Sosyal Medya

Özel Haber

Binbir Gece Masalları'nın Kaynağı Gerçekten Araplar Mı? / Kadir GÜVEN

Ünlü Binbir Gece Masalları İslam coğrafyası başta olmak üzere dünyanın hemen her yerinde okunmuş ve anlatılmıştır. Bu masalların nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı hakkında kesin bir yargıya ulaşmak çok zor. Bu yazımda bu masalların kaynağını, nasıl geliştiğini ve nasıl popüler olduğunu anlatmaya çalışacağım.



Kadir GÜVEN - Düşünce Mektebi

Öncelikle Arapça yazıldığından dolayı özellikle Batı'da Arap masalları olarak bilinen bu masalların kaynağı sadece Arap kültürü değildir. Masallar Arap kültürün yanında Mısır, Hint, Fars, Türk ve Yahudi kültürlerinden de izler taşır. Masallar sadece bu kültürlerin değil aynı zamanda Orta Doğu coğrafyasında yer alan diğer kültürlerin de izlerini barındırır. Bu kaynaşmanın sebebi ise Abbasiler dönemidir. Abbasiler İslam'ın altın çağı olarak nitelendirilen bu dönemde başkent Bağdat olmak üzere Orta Doğu'da bir kültür havzası oluşturmuşlardır. Bu kültürlerin kaynaşması ve etkileşmesi Binbir Gece Masalları'nın ortaya çıkmasındaki en büyük etkendir. Hatta bazı araştırmacılar bu masalları Orta Doğu havzasından da daha geniş bir bağlamda dünya masalları derlemesi olarak değerlendirirler.

Genel kanaat Binbir Gece Masalları'nın temel kaynağının Hezar Efsane (Bin Efsane) isimli Farsça eser olduğudur.. Bu Farsça eserin içindeki masalların da bir kısmı Hint masalıdır. Kitabın ana kahramanlarından olan Şehriyar ve Şahzaman isimlerinin Farsça oluşu bu durumu ispatlar. Yani masalların İran-Hint coğrafyası çıkışlı olduğu kabul görmektedir. Bu eserin Arapçaya çevrildiği daha sonrasında ise bu masallara benzer nitelikte masal eklemeleri yapıldığı tahmin edilmektedir. Özellikle Bağdat'ta oluşturulan yeni masallar çok önemlidir. Abbasi saraylarının ihtişamının masallarda sıklıkla karşılaşılan bir unsurdur. Harun Reşid'in adı ikinci kısım masalların çoğunda geçmektedir. Masalların Abbasiler döneminde Harun Reşid veya Halife Memun döneminde şu anki iskeletinin oluştuğu sanılmaktadır. Daha sonra Mısır'ın kültürel bir merkez olmasından dolayı orada da masallara eklemeler yapıldığı görüşü hakimdir. Masallar arasında değeri daha az olarak nitelendirilen masalların Mısır eklemesi olduğu düşünülmektedir. Mısır eklemelerini yapanların çoğunun Yahudi olması da ilginç bir nokta.

Yazıya geçiriliş dönemi ise kesin olarak bilinmemekte fakat masalların ilk olarak Kahire'de kitap haline getirildiği düşünülmekte. Bulunan en erken tarihli Binbir Gece Masalları yazması 12.yy Mısır yazmasıdır. Daha sonraki yüzyıllarda yazılan yazmalardan da anlaşılmaktadır ki masallara eklemeler ve çıkarmalar tarih boyunca yapılmış. Bulunan bu yazmalar birbirlerine pek benzememektedir. Batılılar tarafından geç keşfedilen fakat çok sevilen bu masallar sıklıkla batı dillerine tercüme edilmiş ve 1704 yılında Fransızcaya çevrilen masallar batıda büyük ilgi uyandırmıştır. Masalların Arapça en iyi baskısı olarak 1835 Bulak baskısı kabul edilir. Türkçeye ve diğer Batılı dillere 19.yy.dan itibaren genelde bu baskıdan çeviri yapıldı.

Konu, motif, mekan, imge ve alegorik olarak bu masalların ortak bir çizgide olduğunu söylemek pek doğru olmayacaktır. Masalların farklı dönemlerde ve kültürlerde oluşması, yazıya geçirilmesi ve değiştirilmesi ortak bir çizgi tutturma adına işleri zorlaştırmış. Masallarda birbirlerinden farklı coğrafyalar, farklı konular ve farklı kahramanlar bu durumu gösterir. Masalları birbirine bağlayan ise masalların neden anlatıldığıdır. Hikayeye göre Şah Şehriyar'ın eşi onu aldatır. Bunu öğrenen Şah çok sinirlenir ve karısını öldürtür. Siniri geçmeyen Şah, tüm kadınlardan intikam almayı kafasına koyar. Her gece yeni biriyle evlenen Şah sabaha doğru evlendiği kadınları öldürtür. Bu duruma son vermek isteyen vezirin kızı Şehrazad Şah ile evlenmeye karar verir. Şehrazad Şah ile geceyi geçirdikten sonra kardeşi Dünyazad'a masallar anlatmaya başlar. Masalları sabaha doğru heyecanlı yerlerinde bitirir. Masalların devamını merak eden Şah, Şehrazad'ı öldürmeyi her gece erteler. Böylelikle 1001 gece geçer. Şah'ın öfkesi bu süre zarfında biter ve Şehrazad ile mutlu olurlar. İşte bu 1001 masal bu 1001 gecede anlatılan bu masallardır.

 

Binbir Gece Masalları'nın konuları arasında bir bütünlük olmadığı gibi türleri arasında da bir tutarlılık yoktur. Halk hikayeleri, destanlar, masallar, dini efsaneler ve şiirler bu masallar içinde eridiler. Masallarda manzum ve mensur iç içe geçmiş bir halde. Masallar genel olarak düz yazı biçiminde yazılmıştır ama aralara şiirler serpiştirilmiştir. Erken bir dönemde yazıya geçmesi masalların şiir kısımlarını törpülemiş. Elimizdeki masalların neredeyse tamamı düz yazı biçimindedir. Hemen her türden iç içe geçmeler olduğundan dolayı araştırmacılar Binbir Gece Masalları için kesin bir türden bahsetmemektedir.

Yani bu masallar bir Yakın Doğu medeniyetlerinin ortak hayallerinin mahsulüdür.

KADİR GÜVEN'İN DİĞER MAKALELERİNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN...

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.