Sosyal Medya

Güncel

Hakan Albayrak: Somali’ye dönüş

Günümüz Somali devleti o güzel mazi için Türkiye’ye şükran duymakla kalmayıp, ‘Gelin burada askerî eğitim üssü kurun, eski güzel günlerdeki gibi doğru dürüst bir ordu kurmamıza yardım edin’ dedi. Yıllardır Mogadişu ve Ankara’nın gündemindeydi bu proje. Dolayısıyla emperyalist devletlerin de gündemindeydi; tabii ki ‘Zinhar!’ başlığı altında.



Miladi 16’ncı asırda Somali topraklarına Adal Sultanlığı vaziyet ediyordu. Bu Ä°slam devletinin en yaman savaşçısı Ahmed Gurey veya nam-ı diÄŸer Gazi Ahmed’di. Öyle yaman ki, Portekizlilerden aldıkları destekle Müslümanlara saldırıp duran ve Somali’yi istila etmeye yeltenen Etiyopyalıları geri püskürtmekle kalmadı, bir de Etiyopya’nın üçte ikisini fethetti.
 
Gazi Ahmed’in yamanlığını öpüp başımızın üstüne koyarken, tarihçilerin ittifak ettiÄŸi bir hususu da zikredelim: Etiyopya’nın üçte ikisini fetheden Gazi Ahmed, bunu, büyük ölçüde, Osmanlı Devleti’nin gönderdiÄŸi tüfekler ve askerî uzmanlar sayesinde baÅŸarmıştır. Ordusunda, savaÅŸa aktif olarak katılan bir Osmanlı birliÄŸi dahî vardı.
 
(19’uncu asrın sonlarında Avrupalı sömürgecilerin karşısına dikilen Somalili direnişçilerin de Osmanlı’dan askerî yardım aldığı rivayet edilir.)
 
Somalililer Osmanlı’nın o yardımlarını, tarihlerinin en parlak sayfasındaki Osmanlı mürekkebini hiç unutmadılar. Daima şükranla anıyorlar Osmanlı’yı, Türkiye’yi. Kızlarına yaygın olarak verdikleri isimlerin arasında “Mekke” ve “Medine” ile beraber “Ä°stanbul” da var.
 
Günümüz Somali devleti o güzel mazi için Türkiye’ye şükran duymakla kalmayıp, ‘Gelin burada askerî eÄŸitim üssü kurun, eski güzel günlerdeki gibi doÄŸru dürüst bir ordu kurmamıza yardım edin’ dedi.
 
***
 
Yıllardır MogadiÅŸu ve Ankara’nın gündemindeydi bu proje. Dolayısıyla emperyalist devletlerin de gündemindeydi; tabii ki ‘Zinhar!’ baÅŸlığı altında.
 
DoÄŸrudan ve dolaylı tartışmalar ve çatışmalar yaÅŸandı. Çatışmalarda, güya Ä°slamcı olan “Åžebab” unsurları da emperyalistlere tetikçilik yaptı. Türkiye’nin böyle bir iÅŸe kalkışmaması için türlü çeÅŸit tezgâhlar kuruldu. ErdoÄŸan ve arkadaÅŸlarının gözünü korkutmak için kan akıtıldı, Somali hükümetine de ‘Ä°flahınızı keseriz’ mesajı en net ve kanlı ÅŸekillerde verildi, fakat nafile. Türkiye ve Somali geri adım atmadı, atmıyor.
 
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan geçen hafta açıkladı:  “Önümüzdeki dönemde MogadiÅŸu’da inÅŸaatı tamamlanmakta olan askeri eÄŸitim tesisimizin de açılışını yapacağız. Burada eÄŸitim görenler Somali ordusunda yerlerini alacak, güvenliÄŸe katkı sunacaklar.”
 
***
 
Bundan dört-beÅŸ sene evvel, dönemin dışiÅŸleri bakanı Ahmet DavutoÄŸlu’na, “Türkiye’nin Somali askerini eÄŸitecek olması bazılarını niye bu kadar tedirgin ediyor?” diye sormuÅŸtum (Tecahül-i Arif).
 
DavutoÄŸlu’nun cevabı -kelimesi kelimesine deÄŸil ama üç aÅŸağı beÅŸ yukarı- şöyle idi: “Çünkü biz Somalili dostlarımıza diyoruz ki, ‘Ä°slam ülkelerinde ordular genellikle dış düşmandan ziyade kendi halklarına karşı konumlanır. Aman siz öyle yapmayın! Ordunuz, halkınızla özdeÅŸ olmalı. Halkınız onu candan sahiplenebilmeli’ diyoruz. Bazı devletler, manipülasyona kapalı olacağı için böyle bir ordu istemiyorlar.”
 
Perinçek meselesi
 
Geçenlerde “Perinçek’e dikkat” diye bir yazı yazdım.
 
O yazıda Perinçek ve arkadaÅŸlarının “Düne kadar ‘Ordu göreve!’ diye bağıran adamlar” olduÄŸunu belirttim.
 
Bunun üzerine bazı okurlar “söz konusu pankartı Perinçekçiler deÄŸil FETÖ baÄŸlantılı Gökçe Fırat’ın Türk Solu grubu açmıştı” dediler.
 
DoÄŸrudur; ama ben orada pankart açmayı deÄŸil –kelimesi kelimesine ‘”Ordu göreve!” demeyi de deÄŸil- askerî vesayet sistemini savunmayı kast ettim (“Ordu göreve!” ifadesini daha evvel baÅŸka yazılarımda da ordunun siyasete müdahale etmesini isteyenlerin tavrını özetlemek için kullanmıştım). 
 
Ä°lgili cümleden sonraki cümle şöyle: “Refahyol hükümetini devirme operasyonunun öne gideniydi bunlar”.
 
Perinçek’in 28 Åžubat sürecinde  ““Ordumuz tankları resm-i geçit için almadı”, “TSK, Cumhuriyet Devrimi’nin mevzilerine girmiÅŸtir” gibi laflar ettiÄŸini, orduya hükümeti devirme görevi biçtiÄŸini hatırlayalım.
 
28 Åžubat darbesinden 15 sene sonra (2012’de) bile “28 Åžubat’a saldırı Cumhuriyet Devrimi’ne saldırı kapsamındadır” diyerek o darbeyi hâlâ militanca savunuyor, darbenin hesabının sorulmasını isteyenlere yükleniyordu Perinçek.
 
FETÖ ve müttefiklerinin darbesine karşı çıkmak yetmez, askerî darbeye kategorik olarak karşı çıkmak lazım… Öyle yapmayanlara ‘mim’ koymak lazım… “Perinçek’e dikkat” baÅŸlıklı yazımda anlatmaya çalıştığım ÅŸey bundan ibarettir vesselam.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.