Sosyal Medya

Güncel

Ahmet Taşgetiren / Türkiye’den bakınca Fransa...

Ahmet TaÅŸgetiren - Karar



Fransa’daki “Sarı Yelekliler isyanı”nın bütün dünyadan ilgiyle takip edildiÄŸini düÅŸünmek yadırgatıcı deÄŸil. Her ülke bir yönüyle olayı kendisi ile ilgili bulabilir.
 
Dünya geçtiÄŸimiz yıllarda “Arap Baharı” sürecini yaÅŸadı.
 
Sovyet nüfuzu altındaki ülkelerde “Turuncu” vs. diye renkli devrimlere tanıklık etti.
 
Ä°talya’da, Fransa varoÅŸlarında “kapitalizm karşıtı” büyük kitlesel gösteriler gördü.
 
Amerika’da ırkçılık karşıtı büyük tahripkâr gösteriler oldu.
 
Türkiye’de de gezi olayları yaÅŸandı.
 
Her yeni olay, farklı ülkelerde kendinde yaÅŸanan benzer nitelikleriyle hatırlanıyor ve “Acaba nereye gider?” sorusuna cevap aranıyor.
 
Fransa’daki olayın bizdeki Gezi ile birlikte konuÅŸulması tabii.
 
Gezi bizde tam bir siyasal gerilim konusu haline geldi. “Taksim’deki aÄŸaçları korumak”la baÅŸlayıp “Siz hâlâ olayı aÄŸaç meselesi mi zannediyorsunuz? Hâlâ anlamadınız mı?” ya evrilmesi, yani “Hükümeti yıkma” giriÅŸimi gibi görülmesi, ardında uluslararası odakların bulunduÄŸu yaklaşımı, bugün dahi bu alandaki hesaplaÅŸmayı yargı ve siyasi kürsüler planında sürdürüyor.
 
***
 
Fransa’da olaylar ekonomik sebeplerle baÅŸladı.
 
Arap baharının fitilinin ateÅŸlendiÄŸi Tunus’ta da ilk patlayış ekonomik nitelikliydi.
 
Daha önce Ä°talya’da da benzeri sebeplerle toplumsal patlayışlar gerçekleÅŸti.
 
Ancak olayların sadece ülke gerçekleriyle baÄŸlantılı olmadığı tarzında bir iddia da tedavül edip duruyor.
 
Arap Baharı sırasında “Acaba bu geliÅŸmelerin arkasında Amerika var mı?” sorusu sorulmuÅŸtu.
 
Benzeri ÅŸekilde eski Sovyet ülkelerindeki renkli ayaklanmalarda da “Soros” kaynaklı kışkırtmalara iÅŸaret edildi.
 
Åžu an Fransa’daki ayaklanmalarda “Avrupa Ordusu” söylemlerini boÄŸmak amacıyla Amerika’nın perde arkası rolüne iÅŸaret ediliyor.
 
Bizde Gezi olayları tehdit algısı çerçevesinde sürekli gündemde tutulan bir konu. Böyle bir siyaset ve medya dili var. Yargı da Gezi’de aktif konumda olan kiÅŸilere yönelik tutuklama ve yakalama kararlarıyla “Hükümet devirme” temasını canlı tutuyor.
 
Böyle bir duyarlılık içinde, Gezi’deki polis uygulamalarına tepki gösteren Avrupa’lı bir ülkedeki sosyal patlamayı nasıl görmeli?
 
Doğrusu bir şaşkınlık halinin bulunduğunu belirtmek lazım.
 
- Fransa’ya oh olsun, mu demeli?
 
- Fransa’daki olayların Fransa’ya diz çöktürmek için düÅŸman güçler tarafından tertiplendiÄŸini, büyütüldüÄŸünü mü düÅŸünmeli?
 
- Macron hükümetinin uyguladığı polisiye tedbirlere dikkat çekip, “Ä°ÅŸte siz de bizden daha insancıl davranmıyorsunuz” ÅŸeklinde bir söylem mi geliÅŸtirmeli?
 
- Macron’un polisiye tedbirlere baÅŸvurmakla birlikte eylemcilerin taleplerini dikkate alıp geri adım niteliÄŸinde bazı kararlar vermesini bir zaaf olarak mı görmeli yoksa, “Ä°ÅŸte tansiyonu düÅŸürmek böyle olur” gibi bir tavra mı yönelmeli?
 
- Eylemcilerin geri adımları yeterli görmeyip sokaktan vazgeçmemesini “Ä°ÅŸte gördünüz bunlar kötü niyetli, elinizi verirseniz kolunuzu kurtaramazsınız, onun için üzerlerine çok daha keskin tavırla gitmeli” diye mi düÅŸünülmeli?
 
- Batı toplumlarında yaygınlaÅŸma istidadı gösteren bu tarz patlamaları sistemin getirdiÄŸi sonuç olarak görüp, sistemde ezilen toplum kesimlerine yönelik reformlar yapılması deÄŸerlendirmesine mi yönelmeli?
 
Bu noktada söylenecek bazı ÅŸeyler var:
 
Bir: Patlamaların ekonomik, sosyal, siyasi alanlardaki kronik bazı sorunlar üzerinde gerçekleÅŸtiÄŸi açık. Bu sorunlar görülmez, ortadan kaldırma yolunda adımlar atılmazsa patlama potansiyeli sürekli canlı olur.
 
Ä°ki: Bir ülkede sorunlu zeminler olursa onun üzerinde sörf yapan yerel-uluslararası odaklar bulunur. Vekalet savaÅŸlarının sıcak savaÅŸ ortamı dışında toplumsal zemini ateÅŸleme niteliÄŸinde gündeme gelmesi her zaman mümkün. Sıcak cephe savaşının yanında böyle bir ateÅŸleme daha az riskli ve tüm toplum bünyesini tahrip edici olabilir.
 
Üç: Önce sorunlar konusunda duyarlı olmak, sonra da patlamalar karşısında serinkanlı olmak, uzun vadeli sancılar birikmesinin önünü almak basiretli bir yönetim dili olacaktır.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.