Sosyal Medya

Güncel

Karar yazarı: Hükümet bu işin aciliyetini idrak edemiyordu da Devlet Bahçeli söyleyince mi idrak etti?

Karar gazetesi yazarı Hakan Albayrak, hükümetin erken seçim almasından sonra akıllarda kalan soru işaretlerini köşesine taşıdı.



İktidar, MHP’nin teklifi üzerine, cumhurbaşkanlığı seçimi ile milletvekili genel seçimlerini erkene almaya karar verdi.
 
Hem de fena halde erkene.
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 3 Kasım 2019 yerine 26 Ağustos 2018’i önermişti ama bu tarih bile yeterince erken bulunmadı ve 24 Haziran 2018 tercih edildi.
 
Şunun şurasında iki aycığımız var 
seçimlere.
 
Erken seçimler değil, yıldırım seçimler!
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan diyor ki: “Cumhurbaşkanıyla hükümetin uyumlu çalışması sayesinde ciddi bir sorun yaşanmıyor gibi gözükse de eski sistemin hastalıkları attığımız her adımda karşımıza çıkabiliyor... Sonuçta ülkemizin karşı karşıya bulunduğu fotoğraftan hareketle bu erken seçim teklifine olumlu yaklaşmamız gerektiği konusunda arkadaşlarımızla görüş birliğine vardık… Türkiye’nin önündeki iç ve dış gündemin yoğunluğu, erken seçim kararının açıklanmasıyla ortaya çıkacak belirsizliğin bir an önce ortadan kaldırılmasını zorunlu kılıyor. Suriye’deki gelişmelerin hızlandığı, makroekonomik dengelerden büyük yatırımlara kadar her konuda çok önemli kararlar vermemiz gereken bir dönemde seçim konusunu ülkemizin gündeminden bir an önce çıkarmamız şarttır. Bunun için önümüzdeki seçimlere ittifak içinde girme konusunda mutabık bulunduğumuz Sayın Bahçeli ile de yaptığımız istişareler neticesinde seçimlerin 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılmasına karar verdik.”
 
Madem erken seçim bile memleketin işini görmez ve yıldırım seçim zaruri, öyleyse daha düne kadar sergilenen ‘Ne erken seçimi kardeşim? Ne münasebet? Ne alâka? Seçimlerin vaktinden evvel yapılmasını gerektirecek ne var ki ortada? Kasım 2019’da yapılacak, o kadar!’ tavrı neyin nesiydi?
 
Hükümet bu işin aciliyetini idrak edemiyordu da Devlet Bahçeli söyleyince mi idrak etti?
 
Şartların öyle gerektirdiğini bilmiyordu da Devlet Bahçeli’den mi öğrendi?
 
Siyasi, iktisadi, askerî vaziyeti doğru okuyamıyordu da Devlet Bahçeli sayesinde mi doğru okuyabildi?
 
***
 
Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, geçen ayın başında şu beyanatı vermişti gazetecilere:
 
“Türkiye’de seçimler vaktinde yapılacaktır. Erken seçim yoktur. Vaktinde seçim vardır bunu daha kaç kere tekrar edeceğiz? ‘Yok’ diyoruz. Ama belli ki Türkiye’de bazı kişilerin seçimi öne alması konusunda istekleri var. O çevrelere de şunu söylüyoruz: ‘Türkiye’de seçimin ne zaman yapılacağına hükümet karar verir’ Hükümetin kararı da çok açık. Seçim zamanında yapılacaktır. AK Parti’nin gelenekleri çok açık. AK Parti kurulduğu günden bu yana iktidar çoğunluğu elde ettikten sonraki dönemdeki tüm seçimler vaktinde yapıldı. Sadece 2007’deki seçimler Kasım’da yapılacakken Temmuz’da yapılmıştır. Esasında çaresizlikten alınmış bir çare seçimidir o çünkü 367 kararıyla Türkiye’nin önü kapatılmıştı. Türkiye’nin önünü açmak için yapıldı. Erken seçim sayılmaz. AK Parti geleneğinde vaktinde seçim vardır. Bu geleneğe alışmayanlar alışmak zorundadır.”
 
Evet, Bozdağ geçen ayın başında verdi bu beyanatı.
 
Eski sistemin hastalıkları geçen ayın başında da vardı…
 
Suriye’deki gelişmeler geçen ayın başında da hızlıydı, üstelik o günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri daha Afrin’in merkezine girmemişti, durum Türkiye için şimdikinden daha kritikti…
 
Makroekonomik dengeler veya büyük yatırımlarla ilgili çok önemli kararların alınması gerektiği geçen ayın başında da biliniyordu…
 
“Ülkemizin karşı karşıya olduğu fotoğraf” aynı fotoğraftı…
 
Öyleyse neyin nesiydi bu beyanat?
 
O fotoğrafı göremiyor muydu 
hükümet?
 
Görebilmek için Bahçeli’nin göstermesine mi ihtiyaç duyuyordu?
 
Yoksa seçimleri -herhalde bambaşka gerekçelerle- olabildiğince öne çekmek gerektiğini zaten düşünüyordu da en sevimsiz anlamıyla siyaset mi yapıyordu ‘Erken seçim kesinlikle yok’ deyip dururken?
 
Öyle veya böyle…
 
Sergilenen manzara saygı ve itimat telkin etmekten çok uzak.
 
***
 
Bunlar bir yana, seçimlerin erkene alınmasına seviniyorum çünkü siyaset bir senedir seçimler etrafında dönüyor ve bu seçim seferberliği havasına ta 2019’un kasım ayına kadar nasıl katlanacağız diye kara kara düşünüyordum.
 
Ama önümüzdeki Ramazan ayını kıyasıya bir siyasi kavga ortamı içinde geçirmek zorunda kalmayaydık iyiydi…
 
Hayırlısı olsun.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.