlar, ne rahatsızlık duyuyorlar, ne de zerre acı çekiyorlar. Kurguladıkları gösterimi keyifle izliyorlar.
Batı tutkunu ve kölelik ruhunu benimseyenlerin tutumları onlardan farklı değil. İnsanların kendilerini savunma, topraklarını kazanma çabalarını terör ile özdeş kılıyorlar. O zaman şu Batıcı ruhlu yerli kölelere sormak gerekir, Yunanlar, Fransızlar, İngilizler topraklarınızı işgal ettiklerinde, onlara karşı kendilerini savunan bu insanlar terörist müydü. Antepliler, Egeliler, Maraşlılar, İstanbullular terörist miydi?
Çarpık zihinlilik ve kölelik ruhu böyle bir şeydir.
Cüssede ve konumda kocaman adamların nasıl bir zavallılık içinde olduklarını hayret ve şaşkınlıkla izliyoruz.
Batı’nın bu acımasızlığı görülmek istenmiyor.
Batı’nın vicdanı yoktur. Çünkü kandan ve sömürüden besleniyor. İnsanın bir değeri yoktur. Bütün değerler sadece kendilerinin belirlediği sınırlar içinde yer alıyor.
İnsanlığın İslâm’a şiddetle ihtiyacı var. Ancak bugünkü Müslümanlarla değil de ruhu ve kalbiyle hakiki İslâm’ı özümsemiş Müslümanlarla olabilir. Başka bir seçeneği yoktur. İnsanlık iyice karanlığa gömüldü ve boğuldu. Bunun önüne geçmenin tek yolu sahih ve samimi Müslümanların iş birliği, emperyalizme teslim olmamışlarla olabilir.
Ali Haydar Haksal / Milli Gazete
Henüz yorum yapılmamış.