Tercüme Haber
Tercüme Haber: Yemen'de iç savaşın nihai hedefi: Bölünme

Follow @dusuncemektebi2
Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın bölgeyi siyasi çalımlarla yürütmelerinin ülkede kaos yaratıp istikrarsızlığa sebep olacağına inanılıyor. Özerklik ilanı, Yemen’in birliğine acı bir darbe ve koalisyon üzerinde sonun başlangıcı etkisi yapacağı gibi, Körfez bölgesindeki çatışmanın derinleşmesine neden olacaktır.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn ittifakının Yemen’e karşı başlattığı, beş yıldan fazla süren savaşın ardından Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen Güney Geçiş Konseyi, geçen hafta ülkenin güneyinde özerkliğini ilan ettiğini açıkladı. Bu açıklama ittifaka acı bir darbe vurdu ve koalisyon ülkelerinin içinde bulunduğu siyasi ve ahlaki krizi de gün yüzüne çıkardı.
Suudi Arabistan, Yemen’in içinde ve dışında, her yönden kuşatılmış durumda. Suudi kuvvetleri tüm cephelerde operasyonlar yürütüyor ve savaşa karşı uluslararası kampanyaların artması ve dosyasının uluslararası savaş suçları mahkemesine sunulması olasılığı ile karşı karşıya.
Bahreyn, savaşın ilk iki yılında uçaklarının düşürülmesi ve askerlerinin öldürülmesi gibi önemli ölçüde maddi kayıplar yaşadıktan sonra koalisyon içindeki pratik katılımını dondurmuştu. Bahreyn’in bu başarısız deneyimin herhangi bir getirisi olmamasından dolayı koalisyona katılması muhalefet tarafından ağır şekilde eleştirildi.
Birleşik Arap Emirlikleri’ne gelince, geçen şubat ayında “dolaylı hareket” olarak nitelendirdiği bir stratejinin parçası olarak güçlerini Yemen'den çekeceğini açıkladı. Yeni strateji, Birleşik Arap Emirlikleri tarafından Emirlik kuvvetlerine doğrudan bağımlı olmadan savaşmak üzere eğitilmiş ve hazırlanmış silahlı milislere dayanıyor.
Suudi Arabistan aniden Yemen'i hedefleyen projenin sahibi olarak, ABD ve İngiltere'nin sürekli desteğiyle, kendisini savaş dosyasını tamamen yöneten tek ülke olarak buldu. Geri çekilemiyor çünkü bu durumun güvenliği için bir tehdit oluşturacağını, itibarına ve bölgedeki prestijine darbe vuracağını düşünüyor.
Bu yüzden güneyde ilan edilen özerklik bildirgesi siyasi, ekonomik ve ahlaki yükleri giderek artan bir savaşta, gerçek bir zafer elde etmek için uzlaşma sağlayamayan koalisyon için yeni bir kriz anlamına geliyor.
Yukarıda bahsi geçen özerklik kararı, savaşı destekleyen koalisyon ülkeleri için birçok tehdit oluşturuyor.
Bunlardan ilki, koalisyondaki ülkeler arasında zamanla meydana gelen çatlaklardır. Ufku olmayan bir savaş, katılanlar için bir yük haline gelir ve sonu gelmez bir zulme dönüşür.
İkinci olarak, özerklik ilanı sebebiyle savaşın en önemli iki tarafı olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin hedeflerini değiştirmesi, güneyde ve civar ülkeler üzerinde kontrolü bulunan Suudi Arabistan için acı bir darbe oldu. Suudi Arabistan bu kez kontrol etmesi gereken alanlarda, özellikle Aden şehrinde bir meydan okuma ile karşı karşıya.
Üçüncü olarak, özerklik ilanı Birleşik Arap Emirlikleri'nin koalisyondan çekilmesi civar bölgelere de Suudi Arabistan’ın egemenliğine karşı ayaklanma cesareti verir hale geldi.
Suudi Arabistan bu ayaklanmalarla doğrudan yüzleşmek zorundayken, Birleşik Arap Emirlikleri etkisini, geri çekilmeden önce oluşturan milisler aracılığıyla sağlıyor. Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri'nin Hadramut bölgesindeki kontrolü devam ediyor ve Mukalla şehrindeki Rayan Havaalanı’nı korumak için asker tutmaya devam edip, El Hadrami kuvvetlerinin maaşlarını ödüyor. Bu kuvvetler Birleşik Arap Emirlikleri'nin gözetimi altında, Suudi Arabistan’ın finansmanıyla oluşturuldu. Ayrıca ABD bu kuvvetleri El-Kaide’yi Mukalla şehrinden çıkarmak için teknik olarak destekledi.
Özerklik ilanı, Güney bölgesinin Yemen’den ayrılmasıdır ve bu durum Suudi Arabistan’ın Yemen’de gerçekleştirmek istediği stratejisine aykırıdır. Birleşik Arap Emirlikleri başından beri Yemen’i iki bölgeye ayırarak kendini güvence altına almak istiyordu. Suudi Arabistan bunu reddetti ve Yemen'i altı bölgeye dönüştürmeyi önerisinde bulundu. Böylece Ensarullah hareketinin (Husiler) etkisi hareketin kalesi olan Saada şehrini içeren kuzey ile sınırlı kalacaktı.
Birleşik Arap Emirlikleri ile Husiler arasında Suudi Arabistan’ın arkasından, açıklaması yapılmamış bir ittifak olduğunu, bu anlaşmada Yemen'in küçük illere bölünmesini engelleyerek, Güney bölgesinin ayrılmasını sağlamak olduğu söyleniyor. Bu yolla Birleşik Arap Emirlikleri Yemen üzerindeki etkisini korumayı hedefliyor.
Ancak bölgede Birleşik Arap Emirlikleri’nin mutlak anlamda bir etkisi olmayacaktır. 1967’de İngilizlerin çekilmesiyle sonuçlanan kanlı bir savaş sonrası Güneyliler, Birleşik Arap Emirlikleri’nin elinde kendilerine itaat edecek bir araç olmayacaklardır. Özellikle de yerel ve bölgesel karışıklıkların yaşandığı bir dönemde.
Yerel düzeyde üç valilik (El Mahra, Sokorta, Şabva), güneyde özerklik ilanını reddettiğini açıkladı. Ayrıca Hadi hükümetine bağlı kuvvetlerinde bu gelişme karşısında alarm durumuna geçtiği bildirildi. Bu durum karşısında en güçlü karşı çıkış, zenginlik açısından en büyük ve en zengin valilik olan Hadramut Valisi Ferec El Bahsani’den geldi. Ancak Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hadramut üzerindeki finansal ve politik etkisi göz ardı edilemez. Bölgede, Suudi Arabistanlı iş adamları ve kabile liderlerinin varlığı BAE’nin etkisi karşısında dengeleyici bir rol oynuyor. Ancak söz konusu denge, koalisyon arasında gerginliği arttırarak ve kanlı bir iç savaşa sebep olabilecek endişe verici bir dengedir.
Washington Post, özerk yönetim ilan kararının yeni anlaşmazlıklar ortaya çıkararak savaşın genişlemesine neden olabileceğini bildirdi. Asıl ana çatışma Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderliğindeki koalisyon güçlerinin desteklediği, Abdurabbu Mansur el-Hadi ile Husiler arasındaydı. Washington Post, stratejik kıyı kenti Aden ve güneydeki diğer bölgeler için yapılan savaşın Arap koalisyonu içindeki müttefikleri içerebileceğini açıkladı.
Haberde, bölgesel düzeyde, özerklik ilanına, Birleşik Arap Emirlikleri’nin etkisinin bir göstergesi olarak görecek olan Umman Sultanlığı’nın karşı çıkacağı ifade edildi. Bu durumun komşu bölgeler ve özellikle de Umman Sultanlığı için bir tehdit oluşturacağı ve bir yandan koalisyonda ve Güney Arap bölgesinde ciddi çatlaklara neden olacağı vurgulandı.
Suudi Arabistan açısından bu olumsuz gelişme, Yemen’deki savaş meselesinin merkezinde yer alıyor. Suudi Arabistan, beş yıl önce ilan ettiği savaş kararının savaşı durdurma kararından çok daha kolay olduğunu fark etti.
Riyad ramazandan iki hafta önce ateşkes ilan ettiğinde, Yemen’deki Ensarullah hareketi (Husiler) liderliğindeki bu girişimi reddetti ve Yemen'e uygulanan kuşatmanın kaldırılmasını talebinde bulundu. Bunun üzerine askeri operasyonlar şiddetli bir şekilde devam etti ve Suudi uçakları Sa’dah, Sana ve Marib bölgelerine neredeyse her gün saldırılar düzenledi. Bu arada Marib, Sirwah ve Hacca da dâhil olmak üzere Suudi Arabistan sınırları yakınındaki pek çok alanda çatışmalar da şiddetleniyor. Ramazan ayı geldiğinde Suudi Arabistan ateşkesi bir ay daha uzattığını açıkladı. Bu ateşkes Ensarullah hareketi tarafından şüpheyle karşılandı.
Güney Geçiş Konseyi tarafından yapılan özerklik bildirisinden sonra savaşa yönelik uluslararası tutumlar da ortaya çıktı. Bu kararın ardından Birleşmiş Milletler ve Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths alınan karar ile ilgili retlerini ve endişelerini ifade etti. AB Komisyonu Sözcüsü Peter Stano bu ilanın Yemen’deki istikrarı baltalayacağını ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanı Michael Pompeo, bu tür tek taraflı girişimlerin ülkedeki istikrarsızlığı arttıracağını ve korona salgınının yaşandığı bir dönemde bu kararın savaş ve ablukaya neden olup Yemenlilere yiyecek ve gıda girmesine engel olacağından bu durumun ülkede virüs salgının yayılmasına sebep olacağını belirtti.
Özerklik ilanı özellikle Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklendiği için iptal edilmeyecektir. Birleşik Arap Emirlikleri’nin son zamanlarda Libya’da Halife Hafter’i desteklemekle meşgul olsa da Yemen’e yaptığı birçok yatırımdan dolayı bu ülkedeki çıkarlarını oldukça önemsiyor.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın bölgeyi siyasi çalımlarla yürütmelerinin ülkede kaos yaratıp istikrarsızlığa sebep olacağına inanılıyor.
Özerklik ilanı, Yemen’in birliğine acı bir darbe ve koalisyon üzerinde sonun başlangıcı etkisi yapacağı gibi, Körfez bölgesindeki çatışmanın derinleşmesine neden olacaktır.
Müellif: Said Şehabi / arabic21.com
Mütercim: : Hasan Kanat Düşünce Mektebi
Henüz yorum yapılmamış.