Güncel
Ahmet Taşgetiren: Yapılan seçimde hile yapmak kadar vahimdir, hukukun temel ilkelerini hiçe sayıyorsunuz

Follow @dusuncemektebi2
Ahmet TaÅŸgetiren- Karar
Yeni Åžafak’ın sür-manÅŸetinde ÅŸu baÅŸlık yer alıyor: “Sandıklar FETÖ’ye teslim edilmiÅŸ.” BaÅŸlığın altında ve haberin içinde sandıkların FETÖ’ye teslim edilmiÅŸliÄŸinin gerekçesi olarak da bir liste sunulmuÅŸ. Åžu liste orada yer alıyor:
“Ä°.B. Maltepe Belediyesi’nde görev yaptığı halde 2229 numaralı sandığa baÅŸkan oldu. Ä°.B.’nin kardeÅŸi M.B. ise 1096 numaralı sandığın baÅŸkanı. M.B. Ä°nfaz Koruma Memuru olarak çalışırken kamudan ihraç edildi, 10 Ekim 2018’de ise OHAL Komisyonu kararı ile göreve iade edildi. 2020 numaralı sandıkta asil üye olarak görev yapan T.H.’nin dosyası da kabarık. ÇocuÄŸu FETÖ okullarında okuyan T.H., Ä°stanbul Sosyal Güvenlik Ä°l MüdürlüÄŸü’nde görev yaparken bir dönem açığa alındı. T.H.’nin polis müdürü kardeÅŸi G.T. KHK ile 2016’da ihraç edildi. R.S. ise öÄŸretmenken önce ihraç edildi, sonra komisyon kararı ile görevine döndü.1191 numaralı sandığın baÅŸkanı E.Ä°.: KardeÅŸi asker öÄŸrenci iken okulla iliÅŸiÄŸi kesildi. 1541 numaralı sandığın baÅŸkanı A.K.: Aynı sandığın aynı zamanda asil üyesi! Adı bir dönem FETÖ soruÅŸturmalarında geçti. 1277 numaralı sandığın baÅŸkanı G.G.: KardeÅŸi Antalya’da polis memuru iken ihraç edildi. 1413 numaralı sandığın asil üyesi Ö.G.: KardeÅŸi Ä°stanbul emniyet müdürlüÄŸünde görevli iken açığa alındı. DiÄŸer kardeÅŸi komiser yardımcısı iken ihraç edildi. 2256 numaralı sandığın asil üyesi F.D.: TÜÄ°K’te geçici personel iken ihraç edildi ancak OHAL Komisyonu tarafından görevine iade edildi.”
HHH
Siyahları ben yaptım. Ne var orada?
“KardeÅŸi… OHAL komisyonu kararı ile göreve iade edildi… ÇocuÄŸu FETÖ okullarında okuyan… T.H.’nin polis müdürü kardeÅŸi… Sonra komisyon kararı ile görevine döndü… Adı bir dönem FETÖ soruÅŸturmalarında geçti… KardeÅŸi… KardeÅŸi… DiÄŸer kardeÅŸi… ancak OHAL Komisyonu tarafından görevine iade edildi…”
Azıcık hukuk bilgisi ve hukuka saygısı olanlar, yani mesela suçun ÅŸahsiliÄŸi ilkesinden, suç sabit olmadıkça her insan masumdur ilkesinden, bir insan yargıda aklanmışsa suçsuzluÄŸuna hükmedilmesi gerektiÄŸinden haberi olanlar, insanları kardeÅŸi yüzünden, çocuÄŸunun okuduÄŸu okul yüzünden, ya da suçsuzluÄŸu anlaşıldıktan sonra hala ÅŸu örgütün bu örgütün üyesi olmakla suçlamazlar. Bunu bir medya organı binlerce kez çoÄŸaltmaz… Bu suçtur.
Bir gazeteyi yönetenler bunun suç olduÄŸunu bilmiyor olamazlar. Ama durumdan vazife çıkarıp, gazetenizi de o görevin içine sokarsanız gazetenin tarihine yargısız infaz günahı eklendiÄŸine bakmaz, gözünüzü karartıp bunu yaparsınız.
Seçim kaybedilmiÅŸ mi gözüküyor, seçimi yenilemek mi lazım, bunun için yolsuzluk algısı mı oluÅŸturulmalı, Parti sözcüleri bunun için bastırıyor mu, böyle bir durumda gazeteye hangi görev düÅŸtüÄŸü sorusu mu ortaya çıktı, öyleyse ne duruyorsunuz?
Yolsuzluk varsa tabii ki araÅŸtırılsın. Tabii ki vatandaşın bir oyu bile zayi olmasın. Tabii ki seçime hile karıştırılmasın. Ama bakın, ÅŸu yapılan var ya, en az seçimde hile yapmak kadar vahimdir. Hukukun en temel ilkelerini hiçe sayıyorsunuz. Bunlar 28 Åžubat zamanlarının fesadıdır, dediÄŸimde tüyler diken diken oluyor. O zaman askerlerin eÅŸlerinin fotoÄŸrafı istenmiÅŸ, çocukların hangi dersaneye gittiÄŸi araÅŸtırılmış, ana – babasının irticaya yakın olup olmadığı soruÅŸturulmuÅŸtu. Åžimdi de kardeÅŸlerden, çocuklardan yola çıkılarak FETÖ ithamı yapılıyor. O da yetmiyor, aklanmış adamın aklanmışlığı yok farz ediliyor. Yargı niye var o zaman, OHAL Komisyonu niye var? Bu mantık bir FETÖ sanığı varsa onun etrafındaki -kardeÅŸi, anası, babası, çocuÄŸu, hısım akrabası- onlarca insanı zanlı alanına sokuyor. Bunun insafı var mı?
Åžunu düÅŸünür insanlar: EÄŸer Ak Parti’nin “seçimde hile” diye dile getirdiÄŸi konular bu tür ÅŸeylerden ibaretse, polis operasyonları bu alanlarda yapılıyorsa “Devlet dili”ne güven noktasında büyük problem çıkar.
Böyle olmaz, bakın, bu yapılanlar Ak Parti’ye baÅŸka bir maliyet getirir. Åžunu açıkça ifade etmek isterim: Bir süredir Ak Parti imajı, bu medya dili yüzünden de yara alıyor.
***
“Yeniden seçim” tartışmaları nereye varır, bilemiyorum. Ama ÅŸunu ifade etmek isterim: Ak Parti’nin toplumla iliÅŸkisinde bir sorun oluÅŸmuÅŸ bulunuyor. Hem de öyle böyle deÄŸil, ciddi bir sorun. En içerden en dışardan dile getirilen “sakınılmış” notları topladığınızda kabarık bir dosya çıkar ortaya.
Åžunu da söyleyeyim: Yeni bir seçim Ak Parti’ye istediÄŸini verir mi, emin deÄŸilim. Yani yenilenen seçimde de Binali Yıldırım kaybederse nasıl bir itibar aşınması olur? Binali Bey’in suskunluÄŸunun bir anlamı olmalı.
Bu tartışmalarda “partili cumhurbaÅŸkanı” hüviyeti içinde CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın yer almasının, sade vatandaÅŸ nezdinde nasıl karşılandığı da önemli bir soru. Bence hukuk gibi, CumhurbaÅŸkanlığı gibi bazı alanların saygınlığının sadece kendi tabanlarımız deÄŸil, tüm vatandaÅŸlar nezdinde korunması hayati bir mesele.
Henüz yorum yapılmamış.