Sosyal Medya

İşte ABD'nin dayattığı 3 bantlı güvenlik alanı

Muharrem Sarıkaya / Habertürk Gazetesi



Ankara'da 7 AÄŸustos'ta ABD askeri heyeti ile yapılan görüÅŸmelerde, Suriye'nin kuzeyine oluÅŸacak güvenli bölge konusunda anlaÅŸmaya varıldığı açıklanmıştı.Buna karşın ardı sıra gelen açıklamalar da anlaÅŸmaya iliÅŸkin bir ÅŸeylerin yanlış gitmekte olduÄŸunun iÅŸaretçisiydi. Önce DışiÅŸleri Bakanı'nın tepkili sözleri geldi, bunu son olarak önceki gün Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın TRT'ye demeci takip etti.

 
Akar, bölgede “hava kontrolü ve koordinasyonunun ve kurulacak harekat merkezinin önemine” vurgu yaparken, güvenlikli bölgenin derinliÄŸinin müzakere masasında olduÄŸunun iÅŸaretini de ÅŸu sözlerle verdi: “MüÅŸterek harekat merkezi kurulduktan sonra müttefiklik ve stratejik ortaklık ruhuna uygun bir ÅŸekilde ilerlemeyi ve ABD'li müttefiklerimizle beraber hareket etmek arzusuyla bunları söylüyoruz. Ama diÄŸer taraftan da ister ‘B’, ister ‘C’ planı deyin eÄŸer bunlar yürümezse kendi başımıza yapacağımız faaliyetlerimiz de hareketlerimiz de olacaktır…”
 
ABD’NÄ°N GERÄ° ADIMI
Bir yandan ABD’li 6 kiÅŸilik askeri heyet Åžanlıurfa’da MüÅŸterek Harekat Merkez için yer bakarken, bu açıklamaların gelmesi üzerine konunun ilgili taraflarına “sorun ne?” diye sordum. Anladım ki “MüÅŸterek Harekat Merkezinin yapılanması, hava kontrolü ve koordinasyonu” konusunda her ÅŸey yolunda ilerliyor. Ancak güvenlikli bölgenin karadan derinliÄŸi ve denetiminin nasıl olacağı konusundaki sorunlar henüz aşılmış bulunmuyor.
 
Her ilk tarafın da aktardığına göre ABD bazı konularda ilk baÅŸlardaki katı tutumunu yumuÅŸatmakla birlikte, güvenlikli bölgenin hangi bandının ve yerleÅŸimlerin tam kontrolünde olacağı konusundaki katılığını koruyor. YumuÅŸattığı en önemli alan ise sınırın geniÅŸliÄŸine ve “havadan sanal güvenlikli bölge” oluÅŸmasına iliÅŸkin... Çünkü ABD tarafı önce 140 kilometrelik uzunlukta güvenli bölgenin oluÅŸmasını isterken, derinlik için de 9 mil (14 km) önermiÅŸti. Anlaşılan o ki müzakereler sonucunda ısrarından ger adım atmış ve uzunluk konusundaki tutumunu yumuÅŸatıp, “sınırın tamamı boyunca” güvenli bölge olmasını kabul etmiÅŸ.
 
MERKEZLERDE TÜRK GÜCÜ OLMAYACAK
Ancak bunun için de ÅŸartları var. Buna göre, “yerleÅŸim merkezlerine aynen kağıt üzerindeki Münbiç mutabakatında olduÄŸu gibi Türk güvenlik güçlerinden hiçbiri girmeyecek...” Sınır boyunca Kobani, Tel Abyad, Suluk, Resulayn, Derbesiyah, Kamışlı ve Kürt nüfuslu ilçeler dahil, yerleÅŸim birimlerinin kontrolü “aktive edilebilir güvenlik (Vating) prosedür” gereÄŸi yerel sivil ve askeri konseyler veya güçler tarafından saÄŸlanacak. Türkiye bu yerleÅŸim birimlerinde PKK veya diÄŸer suç örgütleri ile ilÅŸkili kiÅŸlieri tespit ederse, merkezden çıkarılmasını sivil veya asker konseylerde yer almamasını isteyebilecek. ABD ayrıca Kobani, Derbesyah gibi Kürt nüfusun çok yoÄŸun yaÅŸadığı bölgelere ve diÄŸer ilçe yerleÅŸimlerinde Türk güvenlik güçlerinin kesinlikle bulunmasını istemiyor; kırsalda kalması gerektiÄŸini savunuyor.
Türkiye’nin olumlu bakmadığı ABD'nin plan önerisi bununla da kalmıyor, kontrolün farklı ÅŸekilde oluÅŸacağı 5 km, 9 km ve 4 km kalınlığında üç de güvenlik bandı oluÅŸturuyor. Konuyla ilgili yetkilinin söylediÄŸi gibi, “5 km dışında yetkiyi paylaÅŸmayıp tam kontrolü” elinde tutmak istiyor.
 
BELÄ°RSÄ°ZLÄ°K DEVAM EDÄ°YOR
Ankara mutabakatı kağıt üzerinde duran Münbiç benzeri plana itirazını sürdürürken, ABD kaynakları da “henüz bir noktaya ulaşılmadığını, sürecin belirsizlikle dolu olduÄŸunu” teyit ediyor. ABD tarafından getirilen üç bantlı güvenlikli bölgenin yapısı da ÅŸöyle:
1- ORTAK BANT: Daha önce YPG ve SDG yetkililerinin de dile getirdiÄŸi gibi 5 kilometre olması istenen ilk bantta Türk ve ABD askerler ortak devriye görevini yürütecek. YPG/PKK güçler bu bant içinde kesinlikle yer alamayacak. Ancak kent merkezlerine ve Kürt yerleÅŸimlerine Türk asker de giremeyecek çevre sahada kalacak. YerleÅŸimlerde tam denetim ABD ve yerel sivil, asker konseylerin elinde bulunacak. Türkiye tespit ettiÄŸi kiÅŸi varsa yerleÅŸimden çıkarılmasını isteyecek. Bir anlamda kağıt üzerindeki Münbiç Mutabakatı burada hayata geçirilecek.
2- ABD’NÄ°N AÄžIR SÄ°LAH KONTROL BANDI: Bölgedeki neredeyse tüm büyük yerleÅŸim birimlerini kapsama alan beÅŸ kilometredeki Türk-ABD asker ortak devriye alanının hemen altında, 9 kilometrelik ikinci bir bant kuruyor. ABD, “üzerinde çalışmasını sürdürdüÄŸünü” belirttiÄŸi bu bandın tam kontrolünü elinde tutuyor, Türkiye ile ortaklaÅŸmıyor. Bu bandın içinde ise YPG güçler ağır silahları olmadan yer alabilecek. Ancak YPG’nin tüm ağır silahları ilk banttaki 5 kilometreyle birlikte toplamda 14 kilometreye ulaÅŸan ikinci bandın altına inecek; 5 kilometrede hiçbir ÅŸekilde, ardından gelen 9 kilometrede ağır silahlı olarak bulunamayacak.
3- Ä°LAVE 4 KM DAHA OLABÄ°LÄ°R: ABD tarafı bununla birlikte Türkiye'min ilk adımda önerdiÄŸi, ABD BaÅŸkanı Trump tarafından da dile getirilen 32 kilometrelik güvenlikli bölgenin tamamının, MüÅŸterek Harekat Merkezinden havadan denetimine olumlu bakıyor. Ancak 5 kilometrelik ortak devriye alanı sonrasında ağır silahlardan arındırılmış 9 kilometrelik alana 4 kilometre daha ilave edilerek toplamda 18 kilometreye kadar çıkacak ve M4 otobanının yakınına kadar ulaÅŸacak ağır silahlardan arındırılmış ikinci bandın kontrolünü tam elinde tutma konusunda kararlı.
 
HAVADAN SANAL GÜVENLÄ°KLÄ° BÖLGE
Nitekim ABD’nin uluslararası iliÅŸkiler alanındaki etkili dergisi Foreing Policy Research Ä°nstitute Orta DoÄŸu Direktörü Aeron Sten de bu bilgiyi paylaÅŸtı. Sten bununla kalmayıp, “Türkiye'nin önerdiÄŸi 32 km’lk bant içinde, hatta daha da ilerisinde insansız hava araçları le sanal güvenli bölge oluÅŸturulabileceÄŸini, ortak harekat merkezinden Türk ve ABD güçlerinin birlikte operasyonu le oluÅŸacak ‘havadan sanal güvenli bölgede’ Suriye Demokratik Güçlerinin hareketlerinin anlık izlenerek gerekenin yapılması konusunda uyumun saÄŸlanabileceÄŸini” belirtti. Hatta ABD'nin Türkiye’yi bu konuda ikna edebilmek için ortak harekat merkezini harekete geçirmeyi hedeflediÄŸinin de altını çizdi.
 
ARDI ARDINA SURÄ°YE ZÄ°RVELERÄ°
Her iki tarafın da aktardıklarından yola çıkılırsa, Türkiye'nin beklentilerinin karşılanmadığı, ancak ABD'nin katı direniÅŸinin de kırıldığı bir zemine ulaşıldığından söz edilebilir. Ancak ortada kağıt üzerinde kalan Münbiç mutabakatı da varken Türkiye ÅŸu aÅŸamada meseleyi, sadece tepki göstermekle kalmayıp, bir adım ötesine de taşıyarak Al Bab, Afrin’deki gibi güvenli bölgeyi tek taraflı kuracak.
Yerinde bulunarak da sahayı yakından izleyen ve en iyi bilenlerden ORSAM’dan Oytun Orhan da bölgedeki kent merkezlerinin yarıçaplarının bir kilometreyi geçmediÄŸini anımsattı. ABD'nin kent merkezlerine ve Kürt yerleÅŸimlerine Türk botunun basmaması, kontrolün tam olarak elinde bulunması gibi ÅŸartlarının, “Ankara’yı tek taraflı güvenli bölge oluÅŸturma kararına edebileceÄŸini” belirtti. Orhan, “5 km, 9 km ve ilave 4 km olarak dile getirilen üç bantlı sistemin olumsuzluklarına” da iÅŸaret etti ve “Bu kez Münbiç’e benzeyeceÄŸini sanmıyorum,
ama zorlukları da çok” dedi. Anlaşılan o ki Suriye sahası her yen gün yen bir durumu da doÄŸuracak, 11 Eylül’de Ankara’da yapılacak Putin ve Ruhani’nin katılacağı Üçlü Zirve ile BM toplantısının hemen ardından toplanması hedeflenen ABD ve Fransa liderlerinin katılacağı Dörtlü Zirve gelecekte olacaklara ışık tutacak...

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.