Sağlık
Yaşlı kentin çocuk mağdurları

Biri epilepsi, diğeri astım hastası iki çocuğu olan Uğur Demirtaş, üç yıldır Sinop Devlet Hastanesi'nde çocuk acil servisinin açılması için eylemler yapıyor. Son eyleme yüzlerce kişi destek verdi. Ancak kentin nüfus göstergeleri devletin oraya çocuk acil servisi kurmasının önüne geçiyor. Sinop, Türkiyenin en yaşlı kenti ve doğurganlık hızı da Türkiye ortalamasının altında.
Sinop’ta halk, çocuk acil servisinin açılmasını istiyor. Talep yeni değil. Bu nedenle geçen hafta Sinop’ta yaklaşık 1000 araçlık konvoyla eylem yapıldı. Eyleme katılanların hepsi aile. Direksiyon başında anneleri ya da babaları otursa da arka koltukların sahipleri çocuklardı.
Kentte Atatürk Devlet Hastanesi dışında hiçbir hastane yok. Kadroda sadece üç çocuk hekimi görünüyor. Ancak bir hekimin doğum izninde olmasından dolayı iki çocuk hekimi hastalara bakabiliyor. Cuma akşamından sonra hastanede çocuk hekimi yok. Acildeki pratisyen hekim, yetersiz kaldığını hissettiğinde ya telefonla arayıp çocuk hastalıkları uzmanından destek alıyor ya da onun gelmesini istiyor.
Aksi durumda aileler, Pazartesi gününü beklemek zorunda. Bu da koskoca 48 saat demek.

İlk çağrı
Eylemin fikir babası ve ailelere çağrı yapan isim Uğur Demirtaş. Demirtaş, eylemlerine üç yıl önce başladı. Destek giderek büyüdü. İki kızı var, Simge ve Sıla. Demirtaş’ın mücadelesi iki kızı için. Simge epilepsi, Sıla da astım hastası. En ufak bir ateşlenme, Simge için büyük sorun. Rüzgâr da Sıla’nın nefesinde sıkışmaya, daralmaya yol açıyor. Aile, çok sık acil servise gitme ihtiyacı hissediyor.
“Çocuklarımızın sıkıntısını kimseye duyuramıyoruz. Büyüklere verilen imkân çocuklarımıza verilmiyor. Acil servisin zaten kendi yoğun bir trafiği var. Biz bu yoğunluk içinde çocuklarımızı muayene ettirmeye çalışıyoruz. 20-25 çocuk sıraya girmiş; ateşli bir şekilde muayene için sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Çocuklar için gerçekten zaman kaybı. Faturayı onlar ödüyor. Acilde büyüklere bakan değil, sadece çocuklara bakan doktor istiyoruz. Çocuklarımıza farklı bir şekilde davranılsın istiyoruz. Ben bunun için eylem yapıyorum.”
Demirtaş, evinin geçimini sağlayan tek kişi. Benzin istasyonunda pompacı, asgari ücretli. Her defasında Samsun’a gitmekte zorlanıyor. Sinop-Samsun arası 160 km. Bu da ciddi zaman ve para kaybı demek.
“Büyük kızım çocuk acil servisi olmadığı için hasta”
Uğur Demirtaş’ın 12 yaşındaki kızı Simge, ateşlenme sonucu epilepsi hastası olduğunu söylüyor ve bunu acil serviste yeterli müdahalenin yapılmamasına bağlıyor.
“Büyük kızım, yürümeye henüz başlamıştı. Bir yaşındayken havale geçirdi, arabaya koydum. Havalenin ne olduğunu bilmiyorum. Hastaneye geldim. Acil doktoru geldi. Anlattık durumu. ‘Yarın çocuk doktoru var, ona gelin’ dedi. 24 saat geçmeden ikinci havaleyi geçirdi çocuk. Ondan sonra da epilepsi hastası oldu. Sonradan öğrendim ki, havale geçiren bir çocuğu doktorun eve bırakmayıp 24 saat müşahede altında tutması gerekiyormuş. Ama tutmadılar bizi. Şu anda epilepsi hastası olarak çocuğum ilaç kullanıyor. Cahilliğime verin, ben kızımın epilepsi hastası olmasının sebebi olarak acilde yeterli müdahalenin yapılmamasına bağlıyorum. Hastanede gerekli müdahale edilseydi, ikinci havaleyi geçirmeyecekti benim çocuğum. Şimdi epilepsi hastası, devamlı olarak Samsun’a gelip gidiyoruz.”
Küçük kızı Sıla da 8 yaşında. Büyük kızında yaşadığı sıkıntıları küçük kızında da yaşamaya başlayınca Uğur Demirtaş harekete geçme kararı aldı.

“Bir gecede siz de 4 kere acile giderseniz, siz de ‘İllallah’ edersiniz. Benim canım çok yandı ve kendi kendime ‘Bu işin peşini bırakmayacağım sonuna kadar gideceğim’ dedim. İkinci çocuğum da astım hastası. Bir gün krize girdi, Cuma günü okul çıkışı hastaneye götürdüm. Onun için de ‘Pazartesi gelin’ dediler. Pazartesi günü gittiğimizde ‘Aşırı sıkışmadan dolayı hastaneye yatırmamız gerekiyor’ dediler. Arada geçen kaç gün var? Ben bunlardan bunaldım, artık sıkıldım. Buraya bir acil kurdurtmamız lazım.”
“Devlet büyükleri sesimizi duysun”
Tek istediği bu. Yaklaşık 9 yılını hastalıklarla ve acil servislerde çocuk doktoru aramakla geçiriyor. Yorulduğunu söylüyor. Kendi imkânlarıyla Sinop’ta farkındalık yaratmaya çalışıyor. Arkasında herhangi bir sivil toplum oluşumu yok. Tek ve en büyük destekçisi yerel basın.
“Önce imza kampanyası yaptım. 6 bin imza topladım. Sonra parkta çocuklara balonlar dağıttım. 3 yıldır ara ara eylem yapıyorum. Bu üçüncü. Talebimi Sağlık Bakanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı’na ilettim. Bize verilen cevap olumsuz oldu. Sinop’un fiziki şartları, nüfus sayısı, çocuk sayısının azlığı gerekçe gösterildi. Umarım sesimi duyurabilirim. Bedenen ve ruhen ben çok yoruldum. Eğer buraya çocuk acil yapılırsa Sinop kazanacak; buradaki çocuklar kazanacak. Ben şahsen cumhurbaşkanımızdan böyle bir şey bekliyorum. Herkes niye yaşıyor, çocuğu için yaşıyor. Değer verilsin onlara. Büyüklere verilen imkân çocuklara da verilsin. Herkes elini vicdanına koysun, evladı için çocuğu için buna bir çözüm üretsinler. Benim tek derdim bu.”
Sağlık Bakanlığı’ndan ‘çocuk acile’ ret
Sinop Atatürk Devlet Hastanesi, geçen yıl çocuk acil servisinin açılması için Sağlık Bakanlığı’na başvurdu. Bakanlık bu talebi tereddüt etmeden reddetti. Devletin, bir kente çocuk acil servisi açabilmesi için koyduğu belli standartlar var. Sinop, sahip olduğu nüfus yapısından dolayı şartlara uygun değil.
Sağlık Bakanlığı’na bağlı devlet hastaneleri verdikleri hizmete göre sınıflandırılıyor. Eğitim-araştırma hastaneleri A tipi olarak görülüyor. Bu hastaneler eğitim-araştırma faaliyetlerinin yürütüldüğü ve aynı zamanda uzman-yan dal uzman tabiplerin yetiştirildiği yataklı tedavi kurumları olarak tanımlıyor. Bu hastanelerde asgari 4 branş bulunuyor. Bunların arasında kadın-doğum ve çocuk sağlığı ve hastalıkları branşları da var.
Sinop Atatürk Devlet Hastanesi B tipi bir hastane. Daha küçük kentlere kuruluyor. Bu hastanelerde kadın doğum ve çocuk hastanesi yok. Sadece branş hekimleri var. Onların da sayısı 3’ü geçemiyor. B tipi hastanelerde branş nöbeti tutulabilmesi için en az 6 branş hekimin olması gerekiyor. Bu nedenle Sinop Devlet Hastanesi acilinde 24 saat durabilen bir çocuk hekiminin olması imkânsız.
Hastanelerin ne kapasitede hizmet verip veremeyeceklerini belirleyen en önemli unsur nüfus. Sinop’ta devlet hastanesine başvuranların büyük bölümü 80 yaşın üzerinde. Doğum oranının düşük olması da çocuk acil servisinin kurulması önündeki en büyük engel.

Sinop en yaşlı kent
Türkiye’de yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il. TÜİK’in 'İstatistiklerle Yaşlılar, 2014' araştırmasına göre yaşlılık oranı, Türkiye’nin iki katından fazla. Yüzde 17,6. Kent, aynı zamanda ortanca yaşın en yüksek olduğu yer. Nüfusun yüzde 18’i 15 yaşın altında. Bu da 204 bin 568 nüfuslu Sinop’ta 36 bin 822 15 yaşın altında çocuk var.
Nüfus artış oranı binde -0,2. Yani, nüfus artmıyor, aksine azalıyor. Doğurganlık düzeyi de düşük. Türkiye ortalamasının yarısından da az. Çocuk nüfusu da aynı çizgide. Türkiye’de bir günde yaklaşık 24 bin bebek dünyaya geliyor. İl ortalamasına bakıldığındaysa sadece 200.
Bakanlıktan açıklama
Uğur Demirtaş’ın eyleminden sonra konu Sağlık Bakanlığı’nın da gündemine geldi. Bakanlık, Demirtaş ile bizzat görüşmek istedi. Perşembe günü Ankara'da biraraya gelecekler.
Al Jazeera’ye açıklama yapan Sağlık Bakanlığı, Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’nde acil durumlarda çocuk uzman hekimlerin çağrılarak gerekli müdahale ve tedaviyi yaptıklarını ifade ediyor. Ayrıca, çocuk hastalarla ilgili mağduriyet yaşanmaması için gerekli tüm tedbirler alındığını çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı sayının artırılması için Bakanlık nezdinde gerekli düzenlemeler yapılacağını belirtiyor.
Kaynak: Al Jazeera
Henüz yorum yapılmamış.