Adım Vail. 9 Yaşındayım. Buraya Layık Görmediler Beni

İsmail Demirbaş / Dünya Bizim Web Sitesi
-Selâmun aleyküm amca.
-Aleyküm selâm çocuk. Ne güzel selâm veriyorsun. Daha yaşın kaç senin? Adın nedir?
-Adım Vail. 9 yaşındayım.
-Mahallemizin çocuklarından böyle güzel selâm duymuyoruz çoktandır. Sen hangi mahalledensin?
-Mahallenizden olmak için gelmiÅŸtim. Ama olamadım.
-Neden mahallemizden olamadın?
-Ben olmak istedim. Ama buraya layık görmediler beni.
-Neden layık görmediler?
-MülteciymiÅŸim ben.
-Ama bizim dilimizi konuÅŸuyorsun. Türkçeyi nereden öÄŸrendin sen?
-Sokaktan. Sanayiden. Çay satarken, simit satarken, mendil satarken, yük taşırken…
-Okula gitmiyor musun? Orada öÄŸretmiyorlar mı?
-Gidiyordum. Sokakların daha öÄŸretici olduÄŸunu öÄŸrendim. Derslerde anlatıldığı gibi deÄŸilmiÅŸ hayat.
-Bu saatte okulda olup ders alsan daha iyi olmaz mı?
-Hayır. Bu gün ben ders vereceÄŸim.
-Kime? Ne dersi vereceksin?
-Ä°nsanlara, insanlık dersi…
-O elindeki nedir?
-Ä°p. Siz urgan diyorsunuz.
-Yük mü taşıyorsun onunla?
-Evet. Hayatın, savaşın, suçluların, günahkârların yükünü ben taşıyorum.
-Sen büyümüÅŸte küçülmüÅŸ gibisin. Åžifreli ve gizemli konuÅŸuyorsun.
-Ama mahallenizde bana küçükken büyümüÅŸüm gibi davranıyorlar.
-Bugün ne taşıyacaksın o iple?
-O ip beni taşıyacak bugün. EÄŸer taşıyabilirse.
-Yine ÅŸifreli konuÅŸuyorsun.
-Açık konuÅŸunca beni kimse dinlemiyor.
-Gel otur yanıma. Ben dinlerim. Nereye gidiyorsun öyle? O tarafta seni dinleyecek kimseyi bulamazsın. Mezarlık var orada.
-Beni en iyi oradakiler anlıyor. Beni ve ailemi üzmeyenler orada. Hem arkadaÅŸlarım da orada. Aylan, Furkan, Hammudi…
-Mahalledeki çocuklar üzüyor mu seni?
-Hayır. Çocuklar üzmeyi bilmezler. Fakat büyükler çocuklara bile üzdürüyor bizi.
-Selâm söyle arkadaÅŸlarına. Bir daha görüÅŸür müyüz?
-Ben seni göremem. Ama sen beni birkaç gün daha görebilirsin ekranlarda. Sonra unutursun.
-Yine gizemli konuÅŸuyorsun.

Henüz yorum yapılmamış.