Sosyal Medya

YaÅŸam

Bugün sevabı oruç tutmayanlar kazandı

Oruçlunun karşısında yeme içme ya da uygunsuz tavırlarda bulunmak gibi saygı sınırlarını zorlayan davranışlarla karşılaştığımız oluyor. Farz kılınan bu ibadetin karşılığında sevabı da cezayı da verecek olan Allah. Her şey Allah'ın rızasında ve hükmünde. Hem kudsî hadis, hem nakledilen hadiseden anlaşılacağı üzere, hakikatte orucun sonunda kazançlı çıkanın kim olacağının bizim bâtıni bir değerlendirme ile keşfedemeyeceğimizi gösteriyor.



Ä°çerisinde bulunduÄŸumuz Ramazan ayı, hâlisane duygularımızın zirveye ulaÅŸtığı bir hoÅŸgörü ayı. Günlerin uzunluÄŸu nedeniyle, geniÅŸçe bir süreye yayınlan oruçlarımız yalnızca açlık ya da susuzluÄŸa deÄŸil elbette.

Yaradan her vakitte olduÄŸu gibi bu mübarek günlerde de bizden inanç muhabbet ve saygıyı zirve de görmek istiyor.

Huysuz bir ÅŸoförle dar bir sokakta araçları kafa kafaya getirip sabrımızı; bir yoksulun elini uzatıp merhametimizi, güneÅŸin altında hararetten boÄŸulurken karşımızda içilen buz gibi suyla nefsimizi sınıyor.

Nedenler ve niçinleri kenara bırakıp yalnızca eÅŸyanın hakikatine ve her ÅŸeyin aslında bu hakikatin sahibinden geldiÄŸine inanmamız, uyanmamız ve hoÅŸgörü göstermemiz için silkeleniyoruz.

Tıpkı bir dut aÄŸacı gibi. Kaba ve yanlış bir sarsıntıyla ezilip ziyan olacak o meyvelerin korunması için fırsat veriyor bize yüce yaradan. Zahiri bir lisanla “ağır ağır dök meyvelerini, yeniden ve daha taze yeÅŸer" diyor bizlere.

 

Oruç tutanın tutmayana, oruç tutmayanın da tutana inceliÄŸi esirgediÄŸi hallerden geçiyoruz bazen.

 

 

 
 


Oruç tutanın tutmayana, oruç tutmayanın da tutana inceliÄŸi esirgediÄŸi hallerden geçiyoruz bazen. Oruçlunun karşısında yeme içme ya da uygunsuz tavırlarda bulunmak gibi saygı sınırlarını zorlayan davranışlarla karşılaÅŸtığımız oluyor. Hangi dinden ve inanıştan olursa olunsun yapılanın keyfi bir eÄŸlence deÄŸil, ruhani bir ibadet olduÄŸunu anlamak çok zor olmamalı.

Aynı ÅŸekilde ibadet Allah'a deÄŸil de kendine yapılıyormuÅŸçasına, yapılan davranışa öfkelenen ve hoÅŸgörüsüzlük yapılan durumlarda yaşıyoruz.

Åžu hakikatin dışına hiç bir zaman çıkmamak gerekiyor. Kalpler yalnız Allah'ın elinde. Farz kılınan bu ibadetin karşılığında sevabı da cezayı da verecek olan Allah. Her ÅŸey Allah'ın rızasında ve hükmünde. Öyleyse kul ile yaradan arasında yaÅŸanan bir ibadet olan orucun cezasını, biz kim oluyoruz da öfkemizle vermeye kalkıyoruz?

Hz. Enes (r.a);
“Biz bir seferde Resulullah (sav) ile beraberdik. Aramızda bir kısmı oruç tutuyor bir kısmı da tutmuyordu. Sıcak bir günde bir yerde konakladık. Gölgelenenlerin çoÄŸu elbisesi olanlardı. Bir kısmımız güneÅŸe karşı eliyle korunuyordu. Derken oruçlular yığılıp kaldılar, oruçsuzlar kalkıp çadırları kurdular, hayvanları suladılar. Bunun üzerine, Resul-i Ekrem Aleyhissalatu Vesselam: "Bugün sevabı oruçsuzlar kazandı!" buyurdular. (Kütubu Sitte 3205) diye anlatmıştır.

Hem kudsî hadis, hem nakledilen hadiseden anlaşılacağı üzere, hakikatte orucun sonunda kazançlı çıkanın kim olacağının bizim bâtıni bir deÄŸerlendirme ile keÅŸfedemeyeceÄŸimizi gösteriyor. Bize düÅŸen rızaya gayret, saygı ve sonsuz hoÅŸgörü.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.