Sosyal Medya

Yeryüzü şiddetle sallandığı zaman: Dikkatleri Vakıadan Vakte Kaydıran Modern Dünya

Sallanıyoruz. Sallandıkça sarsılıyoruz. İnsandaki var olan dengenin bozulması maraz, bozulmanın ileri boyutlara ulaşması ise ölümdür. Evrendeki dengenin bozulması âfet, dengenin tamamen altüst olması ise kıyamettir.



Varlığın dengesini elinde tutan Allah (c.c.) insana gönderdiÄŸi hayat kitabında üzerinde en çok durduÄŸu konuların başında kıyamet, ahiret, diriliÅŸ ve hesap konusu gelir. Ä°nsanın en büyük yanılgısı ilahi uyarıları dikkate almamaktadır. Hakikatler kendisine bildirilmesine raÄŸmen ‘yokmuÅŸ gibi’ bir hayat sürmeyi tercih eder. Günlük meÅŸguliyetler, gelecek kaygısı, nefis, heva ve heves, ÅŸeytanın saptırmaları da devreye girince, insan artık sanki Allah yokmuÅŸ, sanki ölüm yokmuÅŸ, sanki kıyamet yokmuÅŸ, sanki diriliÅŸ ve hesap yokmuÅŸ gibi bir hayat sürmeye baÅŸlar. Ta ki saÄŸlığının ya da yaÅŸadığı yerin dengesinin bozulup sarsıldığını fark edinceye kadar.
 
Son yaÅŸanan depremden sonra ekranlara çıkan uzmanlar söz birliÄŸi etmiÅŸçesine üç ÅŸey üzerinde duruyorlar. Depreme hazırlıklı deÄŸiliz. Bu sallantılar asıl büyük depremin habercisi. Onun da ne zaman olduÄŸunu bilmiyoruz.
 
Cahiliye insanını en çok rahatsız eden ÅŸey kıyamet ve hesap konusunun sürekli kendilerine hatırlatılmasıydı. Kendilerine gelen her uyarıdan sonra ‘öyle ise ne zaman?’ diye sorarak dikkatleri vakıadan vakte kaydırmaya çalışıyor ve büyük haberin / Nebeü’l Azim’in deÄŸerini boÅŸa çıkarmaya çalışıyorlardı. Allah onların ‘ne zaman’ sorularına kısaca ‘yakında’ diye cevap verirken uzun uzun o zelzelenin  ‘nasıl’ olacağını anlatıyordu.
 
Modern cahiliye ve sekülerizm bir taraftan Allah’ı hayatın dışına çıkarmaya çalışırken, bir taraftan da dünyayı ve insanı kalıcı kılmayı, cenneti dünyada yaÅŸatmayı vaat ediyordu. Kısmen baÅŸarılı da oldu. Çünkü insan gerçekle yüzleÅŸmektense hayal satın almayı ve orada yaÅŸamayı sever. Modern bilimin en baÅŸarılı olduÄŸu ÅŸey de insanın zafiyetlerini keÅŸfedip bu zafiyetleri hayal pazarına çevirmektir. Kapitalizm bu arsız niyetini gizlemeyip motto haline getirdi: Zengin olmak istiyorsan insanlara hayal sat.
 
Kapitalizmin mesihleri CEO’lar yapay zekâ, klonlama ve dijital devrim çalışmalarını gözümüze sokup ölümsüzlüÄŸe ve dünya cennetine inanmamızı istiyorlar. En süslü ve pahalı hayallerin ömrü hakikatin duvarına çarpıncaya kadardır. Güzel rüyalar uyanınca biter.
 
Allah gönderdiÄŸi hayat kitabı ile ahlâk, iman ve amel üzere saÄŸlam bir nesil inÅŸa edilmesini istiyor. SaÄŸlam binalar, saÄŸlam kurumlar, saÄŸlam devletler ve medeniyetler ancak bu temel üzerinde yetiÅŸen saÄŸlam nesiller ile inÅŸa edilebilir.
 
Gelin görün ki yaÅŸanan son Ä°stanbul depremi bir hakikati daha ortaya çıkardı. Toplumda ve insanların arasında fay hatları ve derin çatlaklar oluÅŸmuÅŸ. Ä°nsanları birleÅŸtirmesi gereken afetler ayrışmanın ve inatlaÅŸmanın malzemesi olmuÅŸ. Asıl felaket bu. Kalpler de yaÅŸanan enkazlar, aramızda oluÅŸan ateÅŸten hendekler ve uçurumlar… Oysa biz bu konuda da uyarılmıştık:
 
Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve ayrılığa düÅŸmeyin. Allah’ın size olan nimetini anın. Hani siz birbirinize düÅŸmandınız Allah gönüllerinizi birbirine yaklaÅŸtırdı da O’nun nimetiyle kardeÅŸler oldunuz. Bir ateÅŸ çukurunun kenarında idiniz Allah sizi oradan kurtardı. DoÄŸru yola eriÅŸmeniz için Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.”[1]
 
Derdim insanların korkuları ve telaÅŸları üzerinden yapay kıyamet senaryoları üretmek deÄŸil. NormalleÅŸmeye katkı sunmak, Kur’an’ın önümüze koyduÄŸu hakikatlere dikkat çekmek istiyorum.
 
Kur’an’a göre gerçek olan ÅŸu: “Yeryüzünde bulunanların hepsi fânidir. Azamet ve kerem sahibi Rabbinin zâtı ise bâkidir.”[2]
 
Fani olan insana düÅŸen yaÅŸadığı “an”ı iyi deÄŸerlendirmektir. DeÄŸerlendiremezse zarardadır. “Andolsun zaman’a ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller iÅŸleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler baÅŸka.”[3]
 
Ä°nsanların da toplumların da eceli bellidir. “Her ümmet için bir ecel vardır. Onların ecelleri gelince, ne bir saat ertelenebilirler ne de öne alınabilirler.”[4]
 
Ä°nsan vaktini bilmediÄŸi ecel ve kıyamet için güzel iÅŸler / salih ameller ile hazırlık yapmalıdır. Çünkü saat yaklaÅŸmaktadır. “O saat gelmektedir. Onda hiçbir ÅŸüphe yoktur ve ÅŸüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir.”[5]  “Vakit yaklaÅŸtı ve ay yarıldı.”[6]  “Onlar onu uzak görüyorlar. Biz ise yakın görüyoruz onu.”[7]
 
O kıyamet zelzelesi gerçekten çok çetindir. “Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet zelzelesi çok büyük bir ÅŸeydir. Onu göreceÄŸiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduÄŸu çocuÄŸundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuÄŸunu düÅŸürür. Ä°nsanları sarhoÅŸ görürsün; hâlbuki onlar sarhoÅŸ deÄŸillerdir. Ne var ki Allah’ın azabı çok ÅŸiddetlidir.”[8]
 
Kur’an o büyük zelzeleye dikkat çekmek için Zilzâl/Deprem adında bir sure indirmiÅŸtir:
 
“Yeryüzü ÅŸiddetle sallandığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediÄŸi zaman,
 
Ä°ÅŸte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.
 
Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiÅŸtir.
 
O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır.
 
Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır iÅŸlerse, onun mükâfatını görecektir.
 
Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük iÅŸlerse, onun cezasını görecektir.”[9]
 
Hayatını ayetlerden öÄŸüt alıp Müslümanca yaÅŸayanlar için, nasıl ve ne ÅŸekilde gelirse gelsin ölüm bir son deÄŸil, cennete açılan bir kapı olacaktır. Bu hakikate iman etmek bile hayat ve ölüm konusunda insanı olaÄŸanüstü rahatlatmaktadır.
 
Lütfen depremden ders almak deyince aklımıza sadece binalar, toplanma alanları, ilkyardım çantası gelmesin. Artçı sarsıntılar bizi kendimize getirsin.
 
__________________________________________
[1] Ali Ä°mran, 103
 
[2] Rahman, 26-27
 
[3] Asr Suresi
 
[4] Araf Suresi, 34
 
[5] Hac, 7
 
[6] Kamer, 1
 
[7] Mearic, 6-7
 
[8] Hac, 1-2
 
[9] Zilzal Suresi

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.