Kürsü
Abdurrahman Dilipak: Sanayiciyi kurtarmayıp futbol şirketlerinin borçlarını yapılandırırsanız ne Allah razı olur ne yurdum insanı

Follow @dusuncemektebi2
Abdurrahman Dilipak- Yeni Akit
AK Parti’nin ve adaylarının dikkat etmesi gereken birkaç konu var.
Yolsuzluk ve ahlaki zaaf üzerinden adayları vurmaya çalışacaklar. Torpil, rüÅŸvet gibi konular hep gündemde olacak.
Ä°ÅŸ aleminin, esnaf ve vatandaşın ekonomik açıdan sıkıntıları halk arasında en çok konuÅŸulan konular arasında.
Ve tabii gençlik ve aile hayati öneme sahip bir konu. Her iki alanda ciddi bir zafiyet söz konusu. Özellikle de aile ile ilgili konuÅŸulanlar, yaÅŸananlar ciddi bir sıkıntı sebebi.
Aile ile ilgili TBMM’de komisyonda konuÅŸulan konulardan tutun da, Aile bakanlığı ve MEB’deki uygulamalar, (Neyse ki MEB yıllar sonra yanlış bir uygulamaya son verdiÄŸini açıkladı), Aile mahkemelerinde yaÅŸanan rezaletler ve yasalardaki çarpıklıklar ciddi bir problem. 6284’nolu yasa, adeta toplumda felaketin kod numarası gibi anılmaya baÅŸladı. Unutmayalım ki, hukuka ve maslahata uygun olmayan yasa suç aletidir!
Bir de başımızın belası “Ä°stanbul SözleÅŸmesi” var. 11.5.2011’de Ä°stanbul’da imzalanmış. Meclis 14.3.2012’de kabul etmiÅŸ aslında. 1 AÄŸustos 2014’de yürürlüÄŸe girmiÅŸ. Åžimdi bu sözleÅŸme hükümleri iç hukuka yansıtılmaya çalışılıyor. Bugünkü tartışma aslında geç kalmış, ertelenmiÅŸ bir tartışma. Öte yandan da son kavÅŸaktayız.
Tabii ÅŸu “Toplumsal cinsiyet eÅŸitliÄŸi” tartışması da, bu tartışmanın bir parçası olarak gündemde. Proje MEB’de ETCEP olarak birkaç yıldan beri uygulanıyordu ve zaten sona gelinmiÅŸti. Bizim “YeÅŸil Laikler” iÅŸi bitirmiÅŸlerdi. Bu bizim YeÅŸil Kemalistler, laikler, artık ADD ve ÇYDD’ye gerek bırakmadılar. FETÖ’ye de BÇG’ye de gerek kalmayacak bu gidiÅŸle. “Bizimkiler”(!) bu iÅŸi daha iyi yapacaklar sanki!
Toplumu dönüÅŸtürmek için yola çıkanlar, sanki farkında olmadan dönüÅŸtürüldüler. Ava gidenler avlandılar! Aslında devleti ele geçirip toplumu dönüÅŸtürmek fikri “Jakoben Kemalistler”in fikri idi. Bizimkiler de aynı tuzaÄŸa düÅŸtüler sanki, farkında olmadan. Onlar da bir bakıma “Metodik Kemalist” oldular. Bunların baÅŸlarında hâlâ baÅŸörtülüleri var ama, artık o sadece bir aksesuvar ve de o baÅŸörtüsünün altındaki beyinleri ve kalpleri sanki bir dönüÅŸüm sisteminde dönüÅŸtürülmüÅŸ ve yeniden yapılandırılmış gibi.
Adalet, FETÖ davaları ile ilgili yaÅŸanan sorunlar, bazı kripto FETÖ’cüler itibar görürken, suç oluÅŸturmaması gereken eski ve dolaylı iliÅŸkiler bahane edilerek görevden uzaklaÅŸtırılan ya da sanık sandalyesine oturtulanlarla ilgili yaÅŸananlar toplumun önemli bir kesiminde ciddi bir rahatsızlık sebebi.
Bir de YeÅŸil Kemalistlerimiz, YeÅŸil Kapitalistlerimiz, YeÅŸil Feministlerimiz var. O kesimlerden oy devÅŸirme uÄŸruna yapılanların götürüsü getirisinden daha fazla. “Bu ÅŸekilde dostlarınızı kaçırırsınız, ama aynı zamanda size diÅŸ bileyenler de dost olmazlar”. Unutmayın “eldeki bir kuÅŸ, daldaki üç kuÅŸtan çok daha deÄŸerlidir.”
“Åžuyuu vukuundan beter söylentiler” dolaşıyor ortalıkta. Söylenti, eÄŸer tatmin edici bir açıklık, ÅŸeffaflık ve güven verici bir açıklama ile zamanında önlenemez ise, bazan en tehlikeli “gerçek”ten bile daha tahripkar olabilir.
Åžehir bizim evimizdir. Gelenekten gelen kural ÅŸu: “Evinizin anahtarını kendine emanet edemeyeceÄŸiniz kiÅŸiler”e ÅŸehrin anahtarını emanet edemezsiniz! Hangi partinin adayı olursa olsun, adayınız böyle biri ise, dünya ve ahiret açısından sonuç size fayda vermeyecek. Ya siz de öylesiniz, onun gibi birisiniz, ya da cahillik ediyorsunuz. Unutmayın, “Allah cahil ve zalim bir topluluÄŸa, müfsitler topluluÄŸuna yardım etmez.” Onların “üzerine pislik ve bela yaÄŸdırır”, “iÅŸlerini sarp daÄŸlara sardırır”. Zalimlere herhangi bir ÅŸekilde yardım edenler, “zalimleri yakacak ateÅŸin kendilerine de dokunacağını” bilmeleri gerekir..
Spor maskesi altında, artık bir kumara dönüÅŸen futbola, futbolculara, futbol takımlarına verilen destek, aktarılan kaynak ve kitlelerin uyutulması için adeta beÅŸik görevi gören stadyumlara harcanan para da artık sinir bozucu bir boyuta ulaÅŸtı. “Ne saÄŸcı, ne solcu, futbolcu” bir nesil geliyor, bu ÅŸekilde özendirilince devlet ve Media tarafından. Yazık bu gençlere. Futbol bir spor da deÄŸil. Zaten spor ne ki, bu iÅŸin güzellemesini bir kenara bırakıp tarihine bakın, etimolojisine bakın, felsefesine bakın, psikolojisine bakın, pratik uygulamasına ve arkasındaki güçlerin kim olduklarına bakın. Geçen gün “Herkül” filmini izledim de, filmin orta yerinde, diyor ki “Her spor bir savaÅŸtır, her savaÅŸ bir spor!”. Barışmış, gençlerin ıslahı imiÅŸ. Geç efendim! Bu konuyu tekrar, ayrıca yazmam gerekecek! Ezberlerin bozulması için konunun ayrıntılı bir ÅŸekilde ele alınması gerek!
Åžimdi de batmak üzere olan sanayiciyi kurtarmayıp, batık futbol ÅŸirketlerinin borçlarını bir kamu bankası üzerinden yapılandırmaya kalkarsanız, bundan ne Allah razı olur ne de yurdum insanı, kanaatime göre. Bu “süper akıl”(!)lar kimin aklı ise.
Bakın, Varlık fonu ile ilgili abuk - subuk iddialar dolaşıyor ortalıkta. Mesela Etibank’ın özelleÅŸtirilmesinden ve boraksın iÅŸletme imtiyazının yabancılara satılacağından söz ediliyor, hem de komik bir fiyata! Aman ha! Bu iÅŸlerin ÅŸakası bile olmaz. Ä°çimizden birileri böyle manyakça hayaller kurup, birilerinin haberi olmadan iÅŸ kotarmaya çalışıyorsa da, bu “Dahlan akıllı”lara meydanı boÅŸ bırakmayın. Sonra bunlar her haltı yer. Bunlardan içimizde yok deÄŸil!
Birçok siyasi ve idari kadrodaki atamalar toplum vicdanından rahatsızlık uyandırıyorsa, bu konuda daha dikkatli olmak gerek.
Adapazarı Arifiye’de kurulu tank palet fabrikasının özel bir ÅŸirkete satılacağına dair sosyal mediada çıkan haberlerin anında cevaplandırılması gerek. Bakın geç gelen hakikat hükmünü icradan aciz kalır. Meydan müfsitlere kalır.
Yönetim hem bu haberlerin kaynağını bulmak ve ortaya çıkarmak, hem de eÄŸer bu yönde birtakım giriÅŸimlerde bulunanlar varsa, onların kim oldukları, hangi iliÅŸkilerle bu tür tezgahlarda rol aldıklarının ortaya çıkarılması gerek.
Öte yandan; SaÄŸlık ve Gıda Tarımda hâlâ devam eden, çözülemeyen bir sürü ÅŸikayet konusu var.
“Ben yaptım oldu” olmaz. Politikacıların ne söyledikleri kadar, toplumda o sözlerin ve iÅŸlerin nasıl anlaşıldığının da hesaba katılması ve istismara sebeb olacak söz ve eylemlerden kaçınılması gerek.
DiÄŸer bakanlıklar ile ilgili konular da gündemde, adaylarla ilgili söylentiler ve yerel yönetimlerde hâlâ devam etmekte olan iÅŸler de.. Damlaya damlaya göl oluyor, haberiniz olsun. Selâm ve dua ile.
Henüz yorum yapılmamış.