Sosyal Medya

Güncel

Baba, çocuğun yaslandığı duvardır

Fatma Tuncer / Milli Gazete



Çocuk, babayı tutunduğu bir dal, yaslandığı bir duvar olarak görür ve hayatını tehdit edecek bir tehlike ile karşılaştığında onun gölgesine sığınır, ondan yardım ister. Çocuk için baba koruyan ve kollayan bir kahraman, şefkati ile yürekleri ısıtan bir güçtür. Babanın varlığı kendini iyi hissettirir çocuğa ve onun enerjisinden güç alır, onunla tutunur hayata.
 
Baba kavramı sadece çocuğun zihninde değil, erişkinlerin belleğinde de kanatlarını bütün çocukları kucaklayacak şekilde açabilen bir değer olarak yer edinir. O yüzden aile dağılmış olsa dahi çocuk babanın yanında ise içimiz rahattır, onun güvenli bir ortamda olduğunu düşünürüz. Ancak aklımızın, izanımızın, vicdanımızın kabul etmediği öyle olaylarla karşılaşıyoruz ki, belleğimizde yer edinen her şey yerinden oynuyor ve çocukların güvenli bir liman olarak görüp gölgesine sığındıkları ebeveynlerinin onları katleden birer caniye dönüştüklerini görüyoruz. İleri sürülen gerekçe ne olursa olsun bir baba çocuğunu katledebilir mi? Fıtratında zerre kadar şefkat barındıran bir kişi çocuğun masumiyetine kıyabilir mi? Eğer bir kişi bir canlının bir insanın yaşam hakkını elinden almaya niyetlenmişse bilin ki o insanlıktan istifa etmiş ve tehlike saçan bir caniye dönüşmüştür. Ve artık bu kişi sadece insan için değil, bütün canlılar için bir tehlikedir.
 
Aynı mahallede yaşadığımız, aynı havayı soluduğumuz ve belki de aynı sloganları attığımız bir kişi herhangi bir imtihanla karşılaştığında içindeki canavarı ortaya çıkarıveriyor ve tarihe vahşi bir katil olarak geçiyor. Hatırlarsınız yakın tarihte eşi ile boşanma sürecinde olan ve halimselim bir görüntüye sahip olan bir cani, üç çocuğunu tenha bir yere götürüp katletti ve anneyi çocuklardan mahrum bırakarak cezalandırdığını düşündü. Boşanma sürecinde olan eşi cezalandırmak için çocukların yaşam haklarını ellerinden alan cani aslında bu savaşın kaybedeni kendisiydi, özgür iradesi ile Kabil’in yolunu seçmiş ve düştüğü kuyunun farkına dahi varamamıştı. Adam, eşini cezalandırdığını zannediyordu oysa Kabil’in safında yer alarak bu imtihanı kaybetmiş ve karanlık bir iz bırakmıştı.
 
Cani öz çocuklarını maiyetine verilmiş bir eşya gibi görüp katletti ve o artık bundan sonraki hayatında çocuk katili olarak anılacak. Cani yaşadığı sürece alnındaki o kara lekeyi hep taşıyacak ve itibar göremeyecek, ebedi âlemde ise kendisinden hesap sormak üzere bekleyen üç yavru ile karşılaşacak.
 
Medyada yer alan katil anne-babalarla ilgili haberlerde, bu kişilerin geçirdikleri ağır cinnet sonucunda çocuklarını katlettikleri ifade ediliyor ve canilerin durumuna gerekçe oluşturulmaya çalışılıyor. Bunu hiçbir şekilde kabul edemeyiz zira her cinnet geçiren, her ruhsal sorun yaşayan anne-baba çocuklarını katletmiyor, akıl sağlığı yerinde olan bu kişiler çocukların kanları üzerinden intikam alma yoluna gitmişlerdir ve hak ettikleri cezayı çekmelidirler.
 
Caniler gündelik hayatlarında şiddete olan eğilimlerini işaret edecek tavırlar ya da ifadeler mutlaka sergiliyorlardır, aile fertleri bunu küçümsememeli, babadır, ya da eştir yapmaz deyip geçiştirmemeli ve gerekli önlemleri almalıdırlar. Bu kişiler tedaviye teşvik edilmeli, kabul etmedikleri takdirde gerekli önlemler alınmalı ve kurbanların güvenliği sağlanmalıdır.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.