Yazar : 382 Veysel Tepeli - Abdülmetin Balkanlıoğlu’nun Vefatı Bize Ders Oldu mu Acaba?
15 Temmuz 2018 Pazar

Abdülmetin Balkanlıoğlu’nun Vefatı Bize Ders Oldu mu Acaba?

Veysel Tepeli

09-07-2018 11:12

Abdülmetin Balkanlıoğlu’nun Vefatı Bize Ders Oldu mu Acaba?

Rahmeti Abdülmetin Balkanlıoğlu, İslami camiada bile çok yaygın bir tanınmışlığı yoktu.

Bir Cübbeli, İslamoğlu veya bir Şenocak gibi medyatik/popüler değildi.

Televizyonlarda da çok fazla arzı endam eden biri değildi.

Ciltlerce kitapları da yoktu.

Ama tüm bunlara rağmen cenazesindeki katılım, hakkında yapılan şahitlik herkese öyle kolay nasip olmayacak büyüklükteydi.

Abdülmetin Hoca’yı (Mevlam gani gani rahmet eylesin), yakinen iyi tanıyan biri değilim. 2 yıl önce Adana’da yapılan Diriliş Buluşmalarında yüz yüze görüşme fırsatım olmuştu. Daha çok uzaktan görüp takip ettiğim biriydi.

Abdülmetin Hocaya gösterilen ilgi/teveccüh ve muhabbetin sebebini iyi sorgulamak lazım.

Abdülmetin Hocanın spesifik özellikleri vardı:

Enerjisini Müslümanları tenkit etmek için harcamıyordu.

Olan tenkitleri, davet/ıslah/nasihat üzereydi.

Farklı düşündüğü hocalarla bile söz dalaşına girmezdi. Talebelerini/takipçilerini diğer camiaların hocalarına karşı kışkırtmazdı.

Bir camiası olmasına rağmen kendini salt o camiaya ait değil, diğer tüm Müslümanlara/camialara ait hissediyordu. Bu nedenle diğer camialardan gelen davetlere de icabet ediyordu.

Mütevazıydı. Bazı Hoca efendilerimiz gibi ulaşılmaz değildi.

Girdiği ortamda, genç yaşlı demeden herkesle samimi ve içten bir iletişim kurardı.

Güler yüzlü ve espriliydi. Bildiğimiz soğuk/asık suratlı hocalar gibi değildi…

Kalpleri en iyi bilen Allah’tır; bize düşen gördüğümüzle ve hissettiğimizle şahit etmektir.

Abdülmetin Hoca’dan ve onun vefatından, diğer hocalarımızın çıkaracağı çok dersler var.

Biz hocalarımızdan reddiyeler istemiyoruz; ne yapmayacağımızı değil ne yapacağımızı anlatsınlar.

Yeterince bölündük. Birbirimizden yeterince nefret ediyoruz; yeni ayrışmaları, yeni nefretleri kaldıramıyoruz artık.

Ayeti kerimeyi (Fetih:29) tersten anlıyoruz. Birbirimize karşı çetin, kâfirlere karşı merhametli değil; birbirimize karşı merhametli, kâfirlere karşı çetin olacaktık.

Merhametli, tahammüllü/anlayışlı, müşfik, mütevazı hocalara ihtiyacımız var.

Kalplerimize kin ve öfke eken değil, merhamet ve sevgi ekecek hocalara ihtiyacımız var.

Bizi birbirimizle çekiştirecek hocalara değil; birbirimize kenetleyecek hocalara, abilere, şeyhlere, reislere, başkanlara ihtiyacımız var.

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

ANKET - ARAŞTIRMA