Yazar : 224 Bünyamin Doğruer - İNSAN BU…
18 Agustos 2018 Cumartesi

İNSAN BU…

Bünyamin Doğruer

12-08-2018 10:07

İNSAN BU…

İnsan, Ahsen-i takvim olarak yaratılan sonra aşağıların aşağısına düşen, indirilen.

      İnsan koca bir evrenin içinde gizlendiği, özümsendiği karmaşık varlık.

      İnsan birçok şeyi anlayıp keşfettiği halde, kendisini henüz tanımayan yaratık.

      İnsan kendisini kuşatan evreni ve doğal olacak kendisini yaratan, düzenleyen ve idare eden yaratı-cıyı tanımadığı için bunalımlara, sıkıntılara düşen yaratık.

      Bir taraftan lüks ve refahın, debdebe ve ihtişamın, modern hayat ve konforun şımarttığı, bir taraf-tanda ezilmişliğin, haksızlığın, açlığın ve sefaletin her yönden tükettiği insan…

      Maddeye kul olduğu için her şeye, çıkara bağlandığı için herkese kul olan insan…

      Afaki ve enfüsi ayetlere yönelmediği için evrendeki ve kendi bünyesindeki temel gerçeklere kulak asmadığı için ruhsuzlaşan, Koflaşan, gönülsüz, yüreksiz, kansız ve vicdansız hale gelen insan…

      Oyuna, eğlenceye, kesif nimetlere, yemeye, içmeye, ihtiraslara ve şehevi arzulara ve duygulara bağımlı hale geldiği için basiretini, derinliğini, ferasetini, merhametini, gönül zenginliğini yitiren insan…

      Varlığın, hayatın, rızkın, rahmetin ve bereketin, güzellik ve iyiliğin, huzur ve güvenin, sevgi ve sa-adetin kaynağından koparıldığı için, koptuğu için rüzgarın önündeki yaprak misali, suyun üzerindeki köpük gibi her esen rüzgara, her akıntıya kendisini kaptırmaktan başka çaresi bulunmayan insan…

      Artık kulluğun ve köleliğin her çeşidine boyun eğer hale gelen, bağımsızlığın, özgürlüğün ve hürri-yetin hayvancasından başkasını düşünemez duruma düşen insan…

      Aklını, kalbini, vicdanını ve fıtratını hesaba katmayan, düşünmeyen, vicdanın ve fıtratın sesine ku-lak asmayan dolayısı ile ruhunu bedeninden ayıran insan…

      Kaosun, sıkıntıların, zilletin, her türlü alçaklığın girdabında kıvranan, sonunda sümüklü böcek gibi ezilerek can veren, telef olan insan…

      Vahiyle, kalbiyle, kendisiyle yüzleşmekten kaçan zavallı insan.

      Taraftarı olduğu takımın şampiyonluğuyla desteklediği partinin seçim kazanması ya da kaybetme-siyle, takip ettiği dizinin bir sonraki bölümünde ne olacağıyla ilgilendiği kadar, ahiretteki akıbetiyle ilgilenmeyen ruhsuzlaşmış insan…

      Kendisini Allah’tan müstağni gördüğü için, Allah’a ihtiyaç duymadığı için azgınlaşan, kibirlenen za-vallı insan.^^ İnsan kendisini müstağni görünce azgınlaşır^^(Alak-6)

      Enaniyetinden dolayı zayıflığını kabul etmeyen, Rabbim sen büyüksün ve galipsin diyemeyen, yıkım içinde olduğunu itiraf edemeyen, perişanlığına rağmen Rabbinden yardım istemeyen, tüm zorluklara rağmen dilinden dua dökülmeyen, nefsi felaket çağlayanına kapılan insan…

      Dışı güzelleştikçe içi kirlenen, Koflaşan insan…

      Dünyaya tapan, haz peşinde koşan, şeytan ve dostlarıyla düşüp kalkan, ahreti unutan zavallı insan ^^ Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü ahireti ihmal ediyorlar^^(İnsan 27)

      Yaratılmış olan fanileri düşündüğü kadar ebedi olan, Baki olan Allah’ı unutan nankör insan…

      Tüm lezzet ve şehvetleriyle bir günahı arzuladığı kadar, cenneti arzulamayan oradaki nimetlere burun kıvıran insan…

      Allah’ın emir ve yasaklarına kulak tıkayan, patronunun, amirinin, şefinin, müdürünün vesaire emir-lerini kayıtsız şartsız yerine getiren, onları razı etmek için takla atan, ama Allah’ın rızasına sırt çeviren dünyaperest, koltukperest, makamperest aldatan ve aldanan insan…

      Vicdanı ve cüzdanı arasına sıkışmış ama cüzdanından yana tavır alan zavallı insan.

      Geçici lezzetlere dalıp kalıcı ahreti kaybeden bilgisiz, cahil, nankör, zalim insan…

      Kiminle güldüğünü unuttuğu gibi, kiminle ağladığını da unutacak kadar vefasız insan…

      Pek nankör, cahil, zalim, müstağni ve Rabbine karşı küstahlaşan, verdiği nimetleri yalanlayan insan… Firavunlaşan, Karunlaşan, nemrutlaşan binlerce masum insanları gözünü kırpmadan katleden aşağıların aşağısı hayvandan daha aşağı bir insan…

      En büyük sorun olan tutkuların esiri olmuş bir akıl bencillik, hırs, öfke, kin, intikam duygularıyla hareket eden insan…

      Ahlakın yerine çıkarı koyan insan

      Teknolojisi zafer kazandıkça anlamını yitiren insan

      Çok yüzlü, maskeli, imaja dayalı ilişki kuran insan

      Kendisi imajına, geleceği bugününe , insanlığı hayvanlığına, içi dışına kurban edilmiş insan.

      Tedebbür, tezekkür, taakkul, tafakkul, tefekkürden arındırılmış ot gibi yaşayan, yatak odası tuvalet arasında ömür tüketen zavallı insan.

      Tutunamayan, varoluş hikmetini kavramayan, yaratılış gayesini unutan, Allah ile tüm bağlarını koparmış kuru kalabalıklar içinde yalnızlığı, bunalımı, açmazları yaşayan kof, içeriksiz, ufuksuz, yüreksiz insan…

       İnandığı en güzel yalanın bir gün biteceğini düşünmeyen, lezzet ve şehvetlere dalıp ölümü unutan ve ölümden korkan insan…

       Ağlamayan, hüzünlenmeyen, derdi olmayan, davası, sevdası olmayan hiçbir kutsal tanımayan, ruhunu tutuşturmayan, ruhunun tarihini unutan, sığınaksız, barınaksız, zavallı insan…

      Aklı-zihni, yüreği modernizm tarafından işgal edilmiş pagan kültürüyle donatılmış, kalbi irili ufaklı putlarla doldurulmuş insan…

      Mutsuz, umutsuz, yarınsız, idealsiz böcekler gibi yaşayan insan.

      Cebinde banka kartları, kapitalizme şükürler olsun diyen, özne değil nesne olan, iç kanamalı bir hasta gibi adım adım sessizce ölüme giden insan.

      Sanal alem imalatı, internetin gayya çukurlarında kaybolan, buharlaşan, atomize olan insan.

      İnsan kayıp…

      Çöl büyüyor… Çöl büyüyor…

 

                                                                                                                       BÜNYAMİN DOĞRUER

YORUMLAR
  • Mustafa Öner   15-08-2018 13:13

    İman eden ve salih amel işleyenler müstesna; onlar da pek azdır!

Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA