Kürsü
Ali Haydar Haksal: Gençliği bekleyen gelecek

Follow @dusuncemektebi2
Ali Haydar Haksal /Milli Gazete
Akan bir hayat var. Değişen koşullar, yaşananlar ve yaşanacaklar ister istemez ilgi alanı.
Hayat sevgi üzerine kurulu. Aile baÄŸları, insan iliÅŸkileri, karşı cinslerin birliktelikleri ve hayata atılmaları. Akan ve durmayan sular gibi. Kimi zaman deli dolu, kimi zaman durgun ve kendi hâlinde.
Ä°nsan sorumluluÄŸumuz her zaman için var. Ä°nsanın insandan uzaklaÅŸması, tek tipleÅŸmesi önemli bir sorun. Yeme, içme, giyim ve davranış kültürü tek tipleÅŸiyor gençlerde. Bu sadece ülkemiz için deÄŸil insanlığın genelini ilgilendiren bir durum.
Ä°nsanımızın kültür toprağında elbette bir mayası bulunuyor. Her ÅŸeye karşın asla umutsuz deÄŸiliz. Yeter ki bu zamanda var olan maya ile birlikte yeni zamanı, dönemi ve dilini iyi kavramada geçiyor.
Fakat mayayı bozan birçok neden var. Toplumun siyasal ayrışmaları, çıkar ayrışmalarına neden oluyor. Hiçbir çevreyi doÄŸrudan hedef almıyoruz. Çünkü bu topraklarda birbirimizden farklı renklere, tonlara sahibiz. Bunları bir arada tutma ve yaÅŸatma önemli. Yoksa kesimlerin kesin ve katı sınırlar içinde tutulması zarar veriyor. Ä°nsanlık olduÄŸu yerde durmuyor.
GençliÄŸin büyük kesiminin hayata veya geleceÄŸe umut baÄŸlamaması sorunu var. Kendini rastlantılara bırakmış gidiyor. BoÅŸlukta, sorumsuz âdeta savruluyor.
GençliÄŸi birbirine yakın bir düzlemde tutmak, ama nasıl? Uzun bir süredir bunun üzerinde düÅŸünüyoruz.
Zaman zaman tepkiler almıyor deÄŸiliz. Bunu salt olumsuz anlamında ifade etmiyorum. Belli yaÅŸ gruplarından farklı tepkiler. Göz ardı edilmemesi gereken bir gençlik var. Bu gençlik ister “Y”, ister “Z” gençliÄŸi olsun birbirinin devamı. Hiçbir ÅŸey birden oluÅŸmuyor.
Onların dilini yakalayabilme nasıl saÄŸlanır. Daha öce onların “suyunda” gitme ifadesini kullandım. Birlikte yol alırken birlikte bir yöne doÄŸru da gitme. Onları bu hayatın içinde tutma, kendimizde onlarla birlikte olabilmeyi saÄŸlama. Onlara sorumluluk yükleme, ÅŸans tanıma, anlamaya bakma.
ÖÄŸretmenler gençlere en yakın olanlar. Bir yandan onları eÄŸitirken bir yandan onlarla birlikte nasıl bir yol tutulabileceÄŸini en iyi bilenlerdir. Ama ÅŸöyle bir durum var. Bir toplumu birlikte olmayı saÄŸlayan en temel durum adalet ve hakkaniyet. Bunun saÄŸlanması gerekiyor. Bir genç, gelecekte kendisine haksızlık yapılmayacağı inancında olabilmeli.
Ä°nsanlık geçmiÅŸ zamanlarda da deÄŸiÅŸik hâller yaÅŸadı. Dönemler gelip geçici. Bundan sonra bizi nasıl bir dönemin bekleyeceÄŸini kestiremiyoruz.
Ä°nsanlığı bekleyen en tehlikeli durum insanlığın renklerini yitirmesi ve tek tipleÅŸmesi. Ülkemizin de önemli sorunudur bu. Küresel anlamda tik tipleÅŸirken yerel anlamda da böyle bir sorun var. Ä°nsanlığın üzerinde bir baskı bulunuyor. Salt iktidar muhalefet sorunu deÄŸil, âdeta toplum ideolojik bir baskı altında.
KiÅŸiliklerin belirginleÅŸmesi, sorunlarla birlikte olacağı kesin. Her insan bir deÄŸerdir. Her deÄŸer özel bir deÄŸer olarak yaklaÅŸma, onlar ile birlikte yol alma.
YaÅŸ farkı ister istemez algı sorunu var. Bir nesne karşısında belli yaÅŸ üzerindekilerin algı ve kavramaları sınırlı. Gençler ise deyim yerindeyse âdeta nesnelerle oyun oynar gibi oynuyorlar, sörf yapıyorlar. Gençler bocalamıyor, anında yeni hayata intibak oluyor. Bu psikolojik bir gerilime neden olabiliyor. Onlarla birlikte yeni hayatı kavramada zorlanılsa da birlikte olmayı göze almak gerekiyor.
Nesnelere olan intibakları onların güvenini artırıyor. Bu durum karşısında büyüklerin bocalamalarını görüyorlar. Bu, bir fark oluÅŸturuyor. Güven duygusu onları güçlü kılıyor. Güvenle birlikte hızlı koÅŸuyorlar. Onların hızına yetiÅŸmede güçlük çekiliyor. Başını alıp giden gençler, daha cesur, daha özgür ve sorgulayıcı oluyor. Onların çok da düÅŸünmeye zamanları yoktur. DüÅŸünenlerle hızlı yaÅŸayan gençler arasındaki denge sevgi, dil ve hakkaniyettir.
Henüz yorum yapılmamış.