Sosyal Medya

Tarihin mobil marketleri çerçiler

Çerçilere mallarını yere yayarak sattıklarından yaymacı ya da dökmeci denir. Evliya Çelebi çerçilerin piri olarak Abuzettin Gaffari adlı birini gösterir ve İstanbul’da 300 kadar çerçi olduğunu bildirir. Hikmet Kızıl yazdı.



Ä°nsanlık tarihinin en eski mesleklerinden biri olan çerçilik günümüzde kaybolmaya yüz tutmuÅŸ durumda. Çerçiler geçmiÅŸte üretim veya imalat sektörünün bir halkası olarak faaliyet göstermiÅŸlerdi. Üretilen mal ÅŸehrin büyük tüccarları tarafından getirilir, bu malın bir kısmı kenar mahalle, yakın veya uzak köylere kadar çerçiler tarafından ulaÅŸtırılırdı.

Çerçiler eski dönemin kültür taşıyıcılarındandır ayrıca. MüÅŸterinin bizzat ayağına gider; dar bir bölgede haberleÅŸmeyi saÄŸlar, mektup gibi haberleÅŸme araçlarını taşırlardı.

Çerçilik yapanlar umumiyetle orta yaÅŸ ve üzeri yaÅŸtaki insanlardır. Bohçacılar hariç geneli erkektir. Çerçiler mal pazarlamak veya özel sipariÅŸler için periyodik olarak dar bir alanda trampa usulüyle de ticaret yaparlar.

Çerçi sözünün kökenine baktığımızda; Farsçada carcı; “haberci, münadi” ve MoÄŸolcada çertçi; “parça, kırıntı” anlamlarına geldiÄŸini görüyoruz.

TDK: Tarama SözlüÄŸü’nde, “çert aleti”, çerçi eÅŸyası, çerçiye gerek olan ÅŸey açıklaması yer alır. Sözün dilimizdeki kullanımı, her iki dildeki anlamı da içerecek biçimde. Her iki toplumla da derin tarihi iliÅŸkilerimiz olmasına karşın bu kelime dilimize Farsçadan girmiÅŸ olsa gerek. Kaynaklarımızda çerçi sözüne ilk olarak Kodex Kumanikus’ta8 (13-14yy) “çarci” biçiminde rastlıyoruz.

Çerçi, Türkçe sözlükte “köy, pazar vb. yerlerde dolaÅŸarak ufak tefek tuhafiye eÅŸyası satan kimse; “bazı bölgelerde tuhafiyeci” ÅŸeklinde tanımlanmış. “Oysa çerçinin Anadolu’da daha geniÅŸ bir anlam ifade ettiÄŸine, adeta ‘seyyar satıcı, seyyar bakkal’ anlamında kullanıldığına da iÅŸaret etmek gerekir. Nitekim çerçi; köylere ve kırsala gelen her türlü satıcıya verilen addır. Öyle ki, meyve satmaya gelen de çerçi; kap kaçak, naylon eÅŸya, sele, sepet, oyuncak, çamaşır mandalı vb. ihtiyaç malzemesi satan da çerçidir.”

Ayni ve nakdi alışveriş

Ä°nsanlık tarihinin en eski mesleklerinden biri olan çerçilik, gezgin satıcıların eÅŸek, at üstünde ya da araçlarında taşıdıkları iÄŸneden ipliÄŸe ürünleri, köy köy dolaşıp köylünün malı karşılığında takas etmesi ya da para karşılığında satması usulüne dayanıyor.

Teknolojinin geliÅŸmesi, köylerde de pazar ve marketlerin kurulmaya baÅŸlamasıyla birlikte tarihin en eski meslek gruplarından biri olan gezgin satıcılar köyleri ziyaret ederek, buralarda çeÅŸitli ürünlerin takas usulü veya normal olarak satılması anlamına gelen çerçiciliÄŸin yavaÅŸ yavaÅŸ yok olmaya yüz tuttuÄŸundan ÅŸikâyetçi.

Sayıları gün geçtikçe azalsa da bazı vatandaÅŸlar geçimlerini halen bu iÅŸten karşılamaya devam ettiriyor. Özellikle kırsal alanda yaÅŸayanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasında hayati öneme sahip olan gezgin satıcılar; köyleri tek tek dolaÅŸarak, tas, tabak, giysi, temizlik malzemesi gibi çok farklı ihtiyaç maddesini tezgâhında bulunduruyor.

Çerçicilerden bazıları mesleÄŸi at arabasıyla yaparken, ata bakmanın zor olduÄŸunu belirten ve bunun içinde at arabası yerine kamyonet kullanan satıcılara da rastlamak mümkün.

Bu işe yeni başlayanlar, omuzlarına attıkları bir heybe ile dolaşırdı. Heybe mesleğin olmazsa olmazlarındandı.

AlışveriÅŸte paranın yok denecek kadar az kullanıldığı, alışveriÅŸin genellikle mübadele (deÄŸiÅŸme, deÄŸiÅŸ-tokuÅŸ) ile yapıldığı o zamanlarda, yumurta önemli bir birimdi. Bir ürün 3 yumurtaya, baÅŸka biri 5 yumurtaya verilirdi mesela. Çerçiyle yapılan alışveriÅŸlerin bir diÄŸer ÅŸekli “kabı kabına” denilen usuldür. Bir kap tahıla karşılık, bir kap meyve verilmesi gibi.

Sattığı malın karşılığında köylünün yetiÅŸtirdiÄŸi ürünleri alan çerçi onları kasabada, ÅŸehirde paraya çevirir; eksilen ürünlerini takviye eder ve yeniden düÅŸer yollara. Önceleri sırtındaki heybesiyle yaya olarak bu iÅŸi yapan çerçi, zamanla at, eÅŸek, katır gibi yardımcılarla iÅŸi büyüttü. Motorlu taşıtların geliÅŸmesiyle de ayağını yerden keserek kamyonet, minibüs vb. araçlarla modern ekipmanını kurdu ve faaliyet alanını iyice geniÅŸletmiÅŸ oldu. Dolayısıyla baÅŸlangıcından itibaren çerçinin daha geniÅŸ bir anlam içerdiÄŸi, “seyyar satıcı”ya denk düÅŸtüÄŸünü söylemek gerekir.

Çerçilere mallarını yere yayarak sattıklarından yaymacı ya da dökmeci denir. Evliya Çelebi çerçilerin piri olarak Abuzettin Gaffari adlı birini gösterir. Yine Evliya Çelebi Ä°stanbul’da çerçi sayısının 300 kadar olduÄŸunu, her türlü ufak tefek eÅŸya sattıklarını, müÅŸterilerin satın aldıkları mallardaki hileyi anlamamaları için kendi aralarında özel bir dil geliÅŸtirdiklerini de söylemektedir.

Netice itibariyle ÅŸehirler, kazalar, köyler arasındaki ulaşım imkânlarının artması, elektronik alış-veriÅŸlerin geliÅŸmesi, büyük marketlerde her ÅŸeyin bulunması, bu kadim esnaf grubumuzun hareket alanını oldukça sınırlandırsa da bazı çerçi esnaf grupları inadına varlığını sürdürmektedir. Özellikle tespih esnafı ve bohçacılık bunların önde gelenleridir.

 

Hikmet Kızıl bildirdi…

DÜNYA BÄ°ZÄ°M

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.