Sosyal Medya

Cemal Kaşıkçı'nın son anları: Astımım var, ağzımı kapatmayın

Bu makale 19-20 Ocak 2019 tarihinde cumartesi gününde basılmış.



Deniz Gökçe / Akşam
 
Üç Türk medya mensubu tarafından banda alınan ve de Suudilerin medyacısı Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’a geri gitmesini istediklerini ve de redettikçe de direnen kişilerin, sonunda Kaşıkçı’yı nasıl öldürdüklerini açıklayan, gerçeklere dayalı ve yeni bir kitap olarak basılarak piyasada dağıtılmaya başlandı. Kitabın içeriği 19-20 Ocak 2019 günlerinde New York Times’ta sayfa 3’te piyasaya çıkarıldı.
 
Suudi tarafı kişiler tarafından özetlenen ve yazılan kitap ise eğer Kaşıkçı, 2 Ekim tarihinde, yani derhal, memlekete geri gelmezse de öldürülecek ve de cesedi de ortadan kaldırılacak kararı vardı diyordu. Bu durumun anlaşmasının Suudiler arasında önceden yapıldığı ve bazı detayların da sonradan gündeme getirildiği belliydi deniyordu. Piyasaya yeni çıkartılan kitaba göre, o günlerde neler yapıldığını gerçekçi olarak anlatıyor.
 
Abdurrahman Şimşek, Nazif Karaman ve de Ferhat Ünlü adlı üç kişilik Sabah Gazetesi medya ekibi de, konunun detaylarını iyice toplamışlardı ve de ellerinde elektronik kayıttan alınma bazı açıklanmayan konular da vardı.
 
Kitap Türkçe yazılmıştı ve de aralık ayında satışa çıkmıştı. Suudi Arabistan personeli olaya 18 kişi katıldığını söylemişti ama bunların sadece on biri, bu ay ülkenin başkenti Riyad’a aktarılmıştı.
 
Kitap, bir çok gerçeği açıklayan Türkiye’nin bazı elektronik kayıtları, konsolosluk kayıtlarından aldığını ve de diğer bazı bilgilerin de Arabistan Hükümeti mensubu Salah el Tubaigy adlı memur kişiden geldiğini söylüyorlar. Örneğin kitap Kaşıçkı konuşmayınca, olayın detayının Muthreb tarafından Tubaigy’ye anlatıldığını da aktarıyor. Mutreb’e göre Kaşıkçı, konsolosluğa sokulur sokulmaz da, biraz bekletildikten sonra başkonsolosun ofisine götürülmüştü. Kaşıkçı, birçok alet masanın üstüne kondukça, “Beni bunlarla mı öldüreceksiniz?” diyormuş. Sakinleşme sağlayabilmek için oğluyla da telefonla konuşturulmuş. Ona seni Riyad’a götüreceğiz demişler. Sonunda Muthreb beş Suudi Ajansı elemanını Kaşıkçı’nın üzerine salmış. 5 elemanın içinden birinin de Thaar Ghaleb olduğu söyleniyor ve elde tuttukları kişinin ağzını kapatma işlemini de onun yaptığını söylüyorlar.
 
Sonunda plastik torbalar kafasına ve de ağzına kapatılmış ve de beş dakika içinde de, nefes almasını durdurmuşlar. Son sözü ise “Astımım var, ağzımı kapatmayın !” olmuş! Kitaba göre Kaşıkçı’nıni o gün 1.24 PM saatinde ölmüş. Yani kitaba göre, konsolosluk binasına girişinden 10 dakika kadar geçtikten sonra öldürülmüş!

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.